Seneler eski arkadaşları ya tümden götürüyor ya da uzaklara savuruyor.

Ama o duygu içimizde hep kalıyor; sıcaklığıyla ve hasretle... Arkadaşlık, karındaşlık (kardeşlik) gibi Türkçe'nin en anlam yüklü kelimelerindendir. Arkanı emanet edeceğin, önde mücadele ederken arkadan vurulmayacağına ilişkin güven içeren bir kavramdır.

Kökenini unuttuğumuz jestler vardır. Mesela bir tanıdığa rast geldiğimizde elimizi uzatırız. Onun aslı, "bak elimde bir silah yok, bana güvenebilirsin" demektir. Rastladığımız bir ahbaba şapka çıkarmak da eski zaman adetidir. Tolgasını çıkartıp 'başıma silahınla vurmayacağına inanıyorum' anlamında bir güven belirtimidir.
Arkadaşlık bunların da ötesinde bir şeydir: Birbirine iyi duygular besleyen insanlar arasında kurulan, güvenle gelişen ve paylaşarak derinleşen bir duygudur. Somuta indirgersek arkadaş, iyi bir haberi ilk duyurduğumuz; doğum günümüzü hatırlayan veya gittiğimiz yeri veya görüştüğümüz insanları sevmese de bize eşlik eden ama sıkıntısını yansıtmayan kişidir.

İyi bir arkadaşlığı tanımlayan kavramlar vardır: İyi zamanda-kötü zamanda yanımızda olmak, çabalarımıza destek olmak, bizim için fedakârlık yapmak, dürüstlük, sadakat ve eleştirse de bizi hatalarımızla kabul etmek.
Ne var ki insanların zevkleri, düşünceleri ve tercihleri birbirinden oldukça farklıdır. Buna rağmen iki kişi aynı anda yaptıkları bir şeyden zevk alabiliyor, birlikte geçirdikleri zaman her ikisini de mutlu ediyorsa onlar iyi arkadaş olabilirler. Ama bu çoğu zaman mümkün değildir. Ayrıca insanlar ve şartlar değişir, arkadaşlar ayrı yollara giderler.

Zaman zaman geriye bakıp ne değerli arkadaşlarımız olduğuna ama onlardan ne kadar uzak bulunduğumuza hayıflanırız. Bilmiyorum Türkiye'de bir arkadaşlık araştırması yapıldı mı? ABD'de 2006 yılında yapılan bir araştırma insanların, giderek daha az arkadaşa sahip olduklarını, dört kişiden birinin sırlarını paylaşacak bir dostu olmadığını ortaya çıkarmıştır.

Filmlerle aktarılan pop kültürü genellikle "arkadaşları" birlikte dolaşan, maça giden veya birlikte TV seyreden, bolca dedikodu yapan ve karşı cins hakkında fıkralar anlatan kişiler olarak tasvir ediyor.

Kırsal (küçük) topluluklar çözülüp anonim ilişkilerin hakim olduğu kentlere göç arttıkça; kentler sürekli büyüyüp, mesafeler uzadığından mahalle ve komşuluk kavramı giderek silikleşti. Arkadaşlık, okul ve işle sınırlı bir yakınlığa dönüştü. Flörtün pek hoş görülmediği muhafazakâr yaşam tarzı, cinsiyetler arası arkadaşlığın gelişmesine pek olanak tanımadı. Arkadaşlık bildiğimiz dayanışmacı özelliklerini büyük ölçüde kaybetti. Hele kentlerin farklılıkları bir arada barındıran ortamında daha yoğun olan siyasal ve kültürel kutuplaşmalar, arkadaşlıkları bir hayli törpüledi.

Ama hepimiz o kadar çok arkadaş hasreti çekiyoruz ki iyi bir arkadaşlık örneği gördüğümüzde duygulanıyoruz. Bir dost, İstiklal Savaşı öykülerinden birini göndermiş.

Savaşın en kanlı günlerinden birinde asker, en yakın arkadaşının kanlar içinde yere yığıldığını görür. Makineli tüfek ateşine yakalanmıştır. Siperleri yoğun ateş altındadır ve hepsi çukurlarına sinmişlerdir ama o arkadaşını can çekişirken yalnız bırakmak istemez. Teğmeninin yanına koşar ve yaralı arkadaşını kurtarmak istediğini bildirir. Teğmen ona deli olmamasını, başını siperden çıkardığı an vurulacağını, zaten arkadaşının da muhtemelen öldüğünü söyler. Askere hayatını ölü birisi için feda etmeye değmeyeceğini telkin eder.

Ama asker ısrarlıdır. Teğmen izin vermek zorunda kalır. Genç, sürüne sürüne, kıvrıla kıvrıla yaralı arkadaşına ulaşır, onu sırtlar ve mucize olarak vurulmadan sipere getirir. Komutan gelir bakar ve arkadaşının öldüğünü gördükten sonra "Değdi mi hayatını riske atmaya, bak ölmüş" der. Asker, "Değdi komutanım hem de çok değdi; ben yanına vardığımda yaşıyordu. Son nefesinde 'Geleceğini biliyordum' dedi. Bunu duymak her şeye değerdi!" Galiba arkadaşlığın en iyi tanımı bu: En çok ihtiyaç duyduğunuz zaman yanınızda olan kişi...
Böyle arkadaşlıklar hâlâ var mı? Varsa onları gönülden kutluyor ve hayatınızda sizin için böylesi özverilerde bulunacak; sizlerin de onlara aynıyla mukabele edecek kadar seveceğiniz ve güveneceğiniz insanların olmasını diliyorum...