Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı onaylayan kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Elektronik oylamada 398 milletvekili oy kullandı, teklif 279 kabul, 119 ret oyuyla geçti. Çekimser, boş ya da geçersiz oy çıkmadı. Anlaşma, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırıyı üçüne birden yapılmış sayıyor. AK Parti, MHP ve CHP teklife destek verdi. DEM Parti, İYİ Parti, YENİ Parti ve Yeni Yol Grubu ret oyu kullandı.

Oylama gece yarısını geçti

Teklif 20 Ekim’de TBMM’ye sunuldu, 27 Ekim’de Dışişleri Komisyonu’ndan geçti. Genel Kurul, 4 Kasım’da üç maddelik teklifin ilk maddesini kabul etti. Komisyon yerinde bulunmadığı için görüşmelere ara verildi. Kalan iki madde ve teklifin tamamı, TBMM’nin açıklamasına göre 6 Kasım’ın ilk saatlerinde oylandı. Teklif, sunuştan 16 gün sonra yasalaştı. 592 milletvekilinin bulunduğu Meclis’te oylamaya 398 kişi katıldı. Kabul oranı yüzde 70,1, ret oranı yüzde 29,9 oldu. Muhalefet partilerinin birçok milletvekili oylamada hazır bulunmadı.

Yerli Amerikalı kadınlar tarih yazdı: Haaland vali, Flanagan Senato yolunda
Yerli Amerikalı kadınlar tarih yazdı: Haaland vali, Flanagan Senato yolunda
İçeriği Görüntüle

Anlaşma nedir?

7 Ağustos’ta Mekke’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan anlaşma 16 maddeden oluşuyor. Üç ülke “çekirdek taraflar” olarak tanımlanıyor. Anlaşma, NATO’nun ortak savunma ilkesine benzer bir karşılıklı yardım yükümlülüğü getiriyor.

Birinci maddeye göre taraflardan birinin egemenliği, toprak bütünlüğü ya da uluslararası alanda tanınan sınırları tehdit edildiğinde diğerleri tehdidi gidermek için “gerekli tüm yöntemleri” kullanacak. İkinci madde, dışarıdan gelecek bir silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını düzenliyor. Diğer iki ülke, sağlayabilecekleri yardım imkânlarını kullanarak saldırıya uğrayan ülkeye derhal destek verecek. Askeri yardım da bu seçenekler arasında. Taraflar BM Şartı’nın 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkı çerçevesinde, ihtiyaç duyulan desteğin türü ve kapsamı üzerinde birlikte anlaşacak.

Teklifin gerekçesinde, ortak savunma hükmünün kendiliğinden işlemeyeceği ve kararların istişareyle alınacağı belirtiliyor.

İş birliği alanları

Anlaşma, savunma sanayisinde teknoloji paylaşımını, ortak araştırma-geliştirmeyi ve ortak üretimi öngörüyor. Barışta ve savaşta ortak tatbikatlar, eğitim programları ve personel değişimi teşvik edilecek. Taraflar terörizme karşı operasyonlarda iş birliğini artıracak, güvenli kanallardan istihbarat paylaşacak. Savaşta, barışta ve diğer olağanüstü durumlarda, imkânlar ve teçhizatın uyumluluğu ölçüsünde birbirlerine silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer askeri teçhizat sağlayacaklar.

Anlaşmayı üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi yönetecek. Komite yılda iki kez toplanacak. Yeni ülkelerin kabulü için üç kurucu ülkenin onayı gerekecek. Komiteye bağlı sekretaryanın merkezi Suudi Arabistan’da olacak. Genel sekreterlik görevini üç ülke dönüşümlü olarak üçer yıl üstlenecek, ilk genel sekreter Pakistan vatandaşı olacak.

İlk 10 yıl çekilme yok

Anlaşma süresiz. Taraflar ancak yürürlüğe giriş tarihinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra, diğer iki ülkeye en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilebilecek. Çekilme halinde sürmekte olan ortak projeler devam edecek, gizli bilgi ve belgeleri koruma yükümlülüğü de sürecek.

TBMM’nin kabul ettiği kanun, anlaşmayı yalnızca Türkiye açısından onaylıyor. Anlaşma, üç ülkenin onay işlemlerini tamamlamasının ardından son onay belgesinin sekretaryaya teslim edildiği gün yürürlüğe girecek. Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın iç onay süreçlerini tamamladığını 27 Ekim’de komisyona bildirmişti.

Asker gönderme tartışması

Genel Kuruldaki tartışma, ortak savunma taahhüdünün Türkiye’ye hangi koşullarda asker gönderme yükümlülüğü getireceği üzerinde yoğunlaştı. CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, bölgesel güvenlik iş birliğine destek verdiklerini, ancak anlaşmanın Türk Silahlı Kuvvetlerini sonu belirsiz girişimlere dahil etmek için gerekçe gösterilemeyeceğini söyledi. Öztrak, Meclis’in asker gönderme yetkisinin korunmasını istedi. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ise Türkiye’nin kendi iradesi dışında bir çatışmaya girmeyeceğini, askerin yurt dışına gönderilmesi için Meclis’in tezkere çıkarması gerektiğini söyledi. Anayasa’nın 92. maddesi bu yetkiyi TBMM’ye veriyor.

Muhalefet partileri farklı gerekçelerle ret oyu kullandı. YENİ Parti, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol, Türkiye’nin üstleneceği askeri yükümlülüklerin belirsizliğine ve bölgesel çatışmalara çekilme riskine dikkat çekti. Milletvekilleri, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki Husilerle çatışması ya da Pakistan-Hindistan geriliminin tırmanması halinde Ankara’dan nasıl bir yardım istenebileceğini sordu. İYİ Parti ayrıca ilk 10 yılda çekilememe şartını eleştirdi. YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, anlaşmayı sert bir dille eleştirdi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ise Türkiye’nin Husi saldırılarına karşı caydırıcılık hedeflediğini ve Husilerle çatışmaya girme planlarının bulunmadığını söylemişti.