Başkasının Özgürlüğüne Salça Olma Fütursuzluğu

Bir dönem Üsküdar’da pardösülü bir grup kadın pembe otobüs için imza topluyordu. Arkadaşım önlerinden geçerken, ona da imzalamasını söylemişler. O da, ben böyle bir uygulamaya karşıyım, imzalamam, demiş. Örtülü kadınlardan biri, sen bilirsin, otobüste sıkıştırılmak hoşuna gidiyorsa imzalama tabi, demiş. Arkadaşım da kadının zekasına uygun cevabı vermiş elbet.

Dünya’nın dengesi, kendini böyle tezatlıklarda da gösteriyor. Ben senden daha çok itaat ediyorum. Sana tahammül edemiyorum hareketleri bunlar. Oysa iki tarafta kadın. Ve aynı incinme için verdikleri tepki ve duruşları farklı. Biri, kutu içine kapatılmayı kadınlığına layık görüyor.

AKP’nin iktidara geldiği ilk zamanlardı. Bostancı sahilinde yürüyüşe çıkmıştım. Sabah altı civarıydı. Orada bir basket sahası var. Yürüyüş yolunun kenarında. Genelde sabahın erken saatlerinde, kimse basket falan oynamaz orada. O sabah genç adamlar basket oynuyordu. Hepsi sakallıydı. Şortları diğer basket oynayan gençlerden daha uzundu. Tipleri, giysileri farklıydı yani. Ürkmüştüm. Aynı yerde doğduğundan beri dolaşıyorsa insan yabancıyı hemen fark eder. Sanki Fatih’ten kalkmış Bostancı’ya basket oynamaya gelmişlerdi. Ben o sabah öyle bir duyguya kapılmıştım. Bunlar bizim mahalleye boy göstermeye gelmişler, demiştim.

Benim çocukluğumda Erenköy’de bu tarz insanlar çoktu. Ama onlar da basket oynamazdı. Bol çocuklu, asık suratlı tiplerdi.

Her neyse geçmişi kaşımak niyetinde değilim sadece öngörüyü hatırlatmak istiyorum insanlara.

Uzun zamandır bu kadınların ve erkeklerin ayrı ayrı yolculuk etmesi fikri dolaşıyor ortalıkta.

Bursa’da kadınlara vagon ayrılacakmış. On sene sonraki olayın mecburiyetinin ilk adımı bu. İnsanın hürriyetine müdahale etmek. Buna tepki göstermek zorundayız.

Eskiden nadir olan başkasının özgürlüğüne salça olma fütursuzluğu bu aralar çok fazla olmaya başladı.

HER ŞEYİN SUÇLUSUNUN KENDİSİNDEN BAŞKA HERKES

Oğlum anlatmıştı. Metroda loser bir herif yani işsiz, güçsüz, hayata gıcık olan, her şeyin suçlusunun kendisinden başka herkes olduğunu düşünen bir tip karşısında oturan gençlerin davranışlarından rahatsız olup, onları azarlamış. Kalabalıkta neden böyle samimi davranıyorsunuz demiş. Yani onun deyimiyle, sevgilisi olan var olmayan var.

Bir arbede çıkmış. Kız kendisine hakaret edildiği için bağırmaya başlamış. Böyle durumlarda sinmeyince millet daha agresif oluyor. Herkes bir şey söylemeye başlamış. Bir kaos yaşanmış. Olay büyümüş. Sevgililerden yana olanlar ile olmayanlar arasında kavga başlamış. Kavgayı başlatan da oturup seyrediyormuş. Sonunda bir adam, ben sivil polisim herkes kessin sesini demiş. Ortalık sakinleşmiş.

Yaralı, travmatik, bir o kadar da ezik bir durum.

YALNIZ OLMADIKLARINI DÜŞÜNÜYORLAR

Böyle insanların sesinin yüksek çıkmasının sebebi de siyasilerin az gelişmiş hadsiz konuşmaları. Artık böyle insanlar yalnız olmadıklarını düşünüyorlar. O yüzden kadınları minibüs şoförleri tekme tokat dövüp arabadan indiriyor. Taksi şoförü korkusuzca arabasına binen kadını sözleriyle taciz ediyor. Kadın biliyor ki çek karakola dese, karakolda tacizcileri çoğalacak. O da lanet olsun deyip, sineye çekiyor, erkeğin hadsizliğini.

Bizim bir akrabamız vardı. Kalbi kötüydü. İnsanlar hakkında çok kötü şeyler konuşurdu. Yüzlerine söylerdi, arkalarından konuşurdu. Hayatın kötü yanına bulanmıştı. Dili de başka türlüsüne dönmüyordu.

Benim ailem kibirli olduğundan, onu bu hallerinden dolayı küçük gördüklerinden, onu ciddiye almadılar. Onu olduğu gibi kabul ettiler. O öyle biri, dediler. Zaman geçtikçe ailemin fertleri öldü, iyiler azaldı. O bozguncu biri olarak kötülüğü ile büyüdü, davranışlarının etkisi önü geçilemez bir hal aldı. Ve aile içinde parçalanmalara sebep oldu.

Şayet onu ilk tanıdıklarında önlem alıp haddini bildirselerdi, onun kötülüğü aileye bu kadar nüfus etmeyecekti.

MASALINIZIN KAHRAMANI SİZSİNİZ

Bir film var fantastik bir şey. Masallarla ilgili, adını unuttum. Orada bir kral var. Can sıkıntısından kolunda gezinen bite sarıyor kafayı. Alıyor onu bir fanusa kapatıyor ve etle beslemeye başlıyor. Sonunda bit o kadar büyüyor ki. Kraldan daha büyük bir şey oluyor. Kral ona o kadar bağlanıyor ki, gizli gizli odasında baktığı hayvanı artık saklayamaz hale geliyor. Bir yaratığı beslediği halk tarafından duyulunca, hele bir de ona zaafı olduğu, kendinden daha çirkin bir yaratığa tutkun olduğu öğrenilince, itibarı yerle bir oluyor.

Biti gerzek arzularınızla beslerseniz, onun biti olursunuz.

Hürriyetinize sahip çıkın. Ondan başka hakiki olan bir şeyiniz yok zaten.

Güzel günlerde görüşelim. İyilikle.

YORUM EKLE

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >