Başbakan Erdoğan’ın, ‘Bıçak kemiğe dayandı; bunun faturası ağır olacak. Ramazan’a hürmeten sabrediyoruz’  söyleminin PKK üzerinde caydırıcı bir etkisi olmadığının göstergesi, Hakkâri Çukurca’dan dün gelen 7 asker 1 korucunun daha yaşamlarını kaybettikleri haberiydi.   3 yaralının yaşamını yitirmesiyle şehitlerin sayısı 11’e yükseldi.

Gelişmeler Kandil operasyonunu erkene çekti; F-16’lar gece PKK kamplarına hava saldırısı düzenledi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Ramazan sonrasına dönük operasyon beklentileri konusunda iktidarı uyarmış, ‘Bugüne kadar terör bitmediyse tek sorumlusu siyaset kurumudur. Terörü bitirmek silahla olmuyor. Bir toplumsal mutabakat sağlamak durumundayız. Barışın dilini kullanmalıyız’  demişti.

Kılıçdaroğlu, ‘Ramazanı bekleyelim demek, yani ramazanda şehitler gelebilir bunu makul karşılayalım anlamına mı geliyor?’ diye sormuştu.

Bu konuşmanın üzerinden 24 saat geçmeden Çukurca’dan gelen 11 şehit haberi 30 yıldır bitirilemeyen bir savaşla ilgili ‘Ne yapmalı?’ sorusuna yanıtını bulma sorumluluğu yüklüyor siyaset kurumuna. Artık Türkiye için ‘çözüm vakti’dir!

Umutlar 12 Haziran seçimlerine bağlanmıştı.

Seçimlerden bu yana hata üstüne hata yapıldı.

Barış kavramının içi boşaltıldı.

PKK’nın eylemsizliğe son vermesi demokratikleşmeye bağlanan umutları bombaladı.

Silvan saldırısıyla İmralı da devreden çıkartıldı. PKK’nın çatışmaları tırmandırması Kürt hareketine de zarar veriyor.

Oysa BDP’nin ‘Meclis’e dönüşü’ dahil yeni Anayasaya dayalı çözümler öne çıkabilirdi.

Bundan sonra PKK’yı döktüğü kanda yalnızlaştıracak döneme giriliyor.

Operasyonları tetikleyen bu süreç, sivil inisiyatifleri zayıflatmamalı. TBMM’nin açılacağı 1 Ekim, barışın miladı olmalı.

 

SOMALİ YARIŞI: CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak salı günkü yazımızla ilgili bir açıklama göndermiş. CHP liderinin Somali’ye gitme kararının AKP ile bir yarış ya da PİAR çalışması gibi görülmemesi gerektiğini savunarak şöyle diyor: “Sayın Başbakan’ın Somali’ye gitmesi gündeme gelmeden Genel Başkanımız  Kemal Kılıçdaroğlu Somali’ye gitme isteğini belirtti ve bunun üzerine çalışmalara başlandı. Ama biz bu konuyu kamuoyu gündemine getirmek ve bunu bir çeşit propagandaya dönüştürmekten ısrarla kaçındık. Hâlâ da aynı yaklaşımımızı sürdürüyoruz.

Ancak AKP yetkililerinin her ortamda bu çalışmayı amacını, maksadını ve niyetini aşan ölçüde bir halkla ilişkiler faaliyetine dönüştürmesini de üzüntüyle izliyoruz. Biz, Somali’ye yapılacak yardım konusunda AKP ile yarışmıyoruz ve böyle bir niyeti taşımıyoruz. Bizim için önemli olan insani bir krize ve drama dikkat çekmek ve o insanların yanında olduğumuzu göstermektir. Ayrıca sayın Başbakan’ın Somali’ye gitmesini de olumlu buluyoruz.”