Vallahi internet internet olalı böyle video eziyeti çekmedi. Korkudan interneti kapattım, bu yazıyı elle yazdım.

Başbakan Erdoğan salı günü Afyon’da yaptığı konuşmada ilginç noktalara temas etti. Son günlerdeki kaset tartışmalarına değinen Erdoğan, “Biz en başından itibaren bu ahlaksızlığa prim vermedik, bu ahlaksızlığı siyasetin malzemesi yapmaktan özenle kaçındık” şeklinde konuştu.
Bu sözlerinin üzerinden çok geçmeden yine aynı konuşmada Erdoğan, gayrimeşru ilişkinin özeli olmayacağını da söyledi. “Hele hele bu Müslüman topluluğa, bunun siyasetinde önde gelen isimlerine bu yakışır mı? Gayrimeşru ise bunu özele sokmak yanlıştır” diyen Başbakan, CHP ve MHP’yi özeleştiri yapmaya davet etti.
Yani “Biz bunu baştan itibaren siyaset malzemesi yapmadık” dedikten sonra kasetlerin içeriğinden haberdar olduğunu, bunların gayrimeşru ilişki olduğunu düşündüğünü, gayrimeşru ilişkinin ise özel hayat kapsamında değerlendirilemeyeceğini anlatmış oldu.
Başbakan’a göre bu, kasetlere prim vermek ya da siyaset malzemesi yapmak anlamına gelmiyor. Peki, ne anlama geliyor? 

İdrak
Ben idrakı biraz kıt bir insan olduğumdan, bu açıklamaların ne anlama geldiğini bulmak için gazetelerin eski sayılarına bakayım dedim. En başından beri bunun siyasete malzeme yapılmadığını örnekleriyle görmek gerektiğini düşündüm.
Baykal’a ilişkin kayıt 8 Mayıs 2010 günü sabahın ilk saatlerinde bir video sitesine düşmüş, hemen akabinde habervaktim.com adlı İslamcı internet sitesi aracılığıyla memlekete duyurulmuştu.
Olayın üzerinden bir hafta kadar geçmişken tüm ülke bu konuyla çalkalanıyordu. Sayın Erdoğan 16 Mayıs 2010 günü İzmir’in Bayındır ilçesinde Baykal’dan bahsederken şunları söylemişti: “Zaten Sayın Genel Başkan’ın parlamentoya gelip gittiği yok. Biz orada anayasayla uğraşırken Sayın Başkan başka yerlerdeydi.”
Bugün ‘en başından beri’ bu kaseti siyasete malzeme yapmadığını söyleyen kişiyle olaydan sekiz gün sonra bu açıklamayı yapan kişi aynı.
Zaten malzeme yapmıyorum diyen kişiyle Kastamonu mitinginde “Ne özeli, bu genel, genel” diyerek oy isteyen kişi de aynı kişi.
Prim vermedik diyen de Sayın Başbakan, “Gayrimeşru ilişkinin özeli olmaz” diyen de.
İşin tuhafı, 9 Mayıs 2010 tarihinde gazetelerde yazıldığına göre “Baykal olayı ima yolu ile bile olsa dile getirilmeyecek” diyen de.
Daha garibi, meydanlarda kasetlerden bahsedip, gayrimeşru ilişki geneldir diye konuşup, özeleştiri yapın diye çıkışan da Erdoğan. Aynı konuşmada “Kirli ilişkilerinizin takipçisi de, meraklısı da değiliz” diyen de Başbakan. 

Özel/genel?
Kasetleri merak etmeyen partiden Bülent Arınç ise “Bunlar özel hayat, bunların siyasetle ilgisi yok, diyemezsiniz” diye söyleşilerde konuşuyor.
Gerçekten anlayamıyorum. Bir o demeci okuyorum, bir diğerini. Kafam karıştıkça karışıyor.Yok mudur ahaliye bu karmaşık siyaset lisanını tercüme edecek bir hayır sahibi? Yatak odalarını gizlice kaydetmek ahlaksızlıksa neden bunlar özel değil genel konulardır deniyor?
Bunlar genel konular deniliyorsa, kasetlerin içeriklerinden bahsediliyorsa neden ahlaksızlık olduğu düşünülüyor?
Madem merak ve takip edilmiyor, neden sürekli Başbakan ve Bülent Arınç Bey bu konu hakkında konuşuyor?
“İma yoluyla bile bahsedilmeyecek” dendikten sonra neden “Baykal da başka yerdeymiş” deniyor?
Başbakan’ı derin bir hürmetle seviyorum. Ne dediğini anlasam ona göre davranacağım. Ne diyorsa onu tatbik edeceğim. Ama anlayamıyorum, anlayamadıkça bunalıyorum.
Bu durumdaki milyonlarca vatandaşınız adına arz ederim.
Bir de önceki gün Altan Tan, “Sayın Başbakan dikkat etsin bu kasetlere, kendi adamlarının, hatta eski birkaç bakanının kasetleri piyasaya düşerse 66 dizilik Hürrem Sultan dizisi çıkacak ortaya” dedi.
Böyle bir durum varsa lütfen engelleyin. Vallahi internet internet olalı böyle video eziyeti çekmedi. Korkudan interneti kapattım, bu yazıyı elle yazıp gazeteye mektupla ulaştırdım.
Bunu da arz edeyim.