İki muhteşem oyuncu. İtalya’yı finale taşıyan Pirlo ve ‘büyücü’ İniesta.

 

KIEV
Futbol kaçıklarını final ateşi bastı. İki gün de futbolsuz kalınca, ağzından emziği alınmış bebeklere döndüler.
Bu akşam iple çekiliyor.
Kiev’in merkezi birkaç gündür İtalyan ve İspanyolların işgali altında. Sırtlarında mavi, sarı kırmızı milli formalarıyla etrafta dolanıp hava atıyorlar, adım başı laf yarıştırıyorlar.
İki taraf da kendinden emin.
İspanyollar, 2008 Avrupa ve 2010 Dünya kupalarından sonra Euro 2012’yi de kaldırıp üst üste üç kez kupa kazanarak tarih yazmak istiyorlar.
İtalyanlar da, 2006 Dünya Kupası bir yana bırakılırsa, hasret kaldıkları Avrupa kupasını Roma’ya götürmek ve fazla havalanmış gördükleri İspanya’nın ayaklarını yere bastırmak istiyorlar.
İspanya mı, İtalya mı?
İspanya favori ama...
‘Ama’sı var.
Bir soru, İspanyolların kafasını burgaç gibi oyuyor:
Pirlo nasıl durdurulacak?
33 yaşındaki büyük topçunun orta sahayı kontrol etmesini ve oyunu yönlendirmesini engellemek İspanyol gündeminde bir numaralı mesele.
İspanya’nın Real Madridli stoperi Ramos kısa kesmiş:
“Pirlo’yu durdurmalıyız!”
Pirlo’nun öldürücü paslarla rakip savunmaları bir anda çıplak, çaresiz bıraktığını belirten Ramos, “Pirlo bizim Xavi gibi, oyuna hâkim oluyor, istediği gibi yönlendiriyor. Öte yandan Balotelli çok güçlü... Cassano tam bir fırlama... Marchisio özel bir futbolcu...” diyor.
İspanyolların Fabregas’ına gelince...
İspanya’nın teknik direktörü Del Bosque’nin Pirlo’yu kilitlemek için yararlanabileceği Fabregas da, Pirlo’yu durdurmaktan başka çareleri olmadığını söylerken Balotelli’nin de büyük futbolcu olduğunu, Cassano’nun da her an tehlike yarattığını belirtiyor.
Bu arada kendisi bir dâhi olan Xavi de diyor ki:
“Pirlo topun dâhisidir.”
Kısacası:
İtalyanların Pirlo’su final maçının anahtarı olarak sahnedeki yerini almış durumda...
İspanyol tarafında, Pirlo’nun karşısında ise bir büyücü, Barçalı İniesta yer alıyor.
Top, İniesta’nın ayağına çok yakışıyor. Topla çok hızlı.
Topla çok çabuk düşünebiliyor.
Barça’dan hocası Guardiola onun için, “İniesta, saha içinde oyunu benden daha iyi okuyor” demiş yakın geçmişte.
İspanya’nın golcüsü Torres, 15 yaşından beri İniesta’yla birlikte top koşturduklarını, şimdiye kadar onun kötü bir maç çıkardığını anımsamadığını belirttikten sonra ekliyor:
“İniesta topa sahip olduğu anda her şey bitiyor, dünya sanki duruyor ve o, topla ne yapacağını çok iyi biliyor.”
Orta sahayı parsellemek!
Hangi takım başaracak bu işi?
İniesta’lı, Xavi’li, Xabi Alonso’lu, Busquets’li İspanya mı?
Yoksa Pirlo’lu, De Rossi’li, Montolivo’lu, Marchisio’lu İtalya mı?
Del Bosque’yle Cesare Prandelli’nin kuracakları taktik savaşlarının taşlarını iki takımdan bu yıldızlar oluşturacak.
Hangi taraf üstün gelecek?
Kim kime sahayı kilitleyecek?
İtalya, finale çıkarken Almanya’ya kapadı orta sahayı; top oynayacak alan bırakmadı Almanlara.
Ama saha parsellemek deyince, bu açıdan İspanya’nın üstüne yok dünyada. İspanyollar daha şimdiden top cambazları olarak tarihe geçtiler.
Bir İngiliz yorumcuya göre, Avusturya’nın bir zamanlarki Wunderteam’i, Pele’nin Brezilya’sı ve ‘total futbolu’yla Cruyff’un Hollanda’sı gibi, rakiplerini yeşil sahadaki ortada sıçan oyunuyla topsuz bırakan İspanya da futbol tarihine adını yazdırmış durumda.
İspanya’nın saha içindeki çarpıcı top hâkimiyeti devam ediyor:
2008 Avrupa Şampiyonası’nda yüzde 56.6’dan, 2010 Dünya Kupası’nda yüzde 65.2’ye, Euro 2012’de ise şimdiye kadar yüzde 67.4’e...
Top hâkimiyetindeki bu yükseliş eğrisi, bu akşam İtalya karşısında da devam edebilecek mi?
Yoksa İtalyanlar, ‘Alman futbol makinesi’ni çökerttikleri gibi, bu akşam da İspanyolların ortada sıçan oyununu ya da ‘taka tiki’sini  dağıtabilecekler mi?
Bir tarafta:
Xavi, İniesta ve kaleci Casillas...
Öbür tarafta:
Pirlo, de Rossi ve kaleci Buffon...
Buffon’u 2006’dan hatırlıyorum. Berlin Olimpiyat Stadı’nda Fransa’yla Dünya Kupası Finali. İtalyan kalesi abluka altında. Sağdan enfes bir orta geliyor.
Zinedine Zidane tam bir tilki.
Nereye depar yapacağını biliyor.
Hızla seyirtiyor.
İtalyan ceza sahası içinde süzülen topa doğru yükseliyor, bir an havada çakılı kalıyor.
Ve müthiş bir kafa...
Herkes ayağa fırlıyor, gol diye.
Ama hayır, bir başka yaşlı kurt Buffon yaylanıyor ve tam doksana giden topa bir şaplak atıp kornere yolluyor.
İtalya’ya Dünya Kupası’nı getiren final maçındaki bu kırılma anını hâlâ unutmadım.
Ve bu Buffon, büyük kaleci hâlâ kalesinde. 2006’da birlikte Dünya Kupası kaldırdıkları bir başka yaşlı kurt Pirlo’yla bu defa Euro 2012 kupası için oynayacaklar.
İtalya’ya iki yıldır yeni bir ruh, yeni bir oyun tarzı ve hücumculuk anlayışı kazandıran 53 yaşındaki teknik direktör Cesare Prandelli maç öncesi diyor ki:
“İspanya favori ama korkmuyoruz. Bizim neler yapabileceğimizi gördüler. Onlar bizden korksun!”
Bu akşam ‘90 dakikalığına İtalyan’ım!
İyi pazarlar!