SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen, üçüncü ittifaka yönelik açıklamalarda bulundu

SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen, HDP'nin ve SOL Parti'nin ittifak görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen, "bugünkü koşullarda henüz nasıl yapılacağı belli olmayan bir seçim konusunda" ittifakların da parlamentoda nasıl temsil edileceğine ilişkin bir tartışmayı öne almanın yanlış olduğunu düşündüklerini belirtti.

Gözden kaçırmayın

Davutoğlu, 'Türkiye Masası' videosuna 5 genel başkanı da etiketledi Davutoğlu, 'Türkiye Masası' videosuna 5 genel başkanı da etiketledi

Cumhuriyet TV'ye konuşan İşleyen, barajın kaldırıldığı, bütün eşitsizliğin ve adaletsizliğin kaldırıldığı bir demokratik seçim ortamında bir kurucu meclis oluşturulmasını talep ettiklerini söyledi.

HDP'nin davet ettiği toplantıyla ilgili açıklamalarının tartışmaya vesile olduğunu söyleyen SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen, yapılan görüşmelerde gerek seçime ilişkin gerek tutum belgesine ilişkin tartışmalarını ve önerilerini paylaştıklarını söyledi.

'AKP'NİN SİCİLİNDEN TANIYORUZ Kİ...'

İşleyen, Cumhuriyet TV ile yaptığı görüşmede öncelikle bugünkü koşullarda henüz nasıl yapılacağı ve ne zaman yapılacağı belli olmayan bir seçim konusunda ittifakların da parlamentoda nasıl temsil edileceğine ilişkin bir tartışmayı öne almanın yanlış olduğunu söyleyerek, "Böyle bir seçim hakkındaki tartışmaya vekillikten ve ittifaktan başlamak doğru değil. SOL Parti açısından biz bir uyarı görevini de gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü hepimiz biliyoruz ve AKP'nin sicilinden tanıyoruz ki Türkiye olağan bir seçim sürecine gitmeyecek. Bütünüyle koşulları önceden AKP tarafından tayin edilecek ve kazanmayı garanti altına alacakları, mümkünse de yapabilecekleri her tür hileyi, kötülüğü yapabilecekleri bir alanı arıyorlar" dedi.

Bakın belirli bir güç kazanmış olmak, iktidarın özellikle ekonomik krizle birlikte bir güç kaybetmiş olması, onun hamlesiz kaldığı, bu süreci tersine çeviremeyeceği ve mutlak bir yenilgiye sürükleyeceği anlamına gelmemeli. Bu bir rehavettir ve bizi yenilgiye götürür. Biz bu uyarıyı yapıyoruz" dedi ve  iktidarın atacağı adımlara karşı birleşik bir toplumsal seferberliği de birlikte örgütlemeye çağrı yaptı.

'ANTİEMPERYALİST BİR TUTUM İÇERMİYORLAR'

İşleyen, tutum belgesine ilişkin, HDP'nin bu tutum belgesiyle AKP karşısında net bir hayır çizgisinde bulunmasını önemli bulduklarını belirtti.

Fakat tutum belgesinin AKP sonrasındaki dönüşüm programına baktıklarında, 20 yıllık AKP rejiminin inşa edildiği temel noktaları es geçtiğini gördüklerini söyledi. Hilafeti çağıran, bütün devleti tarikatların, cemaatlerin kontrolüne geçtiği gerici bir düzene karşı bir tavırsızlık olduğunu söyleyen İşleyen, kapitalist sistemin yarattığı sorunlarla gerçek bir mücadele eksenine de sahip olmadıklarını ve Türkiye'nin bütün kurumlarının özelleştirilmesine karşı, onları iptal edecek bir mücadele eksenine sahip olmayarak antiemperyalist bir tutum içermediklerini söyledi.

BARAJSIZ SEÇİM TALEBİ

Türkiye'de çok büyük değişim talebi olduğuna değinen İşleyen, bu talebin millet ittifakına sığacak bir talep olmadığını söyledi.

Esas olarak toplumun bu açığa çıkan değişim talebini örgütleyen bir toplumsal mücadelenin örgütlenmesin esas olduğunu düşündüklerini belirtti ve sözlerine şu şekilde son verdi:

"Biz kendi öz gücümüzle barajsız bir seçimde temsil hakkımızı talep ederiz. Türkiye önümüzdeki dönemde uzun bir etaptan geçecek. Birinci etap bu iktidardan kurtulmak, ama kurtulma sonrasında başlayacak çok zorlu bir dönem var ve o dönemdeki taleplerimizden bir tanesi Türkiye'nin dönüşüm süresinin bir kurucu meclis eliyle sürdürülmesi. Barajın kaldırıldığı, bütün eşitsizliğin ve adaletsizliğin kaldırıldığı bir demokratik seçim ortamında bir kurucu meclis oluşturulması her grubun her siyasetin kendini özgürce, kendi gücüyle kendini orada temsil etmesini istiyoruz.''