Polisten Cumartesi Anneleri'nden Hanife Yıldız'a: 'Şov yapma'

Cumartesi Anneleri, engellemelere rağmen Büyük Parmakkapı sokakta oturma eylemine başlayarak basın açıklaması gerçekleştirdi

Polisten Cumartesi Anneleri'nden Hanife Yıldız'a: 'Şov yapma'

İçişleri Bakanlığı tarafından Galatasaray meydanında oturmaları yasaklanan Cumartesi Anneleri 702'nci hafta eylemlerini yapmak için İstanbul İHD şubesinde bir araya geldi.

Cumartesi Anneleri’nin 702’nci haftaki eylemine HDP Milletvekilleri Garo Paylan, Züleyha Gülüm, Ali Kenanoğlu, Ahmet Şık, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, Gazeteci Hrant Dink’in oğlu Arat Dink, kayıp yakınları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Türkiye’nin bir çok ilinden baro başkanları, Türkiye Yazarlar Sendikası üyeleri cumartesi annelerine destek vermeye geldi. Saat 11.30’da İHD önünden Galatasaray Meydanı’na yürüyüşe geçen Cumartesi Anneleri’nin önü Büyükparmakkapı sokakta polis tarafından kesildi.

‘ŞOV YAPMA’

Polisler yapılan açıklamanın hukuksuz olduğunu ve müdahale edeceklerini söyledi.

Bunun üzerine Cumartesi Anneleri’nden Hanife Yıldız, “Ben anneyim, oğlumun akıbetini soruyorum. Beni engelleyemezsiniz” diyerek fenalık geçirdi.

Polis ise, ‘Şov yapma’ dedi.

Anneler bütün engellemelere rağmen Büyük Parmakkapı sokakta oturma eylemine başlayarak basın açıklaması gerçekleşti.

Basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okuyarak, 12 Eylül 1994 sabahı, gözaltına alınarak bir daha kendisine ulaşılamayan 35 yaşındaki Kenan Bilgin’in akıbetini sordu.

“Kayıplarımızı aramaktan asla vazgeçmeyeceğiz” diyen Tosun, “Gözaltında kaybetme, uluslararası hukukta insanlığa karşı işlenmiş suç olarak tanımlanır. Uluslararası hukuka göre herkesin gözaltında kaybedilmeden korunması ve bu suçun etkili bir biçimde cezalandırılması devletlerin yükümlülüğüdür. Bizler kayıp yakınları ve hak savunucuları olarak 702 haftadır devletin bu hükümlülüğünü yerine getirmesi talep ediyoruz. Galatasaray'daki 700. buluşmamıza saatler kala ağır bir polis şiddeti ile darp edildik, gaz bombalarının hedefi olduk, işkence gördük, yaralandık, gözaltına alındık. Bugün de gözaltında kaybedilen sevdiklerimizle buluşma mekanımız olan Galatasaray Meydanı tomalar, iş makineleri, çelik ve beton bariyerler ile kuşatıldı. Elimizdeki fotoğraflara ve karanfillere karşı ağır silahlı polisler konuşlandırıldı” dedi.

‘ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Tosun, şöyle devam etti:

 “702. haftamızda 24 yıl önce gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin ile ilgili gerçekleri açıklıyoruz. 12 Eylül 1994 sabahı, 35 yaşındaki Kenan Bilgin Ankara Dikmen'de otobüs durağında sivil polislerce gözaltına alındı. 11 kişi Kenan Bilgin'i Ankara Terörle Mücadele Şubesi'nde işkencede gördüklerine dair tanıklık etti. Ancak onun gözaltına alındığı bugüne kadar inkar edildi. Tüm yasal girişimler sonuçsuz kalınca dava AİHM'e taşındı. AİHM'deki yargılama sonucunda Mahkeme Kenan Bilgin'in 12 Eylül 1994 tarihinde güvenlik güçlerince gözaltına alındığını; kendisinin 3 Ekim 1994 tarihine kadar güıenlik güçlerinin elinde bulunduğunu; ancak bu konuda hiçbir kaydın tutulmadığını ve bundan sonra akıbetinin ne olduğu konusunda hiçbir kayıt ve bilginin bulunmadığını tespit ederek. AİHM mahkumiyetine rağmen etkin bir soruşturma yürütmeyen Ankara Cumhuriyeti Başsavcılığı ‘Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar’ verdi. Ömrü oğlunun akıbetini öğrenmeye yetmeyen Fincan Bilgin’in bıraktığı yerden Kenan Bilgin için adalet!” istemekten vazgeçmeyeceğiz. Yaşam adına, barış adına, insanlık ve vicdan adına Kenan Bilgini ve kayıplarımızı aramaktan asla vazgeçmeyeceğiz”

Açıklamanın ardından kitle İHD İstanbul Şubesi binasına döndü.

Kaynak: Cumhuriyet

Güncelleme Tarihi: 09 Eylül 2018, 13:00
YORUM EKLE