Kürt sorununun çözümünde yeni umutlar masaya yatırılıyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan’la yarın bir araya gelecek.
Kemal Bey’le dün görüştük; umutluydu.
CHP’nin üzerinde çalıştığı öneri paketini hükümete sunacaklarını söyledi.
Başbakan Erdoğan Kılıçdaroğlu’na hem randevu vermiş, hem de “paketten istifade edebileceklerini” açıklamıştı.
CHP’nin önerisini BDP de destekliyor.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’la pazar günü TRT 1’de yayınlanan Politik Açılım’da birlikteydik. Erdoğan-Kılıçdaroğlu buluşması öncesi BDP’nin sürece katkısı konusunda son derece önemli mesajlar verdi.
Demitaş, 2009’daki “demokratik açılım” ve Oslo buluşmalarının yol açtığı düş kırıklığı ve Uludere katliamına karşın şiddetin sona erdirilmesi yönünde BDP’ye düşen rolü oynamaya hazır olduklarını açıkladı. Soruna Türkler ve Kürtler diye “masaya oturan” iki taraf şeklinde değil demokratikleşme penceresinden yaklaştıklarını; ifade ve basın özgürlüğünden, KCK davalarına, yeni anayasaya uzanan reformlara destek olabileceklerini söyledi.
Demirtaş “siyaset ötesi” bir dile ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.
İlginçtir. Başbakan Erdoğan da Diyarbakır’da “devlet dili”yle konuşmayacağını belirtme gereği duymuştu.
Aslında CHP’nin yeni girişimi tam da bunu gerekleştirmeye dönük.
İki komisyon kurulmasını öneriyor CHP.
Meclis’te Kürt sorunu ve “terör” olaylarına Güneydoğu gerçeğinden bakacak bir komisyon. Ve Meclis dışından “akil insanlar”dan oluşan ikinci bir komisyon. Altı ay süreyle görev yapacaklar.
Böylece sorunun çözümüyle ilgili atılacak adımların iktidar ve muhalefet cephelerinde “yıpratma malzemesi” yapılmasından kaçınılacak.
Liderlerin salı günkü grup konuşmaları ve kongrelerdeki sert söylemleri giderek hakarete dönüşüyor.
Bu dil, iklimi daha da sertleştiriyor.
Sorunun siyasi partiler arasındaki müzakeresini bile engelliyor.
Oysa Başbakan “terörle mücadele, siyasetle müzakere”den yana olduğunu açıklamış ve BDP’ye de açık kapı bırakmıştı.
BDP şimdi “biz de varız” diyor.
Demirtaş, TRT’de “Hükümet isterse PKK ile görüşebileceklerini” açıkladı. Ancak bunu söylerken MİT Müsteşarı’nın başına gelenleri hatırlatmadan edemedi, “diyalogu başlatan heyet resmen kurtlar sofrasına atılmak istendi” dedi.
BDP yeni çözüm yollarının denenmek istendiği bu dönemde topu taca atmıyor.
Şiddetin sona erdirilmesi için her türlü çabayı sergileyeceklerini açıklıyor.
BDP’nin diyalogdan yana bu tutumunun tam da 8 milletvekili hakkında KCK’dan fezleke hazırlanması aşamasında gerçekleşmesi ayrıca önemli. 5 milletvekili ise halen tutuklu. Demirtaş özellikle Diyarbakır kadın cezaevindeki şartların çok ağır olduğunu söyledi.
Erdoğan-Kılıçdaroğlu görüşmesinde tutuklu milletvekilleri sorunu da açılacaktır.
Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması da gündemde!