Bu işte bir gariplik var. Demokratik bir ülkeden bir siyasi gözlemci getirip haberlerin ve köşe yazılarının içeriğini bir anlatın. CHP iktidarda zanneder. Dünyada muhalefet partisinin iktidar partisinden daha fazla eleştirildiği başka bir ülke yok. Solu sağı sağlı-sollu hep CHP’ye...
Garip bir durum. Ak Parti döneminde 35 masum insan bombalanarak öldürülüyor, yıllardır tıkır tıkır işleyen üniversiteye giriş sınavı bile ele yüze bulaşıyor, gazeteciler, milletvekilleri, akademisyenler içeride, Kürt sorunu düğüm oluyor, bir garabet 4+4+4 tasarısı eğitim sistemini felç ediyor, OECD’nin en kötü gelir dağılımına sahip üç ülkesinden biri olunuyor, bakkal yönetemez bunlar diyenler öğrenciyi hastanelik etmeden bir süt dağıtamıyor, asgari ücret yerinde sayıyor, Avrupa’nın en çok çalışıp en az kazanan memuru aksendikaya teslim, taşeronlaşma alıp başını gidiyor, bütün komşularla savaşa sınır bir dış siyaset güdülüyor, AB süreci duruyor... Daha saysak mı?
Sortiler CHP’ye
Biz neyle uğraşıyoruz? Bakıyorum gazetelere her hafta CHP’ye en az 20 sorti. Çoğu yalan yanlış, “Ah Erdoğan bir de muhalefet partisi kuraymış” mahmur ve nazenin yalakalıkları, “CHP Alevi partisi oluyor diye Gürsel Tekin istifa etti” saçmalamaları, “Bu CHP adam olmaz” kadercilikleri, “Kapansa, bölünse, yok olsa, def olsa” çözüm önerileri...
Kardeşler, yurttaşlar, analistler işinize bir bakın. Sizin göreviniz muktediri eleştirmek, onu anlamak, yanlışlarını göstermek. Komik duruma düşüyorsunuz. Şimdi size çok şey söyleyen yok ama bir sonraki kuşağın maskarası olacaksınız. Tarihçi diye bir şey var. İzleniyorsunuz. İz bırakıyorsunuz.
Bir de yanlış anlıyorsunuz ya, sizi dinleyen muktedirler işte tam da bundan bir süre sonra batar gider. Bir örnek verelim: Gürsel Tekin’in istifası. Akbaba gibi saldırdınız. Neymiş, Yeni CHP’nin bitişiymiş. Alevileşen CHP’ye ilk frenmiş. CHP demokratikleşememiş, Gürsel Tekin de “Buraya kadar!” demiş...
Tekin niye ayrıldı?
Hadi vurun da bari isabet ettirin. Çamur bile karavana. Gürsel Tekin’in istifası bir deprem değildi. Baykal depreminin artçısı Önder Sav’ın siyasi intiharıydı. Sav ekibinin emekliye ayrılmasının artçı sarsıntısı da Gürsel Tekin’in münferit istifası oldu. İstanbul ve Ankara’da ne il, ne genel merkez yönetimi delege yazımına tenezzül etti. CHP’nin yeni yönetimi Yeni CHP’nin ancak taban inisiyatifiyle ayağa kalkacağını gördüğü için adım atmadı.
Gürsel Tekin’in istifası aslında “Örgüt bu kadar da rahat bırakılmaz” istifasıydı. Yöneticinin atadığı delegeden delegenin atadığı yönetici sistemine geçiş her zaman zor olur. Türkiye demokratikleşiyor, CHP de bunu takip ediyor. Aslında şu anda gördüğümüz şey CHP’nin zamana yayılan sessiz devriminin adımları.
Gürsel Tekin akrabalık, çıkar, iş ve ideoloji ekseninde kurduğu siyasi ağı kaybediyordu. Ankara’da bu oldu. İstanbul’da görünen köy kılavuz istemiyor. İzmir’de de gidişat bu. Zaten bu üç ilin delegesi seçimleri belirler. Blok değil çarşaf listeler üzerinden yapılacak kongrelerde Tekin’in isminin silinmesi çok muhtemeldi. Benim konuştuğum delegelerin bir bölümü Tekin’i “Baykal’ın çantasını taşıyan adam” olarak tarif etmişlerdi. “Şimdi Kemalci olması bir şeyi değiştirmez” demişlerdi. Ne kadar doğrular bilmiyorum, ne kadar haklılar beni ilgilendirmez. Ama CHP içinde böyle bir algı vardı.
Tekin’in istifası CHP’nin yenileşememesinin değil, yeni CHP’nin bir sonucuydu. Tekin, üstü çizilmeden ayrıldı. İyi de yaptı. Şimdi bir süre dinlenip biraz zaman geçince partiye geri dönmeye karar verebilir. Yeni parti ya da parti için bir muhalefet pek mümkün görünmüyor.
Yeminli CHP düşmanları bunu görmüyor. Öylesinde hat hudut bilmeden bir CHP’ye saldırma havası var ki, partinin içindeki değişim rüzgârını kaçırıyorlar. Bizim gibi CHP’li olmayan, CHP’ye oy vermemiş, Kemalizmi falan eleştiren solcuların dahi bir durup “Evet bir şeyler oluyor” dedikleri bir dönemde, ittifak kuvvetleri düşman belledikleri yerler ve kurumlarda dahi ne olduğunu göremiyor, anlamıyor, analiz edemiyor. Kılıçdaroğlu, Emine Erdoğan’ın başörtülü resepsiyona katılmasını olumlu bulduğunu söylerken, ezberleri zorlarken, onların akılları hâlâ cami satışında, ahırda.
Allah akıl fikir versin diyorum.