700 aydın, KCK operasyonları kapsamında gözaltına alınan Prof. Büşra Ersanlı’nın ve düşüncelerinden ötürü tutuklanmış tüm sanıkların serbest bırakılmaları için ortak bir çağrı yaptılar.

Ahmet İsvan, Yaşar Kemal, İbrahim Kaboğlu, Temel İskit’in de aralarında bulunduğu, akademisyen, diplomat, yazarların imzaladığı bildiri şöyle:
“Türkiye’de ve uluslararası akademik çevrelerde yaptığı bilimsel ve toplumsal çalışmalarla tanınan Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nün eski Bölüm Başkanı ve Siyaset Bilimi hocalarından Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın da aralarında bulunduğu 70 kişinin daha ‘KCK’ adı verilen operasyonlar kapsamında gözaltına alınması, hepimizde derin kaygılar yaratmıştır.

Sivil siyasetin önünün açılması, Türkiye’nin özlemini çektiği yeni anayasanın yapılması ve ülkede kalıcı bir barışın kurulması için, yıllardır canla başla çalışan ve bir süre önce BDP Parti Meclisi ve Anayasa Komisyonu’nda görev alan Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın gözaltına alınması, demokrasi ve hukuk devletine inanan tüm kesimlerde ciddi infiale neden olmuştur.

Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın gözaltına alınması, Türkiye’nin, eşitlik, barış, sosyal adalet, akademik ve siyasi özgürlükler içinde, gerçek bir demokrasiye ulaşma çabalarına vurulmuş ağır bir darbedir.

Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın ve ülkemizde barış, demokratik hak ve özgürlükler mücadelesi veren gözaltında ya da tutuklu tüm sivil siyasetçilerin, akademisyenlerin, gazetecilerin acilen serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Ciddi ve somut kanıt olmadan, ilkel bir ‘düşünce suçu’ zihniyetiyle insanların gözaltına alınması ve tutuklanması insan haklarına aykırıdır.”

Prof. Büşra Ersanlı, BDP’nin parti meclisi ve anayasa komisyonu üyesiydi.

AKP heyetiyle görüşmelere katılmıştı.

Yıllardır Kürt sorununa barışçı çözüm arayan platformların aktif katılımcıları arasındaydı.

KCK operasyonlarının, Ersanlı’ya kadar uzanmış olması polis, yargı, hükümet üçgenindeki büyük savrulmayı gösteriyor. 2009 yazındaki “demokratik açılım” sürecinde silah bırakan PKK’lıların Habur girişleri sırasında, iktidar sözcüleriyle liberal-demokrat aydınların yolları, Kürt sorununun çözümünde kesişiyordu. İki yılda gelinen aşama iktidardaki anti demokratik değişimin göstergesi. Umarız bu yanlıştan dönülür.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tepkisi de önemli:
“Büşra Hoca saygın bir akademisyen. BDP’li kimliğinden önce demokrat ve bilim kadını kimliği öne çıkar. Anayasa komisyonumuzun üyesi olarak da Türkiye’nin yeni anayasa inşa sürecinin doğrudan içinde olan bir aktör. Böyle bir ismin terörist yapılmasına anlam veremiyorum. Amaç, Türkiye’de binlerce demokrat, aydın, yazar, gazeteciyi korkutmak.”

Demirtaş’ın işaret ettiği gibi Prof. Ersanlı’nın gözaltına alınması yeni anayasaya yapım sürecini de “sabote” edebilir. BDP’nin “siyaset akademisi”yle KCK arasında bağ kurmak partiyi Meclis dışına itmenin yolu mu?