Buckingham Sarayı’nda Kraliçe 2. Elizabeth’e takdim ediliyoruz.
El sıkışıp “majesteyi” selamlıyoruz. Cumhurbaşkanı Gül, “gazeteci” olduğumuzu söyleyince kraliçenin tepkisi “Oo, gazeteci öyle mi?” oluyor. Böylece “majestenin gazetecileri” arasına katılıyoruz!
“Fraklı gece” ağır bir protokolle başlıyor. Ancak yemek sonrası Kraliçe Elizabeth’in Türkiye’den davetlilere gösterdiği sıcak ilgi ve söyleşilerle keyifli bir ortama dönüşüyor. Gece 22.30 olduğunda sarayın “müze” niteliğindeki galerilerinde asırlık tablolar arasında kaybolmadan dışarı çıkmayı başarıyoruz.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Türkiye heyeti onuruna verilen davet nedeniyle Buckingham Sarayı’nda İngiltere’ye ilk “devlet ziyareti” olan Sultan Abdülaziz’in gelişiyle ilgili tarihi belgelerden oluşan bir sergi hazırlanmış. Kraliçe Victoria döneminden kalma “el yazısı” notlar, resimler, mühürler konuklara sunuldu. Kırım Savaşı’nda İngiliz-Osmanlı ittifakını yansıtan Sultan Abdülmecit dönemine de özel yer ayrılmış.
Kraliçe Elizabeth ile Gül’ün birlikte konukları karşılama öncesinde Türkiye’den gelen davetliler Eski Osmanlı Sergisi’ni de gezmiş oldular.
Bu arada gözler “Son Prenses Kate”i arıyordu!
Görkemli bir düğünle evlenen Prens William ve eşi Cambridge Düşesi Kate Middleton’ın davete katılıp katılmayacağı merak konusuydu. Ancak saraya girilip iki yüze yakın kişinin davetli olduğu yemeğin konukları ve “masa düzeni” belli olduğunda Kate ve William’ın gelmeyecekleri anlaşıldı. Davette konuşulan, “Lady Diana Trajedisi” nedeniyle genç çiftin fazla öne çıkmak istemedikleri ve bu tür davetlerde görünmekten şimdilik uzak durdukları şeklindeydi.
Gecede İngiltere Başbakanı Cameron ile sohbet olanağı bulduk.
Mehmet Ali Yalçındağ, Ferit Şahenk, Ali Kibar ve Rifat Hisarcıklıoğlu’nun bulunduğu ortamda Başbakan Cameron, Cumhurbaşkanı Gül’le görüşmeden izlenimleri aktarıyor. Türkiye’ye yaptığı resmi gezinin önemini anlatıyor. Suriye konusunda kaygılarını belirtiyor.
Kraliçe’ye takdimden ve “bağlılık” ifadesinden sonra geniş salondaki yemeğe alınıyoruz.
Orkestra hafif müzik çalıyor.
Konuklar iki ayrı geniş ve uzun masada yerlerini aldıktan sonra Kraliçe, Cumhurbaşkanı Gül ile salona giriyor. İki ülkenin marşları çalınıp konuşmalar yapılıyor. Kadehler kalkıyor.
Orkestra Sultan Abdülaziz nostaljisiyle “Osmanlı Sergi Marşı”nı çalıyor.
Ayrıca Beatles’tan parçalar seslendiriyor.
Sona doğru Kraliyet İskoç Bandosu salona giriyor. “Gaydacılar”ın bir kısmı Afganistan’dan geliyormuş.
Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer’den yemekte kullanılan tabakların neredeyse 300 yıllık olduğunu öğreniyoruz. Yemekteki kuzu eti ve sebzeler, Windsor Sarayı’ndan özel olarak getirilmiş. Hepsi organik!
Kahve faslında Kraliçe Türkiye’den konuklarla sohbet ediyor.
Yazar Elif Şafak’a, “Roman yazıyormuşsunuz ama artık çocuklar bilgisayar başında, okur bulmakta zorlanmıyor musunuz?” diye soruyor.
Fraklarla resim çektirip saraydan ayrılıyoruz.