Özgül ağırlığı Erdoğan'a yaranmak ve tükürdüğünü yalamak olan Bülent Arınç, geçmişin Hizbullah'ı bugünün Hüda Par'ına kol kanat gererek "mazlum ve mağdur" dedi.

Bunu iyi okumak gerekir zira bu bir aldatmaca değil bir yanılsamaydı.

Aksi halde hafızası olan herkes bilir ki Kürdistan'da devlet eliyle kurulmuş paravan bir çetenin tabelasıdır Hüda Par.

Domuz bağı işkencelerin adıdır.

O karanlık geçmişi, o insan onurunu hiçe sayan infazları bir matahmış gibi sahiplenenlerin partisidir.

İyi de hükümetin "ağlama duvarı" Bülent Arınç ne diye böyle bir riyakârlığa girişiyor?

Yaşayarak öğrendik ki AKP iktidarının acıdığı kişi ve ağladığı durum varsa, orada bir münasebetsizlik muhakkak vardır.

Tayyip Erdoğan'ın mahalli seçimlerden sonra söylediği sözler bugünü kavramak için anlamlıdır.

"Biz çözüm sürecini birileri nemalansın diye yürütmüyoruz, vakti gelince bu konuda gerekli adımlar atılacak."

Vakti geldi ve gerekli adımlar atılıyor.

Hükümet yeni bir din icat edip sil baştan sömürü yapamayacağı için mecburen paramiliter güçleri devreye sokuyor.

Sebep?

HDP'yi öğle veya böyle baraj altında bırakmak.

Üç öğün Selahattin Demirtaş ile uğraşmaları, kendilerinin sebep olduğu her melaneti Allah'ın adını anarak HDP'ye havale etmeleri bundandır.

Bir kedisi bile olmayan şair ruhlu siyasetçi Kemal Burkay üzerinden denenen fakat tutmayan siyasi düzenbazlık, bu sefer yeşile boyanmış din afyonuyla piyasaya sürülüyor.

Hüda Par bu yüzden "mağdur ve mazlum" oluyor.

Bu çok ağır lafı ilk kez Van'da yaşlı bir amcadan duymuştum.

Sigara tütününden sararmış kalın titrek parmaklarıyla yaşaran gözlerini silerek "bunlar onurunu kiraya veren Kürtler" oğul demişti.

Ne için ağladığını, kederinin sebebini hiç öğrenmedim ama korkunç bir zulmün eseri olan o sözü de hiç unutmadım.

Tam da bu noktada "din afyondur diyen" "muhterem" Marx'a hak vermemek elde değil.

AKP'nin bizatihi kendisi bu afyonun yani maneviyat sömürüsünün ürünüdür.

12 yıllık iktidarı boyunca ahlaki bütün değerleri tüketen iktidar partisi, yukarıda değindiğim gibi yeni bir din icat edip piyasaya sürmeyeceğine göre Hizbullahın prematüre çocuğu Hüda Par'a sarılmaktadır.

Bunun için "mağrur ve mütehakkim" AKP kadroları, İslam dinini "domuz bağı işkencelerle" özdeşleştiren Hizbullah'a kol kanat germekte, "mazlum ve mağdur" ilan etmektedir.