Öylesine şartlanmışız ki; 1500 metre finalinde ilk turlarda önde giden Gamze Bulut’un yarış ilerledikçe geriye düşeceğini bekliyoruz; Aslı Çakır Alptekin ise önde koşan grubun arasından bir türlü çıkamıyor!
Finişte Etiyopyalı ya da Rus’a geçiliriz, diye düşünüyoruz. Kadınlar basketbolunda öyle olmadı mı?
Son saniyelere dek süren eşitliği bozdu Ruslar; ardından 3 sayılık atışı kaçırdık ve eve döndük!
Çok da başarılıydı ‘periler’; ilk kez katıldıkları olimpiyatlarda madalya alabilirlerdi, ama ilerisi için umut verdiler.
Voleyboldaki başarı çıtasını onlar da yakaladılar.
Atletizmde ise Süreyya Ayhan’dan bu yana Elvan gibi Türkiye vatandaşlığına geçen Afrikalı sporcularla elde ettiğimiz başarılara yeni isimler katabilmeliydik.
Aslı Çakır ve Gamze Bulut Helsinki’deki Avrupa Şampiyonası’nda birinci ve ikinci olarak Londra’da da madalyaya koşacaklarının sinyalini vermişlerdi.
Nitekim yarı finali de serilerinde aynı şekilde koştular.
Yine de final heyecanı bambaşkaydı.
800 metre koşan Merve Aydın’ın sakatlanmasına benzer bir şanssızlık yaşanabilirdi.
Ve müthiş bir yarış koşuldu.
Son düzlükte Aslı geçilecek mi, kaygısıyla ekranın içine düşerken, ikinci gelen Gamze ‘Koş abla arkandayım’ diye bağırıyormuş.
Eurosport yorumcusu, ‘Bunlar da nereden çıktı?’ diye saçmalıyor. ‘Doping’den söz ediyor.
Aynı suçlama Jamaikalılar için de yapılıyor. Oysa Usain Bolt’un hayatıyla ilgili belgesel; Bolt’a antrenman veren Johan Blake’in Jamaika seçmelerinde olduğu gibi ‘efsane’ sporcuyu geçecek hale gelmesindeki mücadeleci ruhu, başarının ardındaki emeği ve disiplini kanıtlamaya yetiyor.
2004 Atina Olimpiyatları’nda elemeleri geçemeyen Bolt, Pekin’den sonra Londra’daki başarısıyla 100 ve 200 metrelerde ‘double’ şampiyonluğa ulaşıyor. Bolt, dünya gençler şampiyonu olarak parladığı yıllarda bile Jamaika’yı terk etmeyerek, ülkesinde bir ‘fenomen’ haline geliyor. Olimpiyatlara, aynı evde ‘komün’ hayatı yaşadığı arkadaşlarıyla birlikte hazırlanıyor.
TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Bolt’un 100 metre koştuğu gece spor kanalında ‘reyting’ rekoru kırıldığını açıklamış. Voleybolcuların Brezilya maçı da gece yarısı 02.30’a dek seyircileri ekrana bağladı. Futbola dayalı bir ‘spor’ yayıncılığını kırmak yönüyle TRT iyi iş çıkardı.
Aslı’nın, Gamze’nin, 100 metre engellide Nevin Yanıt’ın başarıları Türkiye’de pek çok gencin yolunu açacaktır.
Tekvando’da gümüş madalya kazanan Nur Tatar, altına uzanan Servet Tazegül ve grekoromende bronz alan Rıza Kayaalp de zoru başardılar.
Olimpiyatlar bize hangi spor dallarında olmadığımızı da gösterdi.
Jimnastik gibi ‘estetik’ bir dalda kadın sporcumuz yok.
Başarıya koşan kızlarımızı ayakta alkışlıyoruz.