Cumhurbaşkan Gül, Londra’daki yemek davetinde Sultan Abdülaziz’in 1867 yılında aynı salonda geçirdiği geceye gönderme yaparak “Ben sizi o kadar tutmayacağım” dedi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Guildhall Belediye Sarayı’nda kendisi onuruna düzenlenen akşam yemeğinde İngiltere’nin Kent Kontluğu Prensesi Michael ile kadeh tokuşturdu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Guildhall Belediye Sarayı’nda kendisi onuruna düzenlenen akşam yemeğinde İngiltere’nin Kent Kontluğu Prensesi Michael ile kadeh tokuşturdu.
Londra City Belediyesi’nin Cumhurbaşkanı Gül ve eşi onuruna verdiği yedi yüz kişilik davet gecesi “Wall Street İşgali” eylemcilerinin önünden geçiyoruz.
Saint Paul Katedrali’nin merdivenlerinde göstericiler, “yüzde birin egemenliğine” karşı çıkıyorlar.
City, İngiltere’nin finans merkezi olduğu için eylem açısından doğru yerdeyiz. Kapitalizm bunalımını 1850’lerde yazan Karl Marx da Londra’da Highgate Mezarlığı’nda yatıyor. “Marx’ın Hayaleti” Avrupa’nın üzerinde dolaşıyor.
2021 Avrupa’sı
City’deki geceye CEO’lar davetli. Tartışmalar ise Euro Bölgesi’nin geleceğine ilişkin. Harvardlı tarihçi Niall Ferguson’un 2021’in Avrupasıyla ilgili kehaneti hayli gerçekçiydi. 2011 kriziyle “iki Avrupa” temelleri atılıyor. Artık Euro Bölgesi ve “diğerleri” olacak. İngiltere ise AB’nin dışına çıkıyor. Cameron hükümetinin euro ile arasına koyduğu mesafe ve İngiltere’nin hâlâ kendi para birimini kullanıyor olması... Türkiye için de çekici bir model. Kuzeyde İngiltere, güneyde Türkiye AB’den bağımsız ekonomiler olarak güçleniyor.
Ancak bu senaryoda Harvardlı tarihçinin kehanetinin aksine Türkiye laik ve demokratik niteliğini koruyor.
Cumhurbaşkanı Gül, AB ile üyelik sürecinin uzamasının “demokrasinin derinleşmesi” için bir fırsat olduğunu söylemişti.
Gül’e yeni başlıklar açmakta direnen AB ile Güney Kıbrıs’ın 2012’deki başkanlığı döneminde “dondurulacak” ilişkilerin euro krizinin de etkisiyle tam üyelik hedefini tümüyle ortadan kaldıracağını hatırlatınca tepkisi çok sert olmuştu:
“Bunun AB için büyük itibarsızlık olduğunu söylüyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Rum kesimi, AB’nin tüm ilkelerini çiğneyerek AB’ye katıldı. Şimdi de bu yarım, eksik ülke AB’ye başkanlık yapacak. Böyle ‘miserable’ zavallı bir birliğe, böyle yarım bir başkanlık olacak.”
Gül’ün “miserable” sözü, Türkiye’ye karşı gizlenen politikalardaki “çifte standardı”, çaresizliği içeriyordu. Kuşkusuz ağır bir nitelemeydi. Ancak bir zamanlar Osmanlı’ya yapılan Avrupa’nın “Hasta Adamı” nitelemesi bugünlerde tam da tersi çağrışım yapıyor. “Borç batağı” içindeki ülkeler nedeniyle AB’nin geleceği tartışılıyor. Yunanistan, Portekiz, İtalya, İspanya hatta Fransa sarsılırken Türkiye kapıda bekletiliyor!
CEO’lara davet
City Belediyesi’nde “İngiliz Monarşisi”nin renkli protokolü altında Cumhurbaşkanı Gül, küresel ekonomik krize rağmen büyüyen Türkiye ekonomisinden rakamlar verdi. CEO’ları yatırıma çağırdı.
Sultan Abdülaziz’in Londra ziyaretinde Guildhall’la geçirdiği geceye gönderme yaparak “Ben sizi o kadar tutmayacağım” dedi. Abdülaziz, dayanamamış elçilerden birinin eşiyle dans etmiş. Gül’e çalınan parçalardan birisi de “Sultana övgü”ydü.
City’ye gelirken Saint Paul Katedrali’nin önündeki “işgalcileri” gördük.
Bir de PKK çadırı kurulmuş, Apo’nun posteri açılmıştı.
İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth ve eşi Prens Philip, 3 günlük İngiltere ziyaretinin ardından Gül çiftini dün sabah Buckingham Sarayı’nın önünden el sallayarak uğurladı.
Cumhurbaşkanı Gül, önceki akşam İngiltere parlamentosunda milletvekillerine hitap etti. Gül, Türkiye-İngiltere ilişkileri ve Arap Baharı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türk şehitliğine karanfil bıraktılar
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrünnisa Gül’in İngiltere gezisi kapsamındaki son durağı Portsmouth oldu. Çift burada Türk Deniz Şehitliğini zıyaret etti. Cumhurbaşkanı Gül ve Hayrünnisa Gül, mezarlara karanfil bıraktı. Gül ve beraberindeki heyet dua etti.