55 kabin memuru uçakta bayıldı

Hava-İş Sendikası, personel haklarına dair görüşmelerinde THY yönetiminin tavrına ilişkin basın açıklaması yaptı

55 kabin memuru uçakta bayıldı

Türkiye Sivil Havacılık Sendikası (Hava-İş), “THY’de yapılan hak gaspları” başlığıyla bir açıklama yaptı.

THY yönetimine ilişkin, “Ne zaman şirketi zora soksalar, ne zaman işler kötüye gitse yöneticilerin aklına ilk gelen çözüm, ‘personelin hakkını nasıl gasp ederim’ oluyor” denilen açıklamada, 2017-2018 yıllarında uçak içerisinde yaklaşık 55 kabin memurunun bayıldığı, kabinde ve kokpitte çalışan bir çok görevlinin kronik rahatsızlıklara yakalandığı belirtildi.

Sendika açıklamasında sorunlar şöyle sıralandı:

1400 KAPTAN AYRILMAK ZORUNDA BIRAKILDI

THY ile yaptığımız tüm görüşmelerimizin asıl amacı, üyelerimizin kazanılmış haklarının korunarak hiçbir kayıp yaşanmaksızın çözüme ulaştırmaktır. Ancak daha önce de birçok defa gördüğümüz üzere, ne zaman şirketi zora soksalar, ne zaman işler kötüye gitse yöneticilerin aklına ilk gelen çözüm, ‘personelin hakkını nasıl gasp ederim’ oluyor. Göreve geldikleri ilk günden bugüne 1400 civarı kaptanın nasıl bu şirketten ayrılmak zorunda bırakıldığını, bu kaptanların yetişmesi için harcanan milyonlarca doların nasıl çöpe atıldığını veya Ortadoğu şirketlerine altın tepside sunulduğunu sorgulamaları daha doğru olur. Sadece kaybedilen para mı? Asla. Aslında kaybedilen ülkemizin geleceği…

YENİ HAVALİMANI AÇILALI 8 AY OLDU HERKES PERİŞAN

2023 hedefinin minimum 2033’e ötelendiğini havacılıktan anlayan herkes çok iyi biliyor. Devletimiz, tüm imkanlarını seferber edip dünyanın en büyük havalimanını yapıp milletimize ve camiamıza sundu. Ama ellerindeki hazır tecrübeli personelin, kaptanların kıymetini bilmediler. Yeni havalimanı açılalı 8 ay oldu hemen herkes perişan. Bunları düşünüp kaygılanmak yerine sıcak koltuklarında oturup daha 7 ay önce altına imza atıp bağlı kalacakları, çalışanların hakkı olan TİS maddelerinden kanunsuzca ve tek taraflı vazgeçiyorlar, ayrıca tek taraflı olarak kanunlara ve Anayasaya aykırı yaptıkları değişikliği mail ile bildiriyorlar.

UYDURMA MAKAMLARA ATANMIŞ YÖNETİCİLER

Bu şirket için alın teri döken, emek veren insanlar değil, gereksiz yere ihdas edilen uydurma makamlara atanmış yöneticilerdir yük… Buna ilave olarak şirketi uçuruma götürdüğü için görevden almak zorunda kaldıkları, hiçbir iş yapmadığı halde Başkan maaşı ve makam arabası vermeye devam edilen, himayelerindeki eski başkanlardır yük… Çalışanların tek kabahati, Vatanlarını ve şirketlerini çok sevip, her türlü fedakarlığı yapmalarıdır. Sadece yeni havalimanında uçuş ekiplerinin yaptıkları SKPK’lar (sorumlu kaptan pilot kararı) ile 150 milyon dolar civarı kazanç sağlamıştır. Şirkete alıp da 8-9 aydır uçurmadığı, ama maaş ödemeye devam ettiği yüzlerce pilot var, bunların sorumlusu kim?

YÖNETİCİLER İZİN ALIP GİTSİN, İŞLER NE KADAR DÜZGÜN OLUR GÖRÜRÜZ

Şirketteki bazı kuralsızlıklara rağmen THY’de bir şekilde uçuş operasyonları yürütülüyorsa bunda iş bilmez yöneticilerin hiçbir katkısı yoktur. Ne yazık ki yöneticiler oturdukları koltuğa sıkıca sarılıp alacağı bir sonraki maaşı ve kendilerini düşünmekten başka hiçbir şey yapmamaktadır. Sayın yöneticilerin bu söylediklerimizden şüpheleri varsa birkaç ay ücretsiz izin alıp işe gitmesinler; o zaman bakın şirkette işler ne kadar düzgün, çalışanlar ne kadar mutlu ve huzurlu olacak hep birlikte görürüz. İhdas edilen gereksiz makamlara, belli başlı kişilerin nasıl getirildiğini ve yıllarca oralarda kalmak içinde neler yaptığını, aldığı evin taksiti bitene kadar görevde kalmak için araya nasıl birilerinin sokulduğunu bizler çok iyi biliyoruz. Yöneticilerimizin temel görevi yönetici sorumluluğu içerisinde personelin temel hak ve özgürlüklerine sahip çıkmak olmalı iken; kendilerini şirketin sahibi gibi görüp, personeli köle yerine koyarak onları azarlamak, tehdit etmek, baskı yapmak ve hakkını arayana uyduruk bahanelerle ceza verip şahsi dosyalarını yalan yanlış iftiralarla kabartıp, kirletmek hiç kimsenin haddi değildir. THY’de bazı yöneticilerin sendikamıza ve personelin sendikal haklarına karşı kasıtlı yürüttüğünü düşündüğümüz ve maksadını aşan bu tutum ve davranışlara en kısa zamanda son vermesini ikaz ediyoruz. Bundan sonraki süreçlerde de hiçbir şekilde üzerine vazife olmayan kahramanlıklara kalkışmamalarını tavsiye ediyoruz.

UÇUCULUKLA ALAKASI OLMAYAN BİRİMLER DEĞİRMEN SUYUNA GİRİYOR

Kanunsuz ve kuralsız yaptırılan mesailere ve uçuşlara dur denilmeli, kazanılmış hakların korunması adına meslektaşlara sahip çıkılmalıdır. Buna gücü ve basireti yetmeyen yöneticilerin yapacağı en onurlu davranış görevini kendi isteği ile derhal bırakmaları olacaktır. Birilerinin asli olan işini yapmak yerine üst yönetimi eksik ve yanlış bilgilerle bilgilendirip yanlış kararlara sebep olmak, şirketi milyarlarca lira zarara uğratmak, şirketle çalışanın arasına girerek çalışanın aidiyet duygusunu yok etmek ve ayrıca çalışanları da sendika ile karşı karşıya getirmeye çalışmaktan da yöneticilerin artık vazgeçmesi gerekmektedir. Uçmakla ve uçuculukla alakası olmayan birimlerin değirmen suyuna girip, uçucu arkadaşlarımızı boğmaya çalışanları iyi biliyoruz. Buradan bir kez daha söylüyoruz; Personelin hakkını korumayan, yok etmeye veya gasp etmeye çalışan yöneticilere hatırlatmakta fayda vardır ki; oturulan o koltuklar şimdiye kadar kimseye kalmadı, kimseye de kalmayacaktır.

TASARRUF TEDBİRLERİ BAHANESİYLE HAK GASPI

Hiç kimsenin insani bir hak olan ücretli mazeret iznini kaldırmaya, sizleri kuralsız uçurmaya, kazanılmış hak olan pazar mesailerinizi kaldırmaya, yakıt paralarınızı indirmeye, yapılan ağır mesailerle hayatlarınızı tüketmeye ve “tasarruf tedbirleri” bahanesi ile şirkette huzuru kaçırıp hak gaspı yapmaya yetkisi yoktur. Bu şirket hepimizin şirketi ve bizlerde bu ülkenin birer ferdi olarak bu yanlışa göz yummayacağız. Biz Hava-İş Sendikası Yönetimi olarak imzaladığımız TİS ve protokollerin hemen imza sonrasında ihlallere uğramasını ve hak gaspına müsaade etmeyeceğimizi bir kez daha yineliyor ayrıca çalışanlara karşı düşmanlık yapanları da şiddetle kınıyoruz.

Üyelerimizin bu süreçte sağlıklarını kaybetmesine, huzurlarının bozulmasına ve mutsuz olmasına da hiç aldırış etmeden duyarsız kalmaya devam etmektedirler. 2017-2018 yılı içerisinde uçak içerisinde yaklaşık 55 kabin memuru arkadaşımızın bayıldığını, kabinden ve kokpitten birçok arkadaşımızın kronik rahatsızlıklara yakalandığını ve bazılarının da lisanslarının kaybettiklerini üzülerek müşahede etmiş bulunmaktayız. Yine 3 kuruş kazanmak uğruna aidiyet duygusunu yok ederek, kabin ekibi üyelerimize uygulanan uzmanlaşma eğitimleri ile kabin ekibi üyelerimizin yarı maaşları da gasp edilmektedir.

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2020, 19:28

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER