CHP’de kurultay sonrası gözler partiyi seçime hazırlayacak kadroya çevrildi. Yeni yönetimin AKP’ye alternatif olabilmesi için bir “gölge kabine” gibi çalışması gerekecek.
Kemal Bey, liderle uyumlu bir MYK ve genel başkan yardımcıları seçmek durumunda.
60 kişilik Parti Meclisi’ne giren isimler eski/yeniyi temsil ediyorlar.
Kılıçdaroğlu ise iki yıldır “Yeni CHP”den ve son kurultayın mesajı olan “değişim”den söz ediyor.
Parti yönetimi oluştururken yönetimdeki karma yapıya uygun denge nasıl sağlanacak?
Örneğin liste başı olan Adnan Keskin, “eski CHP”nin temsilcisi ve 1970’lerden bu yana siyasette. CHP tarihinden gelmesi ve örgütleri tanıması en büyük avantajı; ancak 1999’da CHP baraja takılıp Parlamento dışında kaldığında Baykal’ın genel sekreteri olarak ağır yara almıştı. Şimdi “ağabey” olarak örgütten sorumlu genel başkan yardımcılığına getirilmek isteniyor.
Acaba örgütlerden beklenen dinamizm Adnan Keskin’le sağlanabilecek mi?
CHP’de parti sözcülüğü de önemli bir eksiklik.
Sözcülük için Haluk Koç’un adı geçiyor.
Haluk Koç, Baykal’a muhalif genel başkan adayları arasındaydı.
Kurultayda Önder Sav’a yakın delegelerin de desteğiyle Keskin’den sonra en yüksek oyu aldı.
Koç, “ulusalcı” olarak tanınıyor.
Sözcü olursa “değişen CHP”nin olaylara yaklaşımıyla kendi fikirlerini harmanlamak zorunda kalacak.
Parti Meclisi’nde yüksek oyla seçilen bazı isimlere bakıldığında CHP’nin gelecekte sosyal demokrat kimliğiyle ulusalcılık arasında hayli türbülans yaşayacağını kestirmek zor değil. Üstelik “yeniler”den bir bölümü gelecekte liderliğe de oynayan Umut Oran, Metin Feyzioğlu gibi isimler.
Bir de İlhan Cihaner var.
2011 genel seçimlerindeki son dakika adaylığı gibi “sürpriz” bir çıkış yaptı eski Erzincan başsavcısı.
Fikri Sağlar ise CHP’de “inadına sol” diyen örgütün desteğini aldı.
O da Kemal Bey’e rağmen seçilmeyi başardı.
Kulislerde Güneydoğu’da Gaziantep, Adıyaman gibi illerden yönetime girme sözü verilen milletvekillerinin listede yer almayışları konuşuluyor.
Sezgin Tanrıkulu ise “kara propaganda”ya rağmen yerini korudu.
Şafak Pavey’in, genç ve kadınları temsilen aldığı yüksek oy umut verici.
CHP’deki en büyük değişim “kadın ve gençlik kotası” oldu.
Yönetime 20 kadın üye girdi; Nazik Işık’la kurultayda görüştük. Prof. Burhan Şenatalar’ın Sencer Ayata ile birlikte çalışacak olması da kazanç. Ayaküstü konuştuğumuz Murat Karayalçın ise “Ortada bir Türkiye tasarımı yok” diye söyleniyordu. Parti Meclisi’ne girmesi bu açıdan faydalı!
Gürsel Tekin İstanbul’u istiyor.
Radikal’de Deniz Zeyrek, Kılıçdaroğlu’nun “ateşten gömlek” giydiğini yazmış. Haklı.
İnadına sol ama bu kadroyla nasıl olacak, belli değil!