Jack, Anadolu'dan kaçan Ermeni bir ailenin, Levon ve Satanig'in çocuğu olarak Michigan'da doğdu. Murad adı verildi.
Al Pacino, önceki gece Hollywood’dan canlı yayımlanan ‘Altın Küre Ödülleri’nden birisini daha aldı. ‘Jack Kevorkian’ı Tanıyor musunuz?’ filmindeki rolüyle kazandı bu ödülü.
‘Kevorkian’ kelimesini duyunca kulak kesildim. Bu, bir Ermeni ismiydi ve tabii Anadolu’yla bağı olabilirdi. Hemen hakkındaki bilgileri araştırmaya başladım.
Jack Kevorkian, ABD’nin en ünlü doktorlarından birisiydi. “Dr. Ölüm” diye anılıyordu. Ötenaziyi bir insan hakkı olarak savunmuş, yıllarca da isteyenlere bu yöntemi uygulamıştı. Amerikan toplumu, Kevorkian’ın kişiliğinde ikiye bölünmüş ve ‘ölme hakkı’ yıllarca gündemi meşgul etmişti. Jack Kevorkian, 130 hastasına istekleri üzerine uyguladığı ötenazi yüzünden yargılanmış ve 8 yıl hapiste kalmıştı.
Bir hastasının ölüme gidişini filme çekmiş, kaydettiği DVD’yi televizyondan 15 milyon Amerikalı izlemişti. Hapisteyken bir daha ötenazi yapmayacağına ilişkin verdiği söz nedeniyle serbest bırakılmıştı.
Al Pacino’nun yanı sıra Susan Sarandon’un da rol aldığı ‘Jack Kevorkian’ı Tanıyor musunuz?’ filmi, epey tartışmaya yol açacak gibi görünüyor.
Kimdir Kevorkian?
Jack, 1. Dünya Savaşı sırasında (1912) Anadolu’dan kaçan Ermeni bir ailenin, Levon ve Satanig’in çocuğu olarak Michigan eyaletinin Pontiac kasabasında 1928 yılında doğdu. Doğduğunda adı Murad’dı. Jack adını sonradan aldı.
Ailenin Anadolu’da kalan fertlerinin önemli bir kısmı 1915 tehciri sırasında yok oldular. Hayatta kalanlar önce Paris’e geldiler, oradan da Michigan’a. Murad’ın çocukluğu bu büyük acıları dinleyerek geçti. Ölüm ve çaresizlik hafızasına kazındı.
Soykırım tartışmaları gündeme geldiğinde onun da söyleyecek sözü oluyordu. Ödüllü filmin bir sahnesinde şu sözlerine tanık olacağız: “Almanlar Yahudileri hiç değilse gazla zehirleyerek öldürdüler. Oysa Türkler Ermenileri kılıçlarla doğrayıp gövdelerini dört bir tarafa dağıttılar. Yahudiler bu kadar acı çekmedi.”
Murad’dan Jack’e
Filmin yine bir başka yerinde kız kardeşi, Jack’in çocukluk yıllarını anlatırken, “...katliam hikâyelerini dinleyerek büyümek Jack’i çok korkutmuştu...” diyor.
Aslında ressam olmayı düşünen Jack Kevorkian, annesinin isteğine uyarak doktor oldu. Müzikle de ilgilendi. Caz parçaları yaptı. Müzik alanındaki yeteneği de kendini kısa zamanda gösterdi.
Jack Kevorkian, dünya çapında sürdürülen bir tartışmanın en önemli figürlerinden biri olmanın ötesinde, artık ödül kazanan bir filmle kalıcılaşmış durumda.
Anadolu’dan kaçan bir ailenin çocuğuna neden Murad adının koyulduğunu merak ederek bir küçük soruşturma yaptım. Sivas yöresi Ermenileri, Ermenice Muraz adını, çocuklarına koyarlarmış. Muraz adının yıllar içinde giderek Murad’a dönüştüğünü anlattılar.
19 Ocak günü, Hrant’ın ölüm yıldönümünde Jack Kevorkian’la birlikte Ermeni tehcirinin yeniden gündeme gelmesi bir tesadüf...
Sanırım bu tesadüfler bitmeyecek...