Üniversite sınavındaki usulsüzlük şüphesinin bitirim liseliler arası “Çıkışa gel lan” tarzında bir siyasi tartışmaya dönebildiği ülkeye Türkiye denir.
70 küsur milyon insanın seçimlere iki aydan az bir zaman kala siyasi lider niyetine izlediği insanların konuşup konuşabildiği bundan ibaret.
Malum, YGS üzerinde bunca fırtına kopmuşken bazı lise öğrencileri gösteri yaptı. Gösteri ve göstericiden hoşlanmayan bir dakikacı Erdoğan’ın bu gösteri yürüyüşüne tepkisiz kalması beklenemezdi. O da Allahı var kendini dizginlemeden konuştu:
“Taksim’de bin kişiyi, iki bin kişiyi yürütmek, iki bin genci yürütmek problem değil. Onlar YGS sınavının karşısında tavır ortaya koyduklarını açıklarken, biz de kalkarız onların karşısına 5 bin, 10 bin tane genci koyarız. Ama biz bu ülkede gerilimden yana değiliz.” 

Bir milis var, benden içeri
Böylelikle AKP’nin gençlik kolları dışında bir de milis gençlik kolları olduğunu öğrenmiş bulunduk. Ancak belli ki bu gençler henüz rezervde tutuluyor. İlk emirde beş, on bini, birilerinin karşısına konmak üzere hazır bekliyor.
İnsanı dinç tutar. Güzel. AKP’nin gençlik politikalarını öğrenmek açısından faydalı bir açıklama oldu Başbakan’ınki.
Hizaya gir, bekle, vakti gelince birilerinin karşısına kon. Bir genç daha başka ne ister şu hayattan? Emir komuta zincirine riayet ederek Başbakan’ın kutlu iradesinin bir uzantısı haline gelmek, her 18 yaşındaki gencin ideali olmalı.
Ülkücülerin abaküsçü lideri Devlet Bahçeli’nin, içinde sayı geçen bir demece kayıtsız kalması beklenemezdi. O da kayıtsız kalamadı. Çıkardı abaküsünü, yaptı hesabını. Beş, on bin AKP’li genç, kaç bozkurta denk gelir diye hesapladı. İçler, dışlar çarptı ve buyurdu:
“On bin milisinle Taksim’e gel, ben de bin bozkurtumla oraya geleyim. İnanıyorum ki Kasımpaşa’ya kadar ardına bakmadan kaçacaksın.” 

Bozum, kurdum
MHP’nin bozkurtlarını da, onların sokaklardaki faaliyetlerini de bildiğimiz için bu hesap şaşırtıcı olmadı. Neticede Sayın Bahçeli, ‘ülkücüleri sokaktan uzak tuttuğu’ için övülen bir parti başkanı. Ne güzel demokrasi. Ülkenin en büyük üçüncü partisinin lideri, sokaklara ülkücü salmıyor diye övülebiliyor ve bunu normal karşılıyoruz.
Mevzuu takip etmemiş olanlar için devamını da anlatayım. Hiç durur mu Tayyip Hoca, patlatmış cevabı:
“Sayın Bahçeli, sen bozkurtlarla mı dolaşıyorsun? Ben demokrasi alanında mücadele ediyorum. Ben eşref-i mahluk olan insanla dolaşıyorum. (...) Hayvanlarla insanları tehdit etmek kimseye yakışmaz.”
Liseliler bir şeylerin ters gittiğini düşündükleri için sokağa çıktılar. Çıkmalarıyla memleket sağının gerçek dilini duymaları bir oldu. Başbakan karşılarına binlerce öğrenci koymakla tehdit etti. Bahçeli ise 70’li yılların nostaljisiyle bozkurtlarının yelelerini okşadı.
Bunun üzerine değerlendirmelerini almak için tarihin en fantastik milis güç lideri ile telefonda konuştum. Pamuk Prenses, AKP’nin gençleri ve MHP’nin bozkurtları akıllı olsun, diyor. Yedi cüceleri meydana sürecekmiş. Bu ikisinin hakkından ancak benim yedi cüceler gelir, dedi. 

Elçiye zeval olmaz
Aslında gençleri, kurtları, cüceleri karıştırmadan da bu meseleyi çözmek imkân dahilinde. Kırkpınar’da çayır boş. Sürünün yağları, güreşiverin. Kazananın kispetine madalyasını takalım.
Hem temaşa olur hem de Taksim Meydanı sizden azat olur.
Gerçi bu performans, çayır pehlivanından çok cambazhane pehlivanlarına yakışır. Eh, o da kabul.