Posta gazetesi yazarı Candaş Tolga Işık; Doğu ve Güneydoğu gezisi sırasındaki izlenimlerini geçtiğimiz günlerde bizlerle paylaşmıştı. Işık’ın o izlenimleri arasında evlerin %90’ında 8 kişiden fazla insanın yaşadığı, gene o evlerin %90’ına kitapların, gazetelerin ve doğru dürüst yiyeceğin girmediği belirtiliyordu. O evlerin %90’nında var olan tek şeyin çanak anten olduğu ve o çanak antenlerin sadece “ROJ TV” göstermediğini, kitapların, gazetelerin girmediği bu evlere ''porno'' kanalların girdiğini yazmıştı.
Porno kanallarına şifresiz ve kartsız bir şekilde herkesin rahatça ulaştığından dolayı eğitim seviyesinin düşmesine, ensest ilişkilerin artmasına ve töre cinayetlerine varana kadar her şeyin suçlusunun; çanak antenlerle gelen ''porno kanalları'' olduğunu söyledi.
Yazıdan da anlaşılacağı üzere yazar izlenimlerini bir çırpıda “kusarak”, tüm kin ve nefretini, “şoven” bir davranış sergileyerek aktarmıştı.
Yazı yayınlandıktan sonra eleştiri alması üzerine ertesi gün köşesinde ''yanlış anlaşıldığını ve amacının asla böyle bir şey olmadığını, yazılarını takip edenlerin onu çok iyi anladığını, ırkçılık yapmayacağını söylemişti. Ayrıca Posta gazetesine gelen tepkilerden dolayı o yazı gazetenin internet sitesinden kaldırılmıştı…''
Gönül isterdi ki Işık’ın bu yazısı %90’larla başlayan rakamların sebebinin ne olduğuna “Işık” tutsaydı.
Evlerin %90’ında neden 8’den fazla insan yaşadığı yada o evlerin %90’ında neden kitap, gazete, giyecek, yiyecek girmediğini kendine sormadı sanırım?
En mühim olan şey ise neden bu insanların evlerinde % 90’lara ulaşan ”çanak anten” kullanımının sebebinin ne olduğunu tam anlasaydı?(!)
Bu insanlar kendi dillerini özgürce konuşamadığından dolayı “çanak anten” kullanıyorlar. Bu insanlar kendi dillerinde olmayan kitapları, gazeteleri yada farklı yazım yayınları evlerine sokmak istemiyorlar. Bu insanlar “Anadil”inde olmayan bir eğitimin zorunluğunu istemediklerinden dolayı çocuklarını okullara göndermekten çekiniyorlar. Giden çocuklar ise okuma-yazmada güçlük çekiyorlar. Her ne kadar o çocuklar güçlük çekse de azim ve hırsla, batıdaki akranlarıyla aynı üniversiteleri/bölümleri kazanıp okuyorlar.
“Ora”da “çanak anten terörü”nün olmadığı aşikar.
“Ora”da bir terörün kol gezdiğini, adının da “Devlet Terörü” olduğunu bilmekteyiz. “Işık”ın bahsetmiş olduğu ama “ışık” tutamadığı o rakamların tek sebebi; şu anda gerçekte var olan ''Devlet terörü''dür.
Bölgede yeni yeni çıkan toplu mezarların, asit kuyularına atılan insanların, öldürülen Kürd çocukları, cezaevinde olan Kürd düşünürleri, kürd politikacıları ve aydınları “KCK davası” çuvalına girmiş durumdadır. Hala “Ora”da bazı bölgeler OHAL yönetiminden kalma sistemle yönetilmektedir. Daha çok değil 90'lı yılların başlarında insanları köylerinden zorla çıkartarak, köylerini yakarak, mallarına zarar vererek zorunlu göçe sebep oldular. Bunun sorumlusu da sanırım “çanak anten”lerdi?
“Ora”da evlere “doğru dürüst” (bir yiyeceğin, besin kalitesinin kaliteli olup olmayacağına kim karar kılacaksa artık) yiyeceklerin girmemesinin sebebi de gene devlet terörüdür. İş imkanlarının sağlanamadığı, devlet denetiminde gençlerin çeteleşmelere, fuhuşa, uyuşturucuya sürükleniyorlar. Evet ortada gerçekten de bir Terör var ama bu terörün ismi “çanak anten terörü” değil ”devlet terörü”dür.