Ekmek ve Gül, 'okullarda bir öğün sağlıklı ve ücretsiz yemek' talebiyle bir rapor yayınladı. Her dört çocuktan birinin okula aç gittiğinin belirtildiği raporda, devletin okullarda sağlıklı bir öğün sağlayabileceği vurgulandı. 

'ÇOCUKLARIN DÖRTTE BİRİ ÇOK DÜŞÜK KİLOLU'

Ekmek ve Gül'ün raporunda UNICEF ve TÜİK rakamlarına yer verildi. Buna göre, UNICEF’in Ekim 2021’de yayımladığı Dünya Çocuklarının Durumu Raporu'nda 50 milyon çocuğun beslenme yetersizliğinin bir sonucu olarak aşırı zayıflıktan mustarip olduğu yer aldı. TÜİK rakamlarına göre; Türkiye, 30 Avrupa ülkesi arasında en yüksek çocuk yoksulluğu oranına sahip iki ülkeden biri. Şiddetli yoksulluk yaşayan 16 yaş altı çocukların sayısı 6 milyon 500 bine ulaştı. 2021 yılında Türkiye Aile Hekimliği dergisinde yayımlanan çalışma, araştırmaya katılan çocukların dörtte birinin çok düşük kilolu olduğunu, çocukların yaklaşık dörtte üçünün kansızlıkla mücadele ettiğini ortaya koyuyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre ailesinin yanında temel ihtiyaçları karşılanamayan çocuk sayısı 150 bine dayandı.

Kamu Denetçiliği Kurumu'nun 2021 verilerine göre ise gelir kayıplarından dolayı her dört çocuklu aileden biri, bir gün veya daha uzun süre gıdasız kaldı. Derin Yoksulluk Ağı ‘Türkiye’de çocuk yoksulluğu’ raporuna göre ailelerin yüzde 74’ü bebek maması ve bezi almakta zorlanırken, yüzde 21’i hiç alamıyor. Aileler 0-3 yaş çocuklarını hazır çorba, şekerli su, pirinç lapası gibi besin değeri bu yaş grubu için yeterli olmayan besinlerle beslemek zorunda kalıyor. Hanelerin yüzde 38.7’sinde neredeyse her gün öğün atlanıyor. Görüşülen ailelerin yüzde 39’u pandemi döneminden önce de temiz içme suyuna erişemediğini söylerken, yüzde 49’u ise pandemide içme suyuna erişemedi.

'ÇOCUKLARIN BESLENME ÇANTASINA HİÇBİR ŞEY KOYAMIYORUM'

Raporda, İstanbul, Kocaeli, İzmir gibi farklı şehirlerde yaşayan çocuklu kadınlarına anlatımlarına da yer verildi. Dört çocuk annesi Ayşe'nin üç çocuğu okula gidiyor.  Çocuklarına tek başına bakan Ayşe, ‘Çocukların beslenme çantalarına ne koyuyorsun?’ sorusuna “Hiçbir şey koyamıyorum” yanıtı verdi. “Çocuklarımın beslenmesine peynir, zeytin koyabildiğim zaman mutlu oluyorum” diye konuşan Ayşe “Genelde bunları bile koyamıyorum. Bir kuru ekmekle okula gidiyorlar” dedi. Çocuklarının beslenme çantasına güzel şeyler koyabilme şansı olmadığını anlatan Ayşe şunları söyledi: “Çocuklarım bazen okuldan gelince arkadaşlarının beslenme çantasında getirdiği güzel şeylerden bahsediyorlar. Bana ‘Anne keşke ben de götürebilsem’ diyorlar, ben kahroluyorum. Söyleyecek hiçbir şeyim olmuyor.”

Kocaeli'de bir fabrikada çalışan bir kadın işçi ise işçiler arasında yaşanan yoksulluğu şöyle anlattı: “Okullarda kantin fiyatları uçmuş durumda ve sağlıksız, ancak evde yapmak da çok masraflı. Yine biz iş yerinde haftada bir iki et yiyoruz ama evde çoğu zaman bu bile olmuyor. Fabrikada bazı arkadaşlarımız yemekhanede çıkan süt, ayran, meyve gibi besinleri eve götürüp çocuklarının beslenmesine koyuyor. Hatta paketli çikolata, helva, bal, tereyağı gibi şeyleri biriktirip evde çocuklara yediren, beslenmesine koyan, hamur işleri için kullanan da var. Devlet çocukların okuldaki bir öğününü karşılamalı. Bunu sağlamak için hep beraber hareket etmeliyiz. Bu birimizin değil, hepimizin sorunu.”

'BESLENME BOZUKLUKLARININ ENGELLENMESİ SAĞLANABİLİR'

Raporda 'Okulda bir öğün sağlıklı ve ücretsiz yemek neden önemli?' başlıklı kısımda şu bilgiler yer aldı: 

- Okulda verilen yemek ile çocuğun toplam sıcak yemek tüketiminin yüzde 16’sı karşılanabilir; bu da yoksul bir ailenin çocuğu için yaptığı harcamanın yaklaşık yüzde 10’una denk gelir.

- Okul devamsızlığı ve okul terkinin azalmasını sağlar.

İmamoğlu: Bakanlık da bizim İBB de bizim İmamoğlu: Bakanlık da bizim İBB de bizim

- Beslenme bozukluklarının engellenmesinde ve sağlıklı yemek yeme alışkanlıklarının küçük yaştan oluşturulmasında rol oynayarak uzun vadede ortaya çıkacak kronik hastalıklar engellenir.

- Uzun vadede cinsiyet ayrımcılığının azalmasına katkı sağlar.

- Ekonomik krizlerin yarattığı toplumsal etkilerin olumsuz koşullarda, çocukları okulda tutan bir sosyal destek önlemi olarak işlev görüyor. Sağlıklı beslenmenin önemi nedeniyle öğrencilerin eğitimden yararlanma potansiyelini artırır, okul başarısını artırır, okullaşma oranında da artışa katkı sunar.

- Çocuğun kısa ve uzun vadede yaşam kalitesini çok yönlü olarak artırır; vitamin ve mineral eksikliğine bağlı sağlık sorunlarını azaltır.

- Çocuğun sağlığını ve fiziksel gelişimini olumlu etkiler, bağışıklık sistemin güçlendirir, enfeksiyonlara karşı direncini artırır, yemek yeme alışkanlıklarını iyileştirir,
beslenme bilgisini artırır.