WSJ haberi ilk istihbaratın kimden geldiğini söylemiyor. Predatörün nereden kalktığını da yazmıyor. Ancak biliyoruz ki Türkiye’de 4 tane Predatör var. Hepsi İncirlik’ten kalkıyor. WSJ haberine konu olan istihbarat bu dört Predatörden birinden geliyor.
Today’s Zaman’ın 11 Kasım 2011 tarihli haberine göre Davutoğlu bu Predatörlerin tamamen Türkiye komutasında olduğunu söylüyor. Rotalarını Türkiye belirliyor ve geçtikleri görüntüler Türkiye ve ABD tarafından paylaşılıyor. Ancak sıralama şöyle: Önce ABD görüyor, sonra Türkiye’ye haber veriyor. Topladığı veriler Ankara’daki Birleşik İstihbarat Toplama Merkezi’ne geliyor. Türkiyeli subaylar uyarılıyor. Onlar da “Tamam, her şey kontrol altında. Predatörü çekin” diyor. 

İki detay önemli
İki noktaya dikkat etmek gerek:
Murat Yetkin yazdı. Türkiye silahlı Predatör almak için başvuru yapmış ve Genelkurmay Başkanı ABD’ye gitmişken ‘birileri’ ABD’nin raporunu ‘ele geçiriyor’. Servis edildiği belli. Biri İsrail menşeli Heron satmak istese ilk bunu yapar. Zaten ABD’deki tartışma “Türkiye gibi ülkelerle bu verileri paylaşmalı mıyız” ekseninde gelişiyor. Predatör alımı kararı öncesi... “WSJ ne güzel gazetecilik yapıyor, biz yapamıyoruz” tartışmasını bu bilgiler açısından değerlendirmeli.
İkinci mesele daha önemli. Genelkurmay 40 kişilik çoğu çocuk kaçakçı grubunu iki Heronla izliyordu. Yani Predatörün bilgisine ihtiyacı yoktu. İki Heron köylülerin üstündeydi. Biri tam üzerlerinde, diğeri daha batıda. Konuyu bu görüntüleri izleyen ve Uludere Araştırma Komisyonu üyesi CHP milletvekili Levent Gök’le konuştum.
Öncelikle görüntüler gerçek. 40 kişi köylerinden ayrılıyor. Katırlar ve insanlar net görünüyor. Görüntü 8-9 saatlik. Komisyon tamamını izliyor. Kafile sınırı geçiyor. Sınırı geçmeden çevrelerinde askeri hareketlilikler oluyor. Fişekler atılıyor, silahlar patlıyor.
Kafilede korku yok, siper alma yok. Rahatça yol alıyorlar. Sınır geçiliyor. Aracılarla buluşuluyor. Mazot ve gıda katırlara yükleniyor ve kafile ölüm yolculuğuna çıkıyor. Levent Gök, komisyonun ‘buz kestiğini’ anlatıyor. Çünkü adım adım kafilenin ölüme gittini biliyorlar. Ve ilk sorti yapılıyor. Kafile kısa aralıklarla öbeklenmiş dört gruba ayrılmış. İlk sorti en kalabalık gruba. Hava Kuvvetleri hepsini öldürüyor. 40 dakika boyunca 3 sorti daha yapılıyor. 

İstihbarat neden milli?
İki nedeni var; öncelikle bu Heron görüntüleri net bir şekilde Genelkurmay’ın operasyon sırasında Predatöre ihtiyaç duymadığını düşündüğünü kanıtlıyor. Siz zaten izlediğiniz bir gruba dair, izlediğiniz zaman aralığının herhangi bir yerinde Predatör bilgisini de ister misiniz?
Milli olmasının esas nedeni başka. Levent Gök askeri geçmişi olan bir milletvekili değil. O dahi diğer komisyon üyeleri gibi izledikleri kafilenin kaçakçı olduğunu net olarak görüyor. Görüntüleri izleten askeri yetkililerin birkaçı da görüntülerin kaçakçı olduğunu net olarak ifade ediyor.
Peki, çoğu çocuk 40 kişiye F-16’larla saldırmanın nedeni ne? İşte esas soru bu. İstihbarat milli çünkü hem Heron istihbaratı hem yorumu milli. Levent Bey’e göre askerler kafayı bir terörist grubuna takmışlar ve gözleri kararmış. Açıkça sivil olduğu belli insanları dahi terörist olarak görmüşler. Esas sorumlu, bu tip yorumları mümkün kılan siyasi atmosfer. 

Sorumlu kim?
Bence sorun askerin ne yaptığı değil. Asker hükümete karşı sorumludur. Hükümetin Kürt politikası öğrencinin, gazetecinin, BDP’li siyasetçinin terörist olarak görünmesini mümkün kılan ortamı yaratırken asker elbette kaçakçıları terörist olarak görebilecektir. Daha ayrıntılı Predatör verilerini dikkate almaması ve Heron görüntüleriyle yetinmesi, Meclis Araştırma Komisyonu’na bu görüntüleri izletmemesi bence bu nedenle.
Esas sorun istihbarat eksikliği değil, olanı yanlış gören ve gösteren siyaset zaafıdır. Sorumlusu bellidir. Askerin zaafı kanıtlansa ve bazı komutanlar görevden alınsa dahi özür sorumluluğu askere düşmez.