MİT krizi ile ilgili kanunun yasallaşmasına kadar sessiz kalan, yasa imzalandıktan sonra ortaya çıkan RTE "Hiçbir zaman seçilmişleri atanmışlara kurban etmeyiz" şeklinde konuştu. Başbakan RTE’ye bir kez daha anımsatıp sormakta fayda var. “Seçilmişleri atanmışlara kurban etmeyeceğiz” diyorsun da, peki, şu an zindanlarda onlarca Belediye Başkanı ve bazı milletvekili yok mu? Onlar emrindeki güvenlik güçlerince gözaltına alınıp, tutuklanmadı mı? Onlar seçilmiş değil mi?

 

Sen hangi seçilmişlerden bahsediyorsun?  Bu ‘seçilmişler’ sadece senin seçtiklerin mi?

 

Hakan Fidan’ı da sen mi seçtin? Sen mi atadın?  Seçilmiş biri mi, atanmış biri mi Fidan?

 

Savcı Sadrettin Sarıkaya atanmış oluyor da, Ragıp Zarakolu ve Dr. Büşra Ersanlı’yı tutuklatan özel savcılar atanmış değiller mi?  O savcıları da görevden alacak mısın?

 

Deniz Feneri yöneticilerine dava açan 3 savcıya dava açılmasına izin veriyorsun da, zindanlardaki 105 gazeteciye soruşturma açıp tutuklayan savcıların da yargılanması için izin verecek misin?

 

Ola ki, cesur bir savcı çıksın ve doğuda, güneydoğuda yüzlerce, belki de binlerce kişinin katili Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ı veya “1.000 operasyon  yaptım” diyen Mehmet Ağar’ı, tutuklamaya kalksın.. Bu kişiler de başbakanların özel görevlisi olduklarını söylüyorlar..  Ha sahi böyle bir talep olduğunda ne yapacaksın Sayın Başbakan?

 

Anlaşılan o ki, bu kanunla asıl yapılmak istenen bundan böyle Başbakan tarafından görevlendirilen kişiler hangi kirli işlere bulaşırlarsa bulaşsınlar, ne tür insan hakkı ihlali ya da yolsuzluk yaparsa yapsınlar Başbakan’dan izinsiz ifadeye çağrılamayacaklar, adalet önünde hesap vermeyecekler.