'Erken seçimin kilidi Kürtler'

Kürt seçmen için son kırılma Afrin harekatı oldu

'Erken seçimin kilidi Kürtler'

Erken seçimin startı verildi. Milliyetçi politikalarıyla Kürt seçmenin desteğini kaybeden AK Parti, iktidar yarışında sadece bu cepheden yara alacak gibi gözüküyor. Şimdi gözler AK Parti'ye küsen Kürtleri hangi siyasetin konsolide edebileceğinde. İşte bu yüzden kırgın muhafazakâr Kürt seçmen 24 Haziran seçimlerinin kilit noktasını oluşturuyor.

Sibel Hürtaş'ın Al-Monito'de yer alan haberine göre "Erken seçimin kilidi Kürtler" önermesi sadece siyasi bir analiz değil, aynı zamanda son dönem ortaya çıkan anketlerin de en net sonucu. Erken seçim tahminlerini tutturan PİAR araştırma şirketi sahibi Kadir Atalay bu analistlerden biri.

Al-Monitor'a konuşan Atalay'a göre şimdiye kadar AK Parti'ye destek veren ve çoğunluğunu dindarların oluşturduğu Kürtler artık bu desteği kesti. Atalay'a göre Kürtler, Erdoğan'ı Kürt sorununun çözümü konusunda inandıkları için destekliyorlardı. Ancak gelinen noktada kendilerini "kandırılmış ve yalnız bırakılmış" hissediyorlar.

AK Parti'yi destekleyen muhafazakâr Kürtlerden eski AK Parti Milletvekili Ahmet Faruk Ünsal Al-Monitor'un "Bir Kürt olarak AK Parti'yi neden destekliyordunuz?" sorusuna şu yanıtı veriyor:

"2002'de ilk kurulduğunda AK Parti demokrasinin kilitlenmiş kapılarını açacak türden mesajlar veriyordu. 2002-2007 döneminde buna uygun bir siyasi performansı oldu, 2007-2013 döneminde çözüm sürecini başlattı. Desteğin nedeni buydu. Ama 2013 sonunda çözüm süreci bitip özellikle Suriye'de Kürt siyasi hareketi ete kemiğe bürünür bir görünürlük kazanmaya başlayınca AKP'nin çözüm sürecini rafa kaldırması ve hem bölgede hem de Türkiye'de Kürt siyasal hareketine sert bir tavır alması Kürtlerin desteğini geri çekmesine neden oldu. MHP ile yaptığı ittifak, Türkiye'deki hendek ve barikat operasyonları, Kürdistan referandumunda aldığı tavır ve Afrin operasyonu Kürtlerde hayal kırıklığı yarattı. Bu yüzden de Kürtler ciddi anlamda siyasi tercihlerini değiştirdiler."

4 PUANLIK KAYIP SÖZ KONUSU

Peki, ne kadarlık bir oy kaybı söz konusu? Kadir Atalay’ın araştırma şirketinin 23 Nisan 2018 tarihli son değerlendirmesine göre dört puanlık bir oy kaybı söz konusu.

Atalay şöyle diyor: “7 Haziran 2015 seçimlerinde AK Parti'ye oy vermeyen Kürt seçmenin oranı 4 puan. Bu seçmenler 1 Kasım 2015 seçimlerinde 'alternatifleri olmadığı' için yeniden AK Parti'ye oy verdi. Ancak 16 Nisan 2017'deki anayasa referandumunda bu oran yine AK Parti'den uzaklaştı. AK Parti'ye oy vermeme yönündeki tercihlerini hala koruyorlar. AK Parti'nin oy kaybı konusunda yaptığımız araştırmalar 'çatışma ortamını değil barış sürecini destekleyen Kürt seçmenler' üzerinden 4 puanlık bir kaybın söz konusu olduğunu ortaya koyuyor."

AK Parti-MHP milliyetçi muhafazakâr bloğunun Kürt karşıtlığı üzerinden şekillendiği ortadayken muhalefetin esas gündem maddesi şu: Bu oylar nereye kanalize edilecek?

SON KIRILMA NOKTASI AFRİN HAREKATI

Kürtler açısından en son kırılma noktasını Afrin harekâtı oluşturuyor. Nitekim, HDP de seçim startını tam bu noktadan verdi. HDP Eş Başkanı Pervin Buldan erken seçim iradesinin ortaya çıktığı ilk gün, “Afrin'e giderken 'Osmanlı tokadı atacağız’ dediler ya seçimlerde Kürt tokadı yemeye hazır olun. Afrin'e giderken söylediğiniz türküler boğazınıza takılacak” diye konuşmuştu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, “HDP seçmeni olmasa da Kürtler Afrin operasyonuna, Kürtçe tabelalarının kaldırılıp Türkçe tabelaların konulmasına, vekillerin cezaevlerine girmesine yanıt verecek. Kürtlere karşı inanılmaz bir ret ve inkâr politikası devreye girmiştir. Kürtler politik bir halktır, buna yanıt verecekti" değerlendirmesinde bulundu

Peki, HDP, kararsız Kürt seçmeni nasıl ikna edecek? Beştaş bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Tüm halkımıza mesajımız: Size yapılan düşmanlıklara en iyi yanıtı siz verebilirsiniz. Yanıtınızın sonuna kadar destekçisi olacağız.”

Araştırmacı Atalay AK Parti'ye destek veren Kürt seçmen profilini "muhafazakâr, Sünni Müslüman, dindar Kürtler" tanımlıyor. HDP'nin dindar milletvekillerinden Ayhan Bilgen de Al-Monitor’a şöyle diyor: “Seçim kampanyası Ramazan ayına denk geliyor. Recep Tayyip Erdoğan Ramazan ayında din üzerinden bir söylem hegemonyası kuracak. Bu bilinçli bir tercih. Buna karşı retorik üretebilecek bir kadroya sahibiz. Buradaki din istismarının önünü keseceğiz."

KARARSIZ VE KÜSKÜN KÜRT SEÇMENİN ORANI AZ DEĞİL

Atalay'a göre küskün Kürtlerin oyları HDP, Saadet Partisi ve İyi Parti arasında bölünüyor. Ama kararsız, küskün Kürt seçmenlerin oranı da az değil. Ve Atalay'a göre bu seçmen kısa zamanda yeni bir alternatif bulamazsa oyunu ya yine Erdoğan'a verecek ya da sandığa gitmeyecek. 

HDP de kendisine oy vermeyen Kürtlere yönelik politikalar oluşturmaya başladı. Kısa süre önce Kuzey Irak'a eş başkanlık düzeyinde bir ziyaret gerçekleştirilerek Mesud Barzani ile buzları eritme adına önemli bir adım atıldı. HDP'nin bu kapsamdaki politikasını parti sözcüsü Ayhan Bilgen, "Diğer partilerle de temas içinde olacağız" diye anlatıyor.

Kararsız seçmen için alternatif yaratılabilir mi? Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener bunu şöyle yanıtlıyor: “AK Parti’ye ve Erdoğan’a destek veren Kürt seçmeni oradan koparmanın tek aracı HDP'dir."

Şener CHP ve Saadet Partisi'ni de "Bu gerçeği görün" sözleriyle uyarıyor.

Seçimin kilidini Kürtler oluşturacaksa Kürt karşıtlığı temelinde yükselen milliyetçi muhafazakâr AK Parti-MHP bloğuna karşı ortaya konulacak en etkili seçim stratejisinin kırgın Kürtlere kucak açacak bir HDP ve HDP'ye kucak açacak bir muhalefet bloğunun yaratılmasından geçtiği görülüyor.

Güncelleme Tarihi: 24 Nisan 2018, 22:59

Sen değilsen kim? Şimdi değilse ne zaman?
Demokrat Haber'e Patreon'dan şimdi destek ol, bağımsız, özgür ve alternatif bir medya girişiminde tuzun olsun: patreon.com/demokrathaber

YORUM EKLE