Oluç, “Cizre’de ilçe binamızı vandalca basarak neyin intikamını alıyorsunuz? “ diye sordu.

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Yüksek enflasyon ve ekonomik krize değinen Oluç,  “Bıkmadan usanmadan bir hayal dünyası oluşturuyor ve hayal satmaya devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanının yakın dönem enflasyon ile ilgili söylediklerine göz attığımızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor. 2021 Aralık ayında çıkıp dedi ki "Şubat'ta enflasyon düşecek," Şubat'ta çıktı dedi ki "Nisan, Mayıs'ta enflasyon düşecek." Ardından Mart ayında çıktı Temmuz'da düşecek dedi. En son Nisan ayında çıktı ve dedi ki "Aralık ayından itibaren her ay enflasyonun nasıl düştüğünü göreceksiniz". Yani her ay enflasyon düşmesi ile ilgili yeni bir tahmin, tutmayan bir tahmin. İnsan ne diyeceğini şaşırıyor. Ancak sorun Hazine ve Maliye Bakanında değil“ dedi.

HDP Cizre İlçe binasına yapılan baskına değinen Oluç, “Yahu bütün psikopatları Cizre ve Şırnak Emniyetine mi topladınız? Bugün bu baskını yapıp Cizre İlçe Örgütümüzü bu hale getirenleri, Şırnak’ta bir avukatın bacaklarını kırıp hastanelik edeni hepsini aynı yere mi topladınız? İçişleri Bakanı size soruyorum; hepsini aynı yere mi topladınız? Bu tür durumlar karşısında hukuk ve demokrasi mücadelemizi sürdüreceğiz. Siz Cizre’de Newroz'da meydanları doldurmuş olan on binlerce insanın iradesini kıramazsınız, boyun eğdiremezsiniz. Bu tür hukuksuzlukları yıllarca yaptınız ama işte insanlar Newroz'da böyle çıktılar. Bunu görün anlayın diye söylüyorum. Bu hukuksuzluklar karşısında demokratik, siyasi ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz”  ifadelerin kullandı.

Ekonomideki gelişmelere ve Cizre ilçe binamıza yapılan saldırıya değinen Oluç, şunları söyledi:

“HAZİNE VE MALİYE BAKANI HAYAL SATMAYA DEVAM EDİYOR”

İki konuya değineceğim bugün, biri ekonomi. 21 Mart’ta konuşmuştu Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Nebati, daha sonra 9 Nisan’da bir daha konuştu. 18 gün boyunca susunca düşünme ve gerçekleri görme dönemi yaşıyor diyerek sevinmiştik. 9 Nisan’da yaptığı açıklamalarla gerçekleri görmemeye devam ettiğini anladık. Bıkmadan usanmadan bir hayal dünyası oluşturuyor ve hayal satmaya devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanının yakın dönem enflasyon ile ilgili söylediklerine göz attığımızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor. 2021 Aralık ayında çıkıp dedi ki "Şubat'ta enflasyon düşecek," Şubat'ta çıktı dedi ki "Nisan, Mayıs'ta enflasyon düşecek." Ardından Mart ayında çıktı Temmuz'da düşecek dedi. En son Nisan ayında çıktı ve dedi ki "Aralık ayından itibaren her ay enflasyonun nasıl düştüğünü göreceksiniz". Yani her ay enflasyon düşmesi ile ilgili yeni bir tahmin, tutmayan bir tahmin. İnsan ne diyeceğini şaşırıyor. Ancak sorun Hazine ve Maliye Bakanında değil.

“BU KADAR BECERİKSİZ VE ACİZ BİR BAKANLA EKONOMİ DÜZE ÇIKMAZ”

Hazine ve Maliye Bakanının yakın geçmişine baktığımızda böyle örnekler görüyoruz. Nurettin Nebati, bakan yardımcısı olduktan 15 gün sonra -o zaman Bakan Berat Albayrak idi- 20 Eylül 2018’de bir açıklama yaptılar ve 2019 hedeflerini sıraladılar. Hani "burası çok önemli" lafının geçtiği açıklamaydı bu ve o açıklamanın hedefleri kısa zamanda tamamen yanlışlandı.

Yetmedi o zaman Bakan Yardımcı olan şimdiki Hazine ve Maliye Bakanı 20 Eylül 2018’de 2019-2021 yıllarını kapsayan orta vadeli programı açıkladı.

Bütün öngörüler ve veriler çöktü. O gün bakan yardımcısı olan kişide değil kabahat. Bütün verileri yanlış çıkmış olan orta vadeli planlar, yeni ekonomi planı gibi planlar açıklandığı sırada bakan yardımcısı olarak onu atayan ve bütün veriler yanlış çıkmasına rağmen Hazine ve Maliye Bakanı olarak onu atayan kişide kabahat. Sorun AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'da, yani büyük ekonomistte sorun. Büyük ekonomist Hazine ve Maliye Bakanının bu yanlışlarını ve öngörüsüzlüğünü göremediği için onu bakan yaptı, şimdi bu durumdayız.

Bu kadar beceriksiz ve aciz bir Hazine ve Maliye Bakanıyla fiyat istikrarı sağlanacak, ekonomi düze çıkacak; işçi, emekçi, emekli, engelli, köylü, esnaf, çiftçi, genç, kadın biraz rahatlayacak, nefes alacak diye bekleniyor. Olacak iş değil enflasyon ile ilgili tutumu. Bütün söyledikleri birer birer yanlış çıkan birinden bahsediyoruz. Aralık'tan sonra düşecek dedi ya enflasyon, peki Aralık'a kadar kaça çıkacak, onu söylemedi. Aralık'tan sonra niye düşürmeye başlayacaksınız, çünkü seçimlere yaklaşıyorsunuz değil mi? Bir konuşma yaptı. Fiyat istikrarını şöyle sağlayacak, para politikamız şöyle olacak, istihdamı şöyle sağlayacağız, üretimi şöyle artıracağız, tarımsal üretim için çiftçiye köylüye şöyle destekleme yapacağız, vergi adaletini sağlamak için şöyle adımlar atacağız, kamu maliyesini düzeltmek için şöyle tedbirler alacağız demesini bekliyoruz. Yok. Hazine ve Maliye Bakanı ne diyor; "Her zorlukta merak etmeyin kesinlikle kolaylık vardır. İnanan bunu bilir. Yeter ki biz işimizi sağlam yapalım, birbirimize inanalım, bir olalım beraber olalım." Ekonomi ile ilgili içinde bir şey var mı? Yok, devam ediyor: "Azmi enerjiye dönüştürelim ve bu enerji ile yolumuza devam edelim."

Bir enerji pompalaması var. Gözlerde pırıltılı bakışlar. "Enflasyonu görüyoruz," demiş. Tek söylediği şey bu, bravo! Enflasyon TÜİK’in hormonlu verilerine göre çıkmış yüzde 61’in üzerine. Gerçek enflasyon çok daha yüksek, görüyoruz demiş. Bravo. Şimdi böyle bir Hazine ve Maliye Bakanı olabilir mi ekonomiyle ilgili hiçbir tedbir açıklamayacak onun yerine kol kola verelim, moral verelim, hissedelim hissettirelim diyecek. Sanki Hazine ve Maliye Bakanı değil Diyanet İşleri Başkanı konuşuyor, hutbe veriyor. Böyle bir tutumla ekonominin düzeltilmesi, toplumun ve halkın rahatlayacağı adımlar atılması, yoksulluğun azaltılması, açlık ve işsizliğin giderilmesi mümkün değil.

“ASGARİ ÜCRET ERİDİ BİTTİ, ENFLASYONUN ALTINDA KALDI”

Sadece Hazine ve Maliye Bakanı değil Tarım Bakanı da var. Sayın Kirişçi demiş "Aç ve açıkta kalan yok." Eh bravo! "Cumhurbaşkanımızın talimatıyla vatandaş ucuz et yiyebilsin diye ortalamanın yüzde 15-20 altında et satışına başladık Et ve Süt Kurumunda." demiş ayrıca. Et ve Süt Kurumu ete yüzde 48 artış yaptıktan sonra şimdi market ortalamasının yüzde 15-20 altında satacaklarını söylüyorlar. E, bir yılda et fiyatları ne kadar artmış, yüzde 76. Bu şaka yapmak, alay etmek gibi bir şey, bunu görmüyor musunuz? Üstelik TÜİK verileriyle yüzde 76 artmış et fiyatları.

Arka arkaya çok örnek vermek mümkün. AKP’li bir milletvekili Yunus Kılıç komisyon başkanı. O da market zincirlerinin gıda terörü yarattığını söyledi. E, buldunuz burada da bir terör, o zaman bu market zincirlerini kapatıverin, bu market zincirlerinin sahiplerini tutuklayın terörden. Yaparsınız, halka mesaj verirsiniz. Bir de asgari ücret meselesi var. Daha önce burada da Genel Kurulda da konuştuk. AKP Grup Başkanvekilleri Cahit Özkan ve Muhammet Akbaşoğlu asgari ücreti Temmuz'da değerlendireceklerini söyledi. Sonra Cumhurbaşkanı sıfatıyla AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan bunu yalanladı. İki gün önce Hamza Dağ hem vekil hem de AKP yöneticisi, "Asgari ücretle ilgili gelen verilerde enflasyonun altında kaldığını görürsek gerekirse müdahale etmekten çekinmeyiz" dedi. Siz asgari ücreti artırmışsınız, o asgari ücret erimiş bitmiş enflasyonun altında kalmış, hatta 2021 asgari ücretinden yemeye başlamış. Hala gerekirse değerlendiririz diyorsunuz. Daha ne kadar bekleyeceksiniz! Genel Başkanınız dedi ki Aralık'ta. Siz şimdi halkı aldatmaya devam etmeyin. Halkı aldatan bir de kurumumuz var. Üzülerek söylüyoruz

“TÜİK VE İŞ-KUR’UN İŞSİZLİK VERİLERİ ARASINDAKİ 1 MİLYON FARK NEYİN NESİ?”

TÜİK. Şubat ayı işgücü verilerini açıkladı. İşsiz sayısı bir önceki aya göre 178 bin azaldı. İşsiz sayısının azalması tabii ki önemli ama gerçek bu mu? Madem işsizlik azaldı 178 bin, Van’da 107 kişilik iş alımı ilanına 44 bin 800 kişi başvuruyor.

Gözden kaçırmayın

DEVA Antep mitingi başladı: Duyuyor musun Beştepe? DEVA Antep mitingi başladı: Duyuyor musun Beştepe?

Adıyaman’da 9 kişilik iş ilanına 5 bin 217 kişi başvurdu. Gaziantep'te 66 kişilik işçi alımı ilanına 15 bin kişi başvurdu. Neden bahsediyorsun sen TÜİK? Peki, bu TÜİK devlet kurumu da İŞ-KUR neyin kurumu? Neden TÜİK’in verileri ile İŞ-KUR’un verileri çelişiyor? TÜİK’in verileri ile İŞ-KUR verileri arasında yaklaşık 1 milyon işsiz farkı var, neden böyle?

İŞ-KUR’un verilerine göre Şubat 2021 ile Şubat 2022 arasında kayıtlı işsiz sayısı 325 bin artmış. TÜİK’e göre aynı dönemde işsiz sayısı 623 bin azalmış. Ne oluyor? 948 bin kişilik bir fark var, nereye gitti bu 948 bin kişi belli mi, belli değil. Biz neyi görüyoruz aslında, Türkiye’de işsizlik ve enflasyon ile mücadele eden tek kurum TÜİK. Sürekli işsizlik ve enflasyon verileriyle oynuyor, iktidarın işine yarayacak hale getiriyor. Yani mücadele ediyor. Biri çıkıyor iktidar sözcülerinden enflasyon kontrol altında diyor, diğeri işsizlik kontrol altında diyor, bir diğeri cari açık kontrol altında diyor. Cari açık arttıkça artıyor. Faiz kontrol altında, kur kontrol altında ama her şey artıyor. Nasıl artıyor belli değil ama kontrol altında olan tek kurum TÜİK bu belli. Hakikaten kontrol altında, yaptığı açıklamalarda pembe bir tablo çiziliyor. Seçim anketlerini de TÜİK’e yaptırın iktidar olarak, AKP ve MHP olarak rahatlarsınız. TÜİK size pembe tablolar çizmeye devam eder.

“YÜZDE 90 OY ALDIĞIMIZ CİZRE’DE VANDALCA İLÇE BİNASINI BASARAK NEYİN İNTİKAMINI ALIYORSUNUZ?”

Size iki fotoğraf göstereceğim. Bu fotoğraflar nedir biliyor musunuz Cizre'de bu sabah ilçe örgütümüze yapılan baskın sonrası fotoğraflar. Kapıları kırmışlar, 4 katlı ilçe binamızı yıkmışlar, her şeyi yerlere saçmışlar. Bu fotoğraflar vandallığın, barbarlığın fotoğrafıdır. Bu fotoğrafların ortaya çıkmasına neden olan Şırnak ve Cizre İlçe Emniyetinin, kolluk güçlerinin vandallığının ve barbarlığının fotoğrafıdır, hukuksuzluğun fotoğrafıdır. Bu ne rezalettir! 4 katlı ilçe binasını basacaksınız, yüzde 90 oy aldığımız bir ilçede ilçe binasını bu hale getireceksiniz. 8 kişi gözaltına alınacak, yerle bir edeceksiniz ilçe binasını.

Namazlıklar dahil botlarınızla basacaksınız, kapı pencereleri kıracaksınız, soba bacasındaki isi alacaksınız ellerinizle duvarlara, kapılara, posterlere, eşyalara süreceksiniz.

Vandallıktan bu kadar çok nasibini almış bir kolluk gücünden bahsediyorum. Parti dokümanlarını yere atacaksınız. İzmir’de alçakça katledilmiş olan Deniz Poyraz arkadaşımızın posterini isle kaplayacaksınız, yere atıp yırtacaksınız.

Selahattin Demirtaş’ın posterini isle kaplayıp yırtıp yere atacaksınız. Nedir bu nefret, bu şiddet? Bu hukuksuzluk, bu barbarlık nedir? Neyin intikamını alıyorsunuz? Kürt halkından, Cizre’den neyin intikamını alıyorsunuz? Size söyleyeyim Cizre'deki Newroz görüntüsünün intikamını alıyorsunuz, bunun için yapıyorsunuz değil mi? Durum bu, Newroz'un görüntüsünün intikamını alıyorsunuz.

“CİZRE’DE NEWROZ'DA MEYDANLARI DOLDURAN ON BİNLERİN İRADESİNİ KIRAMAZSINIZ”

Evvelsi gece bir olay yaşanmış Şırnak'ta duydunuz mu bilmiyorum. Serkan Karakaş adlı bir avukata bir polis memuru arabasıyla çarpıyor ve ağır yaralıyor. Diyeceksiniz kaza olmuş, öyle değil. Serkan Karakaş’ın arabası bozulmuş kenara çekmiş. Polis memuru kendi arabasıyla geçiyor gidiyor, sonra geri geri geliyor arabasını tamir etmeye çalışan Serkan Karakaş’ı eziyor. Kaza dediğiniz böyle oluyor. Bu polis memurunu gözaltına almışlar ne demiş: "Psikolojim iyi değildi, gaipten sesler duydum onun için yaptım." 3 saat ameliyat oluyor Serkan Karakaş. Geçmiş olsun. Belki yeni ameliyatlara ihtiyacı olur. Yahu bütün psikopatları Cizre ve Şırnak Emniyetine mi topladınız? Bugün bu baskını yapıp Cizre İlçe Örgütümüzü bu hale getirenleri, Şırnak’ta bir avukatın bacaklarını kırıp hastanelik edeni hepsini aynı yere mi topladınız? İçişleri Bakanı size soruyorum; hepsini aynı yere mi topladınız? Bu tür durumlar karşısında hukuk ve demokrasi mücadelemizi sürdüreceğiz. Siz Cizre’de Newroz'da meydanları doldurmuş olan on binlerce insanın iradesini kıramazsınız, boyun eğdiremezsiniz. Bu tür hukuksuzlukları yıllarca yaptınız ama işte insanlar Newroz'da böyle çıktılar. Bunu görün anlayın diye söylüyorum. Bu hukuksuzluklar karşısında demokratik, siyasi ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz.

“DEMİRTAŞ BİZİM TUTUM BELGEMİZE VE AÇIKLADIĞIMIZ İLKELERE İŞARET EDİYOR”

SORU: Mansur Yavaş aday olmayacağını açıkladı, Demirtaş’ın konuyla ilgili açıklamaları oldu. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sayın Demirtaş’ın açıklamasını okudum. Sayın Demirtaş açıklamasında diyor ki "HDP’nin Eylül 2021’de açıkladığı tutum belgesini kabul eden, o ilkeleri uygulama kapasitesi, niyeti, samimiyeti olan ve kazanabilecek bir adayı destekleyebiliriz". Yani 2021’de açıkladığımız tutum belgesine işaret ediyor. "Cumhurbaşkanı adaylığında isimden çok ilkelere bağlı olup olmayacağına bakarız" diyor. Yani bizim Eylül 2021’de söylediklerimizi devam ettiriyor. Diyor ki “Elbette Millet İttifakı kendi adayını kendileri belirleyecektir, isim olarak bizim kendilerine bir dayatmada bulunmamız söz konusu olamaz.” Demirtaş’ın açıklamaları bunlar. "İsim noktasında herhangi bir fikir beyan etmem doğru olmaz." diyor.

“ADAYI MÜZAKERE ETMEYE HAZIRIZ, BİZİMLE MÜZAKERE OLMAZSA DA BAŞIMIZIN ÇARESİNE BAKARIZ”

Mansur Yavaş’ın aday olup olmayacağıyla ilgili Demirtaş’ın herhangi bir açıklaması yok. İmamoğlu ile ilgili de "İmamoğlu'nun yaptıklarını takip etmeye çalışıyorum." diyor. Geçmiş dönem Eş Genel Başkanımızdır, aynı zamanda İstanbul Milletvekilidir. Tabii ki İstanbul Büyükşehir Belediyesinin neler yaptığını takip eden bir kişidir. Burada da bir acayiplik yoktur. Bu tartışmaları Selahattin Demirtaş üzerinden köpürtmeye çalıştı bazı odaklar ama buradan ekmek çıkmaz. Demirtaş, partinin kararlarına ve tutum belgesine uyumlu olduğunu bir kez daha ilan etmiştir. HDP olarak aday çıkarıp çıkarmayacağımızı kurullarımızda tartışacağız. Çıkacak adaylarla ilgili müzakere etmeye hazırız. Ama müzakere yapılmazsa bizimle, ilkelerin ve yeni dönemde atılacak adımların neler olacağına dair biz o zaman başımızın çaresine bakarız. Aday çıkarıp çıkaramayacağımıza kurullarımızda karar vereceğiz.