Pazar günü yalnızca CHP için değil, Türkiye siyaseti açısından çok önemli bir gün. CHP’nin olağanüstü kurultayı toplanıyor. Yeni Türkiye’nin ihtiyaçlarını tanıyan CHP’nin yeni kuşağına karşı eski Türkiye’nin siyasi dedeleri partiye son darbeyi vurmayı deneyecek. Görünen köy kılavuz istemez, kaybedecekleri kesin. Nedenlerine bir bakalım. 

Yeni Yerel CHP
CHP aslında çok önceden tüzük değişikliği kararı almıştı. Buna yönelik çalışmalar başlamış, ilçe örgütlerinden yeni tüzük önerilerini merkeze iletmeleri istenmişti. Yerelde tüzük çalışmaları yapılmış, muhalif delegelerin pek ilgi göstermediği demokratik tüzük tasarıları şekillenmeye başlamıştı. Partinin gittiği yön belli olur olmaz, dedeler siyaseten emekli olacaklarını, tabanda bir güçleri olmadığını ve baskın kurultayın son şansları olduğunu anladı.
Bir örnek verelim. İstanbul kıpırdasın, Türkiye yerinden oynar. İstanbul’daki taban çalışması tüm partiye örnek bir dikkatle yürüyor. Muhalif delegelerin imzaları toplanırken CHP’nin yeni kuşağı tabanda çalışıyordu. Bir partinin temeli mahalle delegeleridir. Onlar çalışırsa partiler başarılı olur. İstanbul’da 900 civarında mahallede kurulan sandıklarda delege seçimi için oy kullanma oranı %70’in üzerinde.
Örneğin Gazi Mahallesi gibi 1900’e yakın CHP üyesinin olduğu bir yerde 1500 oy kullanıldı. İki liste yarıştı. Kazananlar partide çalışan ve partiyi tanıyan, partinin tanıdığı insanlardan çıktı. Son çeyrek yüzyılda CHP’de böyle bir yerel siyaset çalışması yapılmadı. Sonuç ne?
İstanbul’da milletvekili, parti yöneticisi ve yerel temsilciler toplandığında 200 civarında delege var. Baykal zamanından kalmış ve dolayısıyla Sav ve Baykal’ın atadığı 140 delege de bu 200 kişinin içinde. Yalnızca 27 kişi muhalifleri desteklemiş. Sav ve Baykal “Pazar kongresine gitmeyeceğiz” dediği halde 27 muhalifin yarısının kongreye gitmeye karar vermesi de bu nedenle. Tabana saygı gösterdikleri için. 

Bir ofis bir telefon siyaseti
CHP kendini topluyor. Kolay olmasını kimse beklememeli. Kitlesel merkez partilerde normal bir dağılım vardır. Yani ideolojik olarak ve delege gücü bakımından merkez kalabalık, onun sağı ve solu tenhadır. Şimdiki CHP çift hörgüçlü bir deve gibi. İkiz tepeler şeklinde bir siyasi dağılım var. Kılıçdaroğlu kimseyi küstürmeden, partiyi bölmeden bu sancılı süreci yönetmeye çalışıyor. Şimdi yapılmaya çalışılan, örgütü de yenileyerek yerel seçim çalışmalarını başlatmak. Kurultay bunun ilk adımı.
Pazar günü iki zihniyetin yarışacağını göreceğiz. CHP’yi ebedi muhalefete mahkûm eden dedeler “Artık değiştik, eskiden hata yaptığımızı kabul ediyoruz, demokratik tüzük yazamadık ama şimdi farklıyız” diyor. Kendilerinin yazdığı delegelerin bir bölümü dahi onlara inanmıyor. İkinci zihniyet tabana güvenen, ancak sosyal demokrat değerleri harekete geçirerek iktidar olacağını bilen zihniyet. Taban onların yanında. CHP’de iki siyaset yarışıyor: Bir tarafta mahallelere inen, diğer tarafta mahalleleri cepten arayan.
Sonuç ne olacak?
Muhalif delegeler partiyi kilitleyip pazar kongresinin toplanmasını engelleyebilir. Ancak sayısal olarak buna güçlerinin yetmeyeceği bugün belli oldu. Oteller dolacak. 200 civarında delege kurultayı protesto edecek gibi görünüyor. Böylece yeni tüzük onaylanacak. Parti yönetiminin ve milletvekillerinin büyük bir kısmının taban tarafından belirleneceği yeni bir dönem başlayacak. Böylece pazartesi yapılacak ikinci olağanüstü kongre atıl kalacak.
CHP için esas iş bu kongreden sonra başlayacak. İlk büyük amaçları İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni almak. Partinin ateşle imtihanı esas bu yarışla başlayacak.