MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı yargı takibinden korumak üzere hazırlanan ve benzer durumlarda soruşturmayı başbakanın iznine bağlayan yasa teklifine muhalefet artıyor.
Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk’un dünkü Radikal’de yayımlanan makalesi kamu görevlilerinin nasıl yargılanacağı konusunda yerinde bir uyarıydı:
“1999/4483 sayılı yasanın getirdiği izin sistemi, günümüzde hemen hiçbir uygar ve demokratik ve de gelişmekte olan ülkede yoktur. Olanlarda da geçen yüzyıllarda tarihe karışmıştır.
Bugün uygar dünyada benimsenen, yargısal güvence dizgesidir.
Buna göre soruşturmayı da kovuşturmayı da yargı yapacaktır. Bu konuda kimseye ayrıcalık tanınmamaktadır.
AB’ye girmek isteyen Türkiye, AB hukukuyla bütünleşmek şöyle dursun, hızla bu hukuktan uzaklaşmakta, tasarı ise bunun bir örneğini daha vermektedir. Belçika’nın 181, Bolivya’nın 151, Fransa’nın 141 yıl gerisindedir.”
Sami Selçuk’un Başbakan’a bir de çağrısı var:
“Biz DGM’leri Fransa’dan aldık. Canı çok yanan Fransa 1981’de bunu kaldırdı. Biz ise özel yetkili mahkemeler diye adını değiştirerek dünyayı aldatmaya kalktık. Görevlilerine aşırı yetkiler verdik. Onulmaz sıkıntılar yaşıyoruz. Lütfen bu mahkemeleri de bu gece kaldırın. Türkiye de rahatlasın, siz da, AİHM de devletimizi sık sık mahkûm etmesin.”
Hakan Fidan’ı “koruma yasası” olarak nitelenen teklif henüz Meclis’ten geçmeden CHP, Anayasa Mahkemesi’ne gideceğini açıkladı. Çünkü başbakana verilen “izin” yetkisi MİT’e “dokunulmazlık” kazandırıyor.
Hükümet sözcüleri bu yetkinin “operasyonel anlamda kullanılmayacağını” savunsalar da bir “gizli servis”in konumu itibariyle zaten kapalı-örtülü olan faaliyetleri üzerindeki “denetim şemsiyesi”nin tümüyle kalkacağından endişe duyuluyor.
MİT’in geçmişte ne darbelerde ne de katliam ve suikastlarda -bilinen “önleyici” bir fonksiyonu olmadığı için- konjonktürel olarak son dönemdeki sivilleşme adımlarına paralel PKK’ya silah bıraktırmak amacıyla Oslo sürecinde oynadığı “olumlu” rolü gölgeleyecek kimi örnekler de “KCK’ya sızma” gerekçesiyle savcılarca soruşturmada deşifre edilmiştir.
Mehmet Ali Birand, MİT soruşturmasını sürdüren savcılardan aldığı bilgiler çerçevesinde “Bana en ilginç gelen, Öcalan’ın Silvan baskını başta olmak üzere bir dizi senaryoyu içeren mektubunun MİT aracılığıyla PKK’ya yollanması” diye yazdı.
Bunların da aydınlatılması gerekmektedir!
Şemdinli Savcısı, Büyükanıt’ın “iyi çocuklar” diye arka çıktığı bombalama olayında Genelkurmay’ın üzerine gitti diye “kıyamet kopmuştu!” O zaman iktidar, savcının meslekten çıkarılmasına büyük tepki göstermişti.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin dün HSYK’ya MİT Müsteşarı’na “dokunan” savcıyla ilgili inceleme izni verdi!
Hakan Fidan operasyonu kim planladıysa -cemaat üstlenmiyor!- iktidarı hayli sarstı.