"Ülkemiz, Evros ve Ege'deki insanları kurtararak hukukun üstünlüğüne ve insanlığa saygı duyduğunu, katı ama adil bir göç politikası izlediğini kanıtlamıştır"

Gözden kaçırmayın

Boğaziçi Üniversitesi'ne polis müdahalesi: Gözaltılar var Boğaziçi Üniversitesi'ne polis müdahalesi: Gözaltılar var

Yunanistan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'göçmenlerin denizde ve sınırlarında ölmesine yol açtığı' yönündeki iddialarını reddederek 'tamamen asılsız ve yanlış' olarak nitelendirdi.
Yunanistan Hükümet Sözcüsü Giannis Oikonomou, bugün yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yunanistan'ın 'göçmenlerin denizde ve sınırlarında ölümüne yol açtığı' yönündeki açıklamasını reddederek "Mültecilerin araçsallaştırılması konusunda Türkiye'nin çok büyük sorumlulukları var" dedi.

"Ülkemiz, Evros ve Ege'deki insanları kurtararak hukukun üstünlüğüne ve insanlığa saygı duyduğunu, katı ama adil bir göç politikası izlediğini kanıtlamıştır" diyen sözcü, Erdoğan'ın açıklamalarını 'propaganda ve yalan suçlamalar' olarak nitelendirdi.

Ukrayna'ya gitmeden önce düzenlediği basın toplantısında konuşan Erdoğan, Yunanistan'ın göçmenlere ilişkin politikalarını eleştirerek şunları söylemişti:

"12 tane insanı orada dondurarak ölümüne seyirci kalmak öyle yenilir yutulur bir şey değil. Fakat Yunanistan'ın bu alışılmış tavrını ilk defa yaşamıyoruz. Hatta botlarda şişlenerek biliyorsunuz batırılan ve ölüme mahkum edilen nice insanlar oldu bugüne kadar. Şişlenmek suretiyle bu botların batırılması ve buralarda insanların ölüme mahkum edilmesi Yunanistan'ın alışılmış insanlara yönelik tavrının ne olduğunu göstermesi bakımından çok önemli. Maalesef Yunan medeniyetinin adeta bir göstergesiymiş gibi bir yapı var. Bu konuyla ilgili olarak bugüne kadar Avrupa Birliği hep sessiz kalmıştır, dünya sessiz kalmıştır ve bundan önceki adetlerini değiştireceklerine ben hiç ihtimal vermiyorum. Örneğin bir uydurdukları Frontex var.

Hiçbir işe yaramaz. Sadece Yunanistan'a destek vermekten öte hiçbir varlıkları yok. Şimdi de işte bu 12 tane insanı orada donmak suretiyle ölümüne seyirci kaldılar. Bizler de tabii bütün bunların karşısında yaptığımız çekimler her şeyi dünyada hangi ülkenin lideri ile görüşürsek onların önüne koyacağız. Bu mücadelemizi dünyanın gözleri önünde sürdüreceğiz. Çünkü bu insanların ölümüne seyirci olanlara karşı bizim de tam aksine bir vazifemizdir. Bu vazifemizi de en güzel şekilde yerine getireceğiz. Çünkü biz mazlumların yanında olmayı sürdüreceğiz. Bunu bir insani ve İslami görev olarak telakki ediyoruz."