ÇHD üyesi avukatlarına ceza yağdırılmasına barolar ve avukat örgütlerinden tepki geldi.

Olağanüstü yargılamaların olağanlaştırıldığına dikkat çeken barolar, “39 savcı ve 42 hakim değiştiren bu politik yargılamada verilen hukuka aykırı hükmü kabul etmiyoruz. Savunmasız yargı, yargısız infazdır” dedi. Yargılama boyunca dosyaya konulan delillerin çöktüğüne vurgu yapan avukat örgütleri ise hükmün de tıpkı o deliller gibi çökeceğine dikkat çekti.

İstanbul 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 11 Kasım Cuma günü görülen Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) davasında avukatlara ceza yağdırdı. Mahkeme, 19 avukata toplamda 150 yılı aşkın hapis cezası verdi.

Gelişme üzerine çok sayıda baro ve hukuk örgütünden açıklamalar geldi.

ÇHD üyesi avukatlara ceza yağdırılması ile ilgili 31 baro tarafından yapılan ortak açıklamada yargılanan tüm avukatların bir an önce tahliye edilmesi ve adil yargılanma güvencelerinin sağlandığı bir yargılamanın hayata geçirilmesi istendi.

ANKARA BAROSU: ÇHD DAVASINDA HEDEF SAVUNMA DOKUNULMAZLIĞI

Ankara Barosu, Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi 22 avukatın yargılandığı davaya ilişkin yaptığı açıklamada, burada asıl amacın savunma dokunulmazlığını hedef alarak avukatların mesleki faaliyetlerini yerine getirmesinin önüne geçmek olduğu vurgulandı.

Ankara Barosu tarafından yapılan açıklamada, Avukat Selçuk Kozağaçlı'nın da aralarında bulunduğu Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi 22 avukatın yargılandığı davada İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesince birçok hak ihlalini içeren hüküm kurulduğuna dikkat çekildi. Söz konusu dava ile ulaşılmak istenen asıl amacın savunma dokunulmazlığını hedef alarak avukatların mesleki faaliyetlerini yerine getirmesinin önüne geçmek olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Bir yandan, eksik inceleme, delillerin hatalı değerlendirilmesi ve her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıtlara dayanmaksızın kurulan hüküm ile adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş; diğer yandan infaza dönen uzun tutukluluk süreleri ve yaşam hakkına müdahale eder vaziyette yürütülen ve en temel usul kurallarının hiçe sayıldığı yargılama süreci, hukuka aykırılıkları açık şekilde ortaya koymuştur. Ankara Barosu olarak, savunmanın kendini savunmak zorunda bırakılmadığı günlerin gelmesi için var gücümüzle çalışacağımızın sözünü veriyoruz.”

“OLAĞANÜSTÜ YARGILAMALAR OLAĞANLAŞTI”

Çok sayıda usulsüzlüğün yaşandığı ve sonunda verilen kararla da büyük bir hukuk garabetine dönüşen yargılama sürecine ilişkin açıklama yapan Diyarbakır Barosu savunmanın Türkiye’de hiçbir zaman yargının asli unsurlarından biri olarak görülmediğine ancak hiçbir dönemde de bugünkü kadar susturulmaya çalışılmadığına dikkat çekti.

Açıklamada, “Yargı mercilerince, avukat yargılamalarında evrensel hukukun zorunlu kıldığı tüm kuralların eksiksiz şekilde yerine getirilmesi, her türlü siyasi etkiye karşı koyulması, yargının bağımsızlığı ve yargıcın tarafsızlığı ilkelerinin uygulanması gereğini bir kez daha hatırlatıyor, olağanüstü yargılamaların olağanlaştırılmış halinin sistematik hak ihlallerine sebebiyet verdiği gözetilerek, hak temelli bir yargı pratiğinin ve hukuki güvencelerin sağlanması gereğinin önemini bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz” denildi.

“KIŞIN SONU BAHARDIR”

İzmir Barosundan yapılan açıklamada, avukatlara dönük yürütülen soruşturma süreci ile hazırlanan ilk iddianamede 15 Temmuz sonrası hüküm giyen polisler ve cemaat üyesi firari savcıların imzası olduğunu hatırlatıldı. “Gerçeğe aykırılığı kanıtlanan kurgulanmış dijital deliller ve mahkeme salonuna hiç getirilemeyen tanık ifadeleriyle kurulan hüküm, tam bir hukuk garabetidir” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Soma, Ermenek iş cinayetleri; Ankara, Suruç Katliamları; Berkin Elvan’ın, Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesi ve birçok toplumsal olay sonrası açılan davalarda görev yapan meslektaşlarımızın yanındayız. Ülkede yaratılan hukuksuzluk iklimine boyun eğmeyeceğimizi bildiriyor, Av. Selçuk Kozağaçlı’nın tutuklama kararı sonrası açıklamasının son cümlesini tekrarlıyoruz: ‘Kışın sonu bahardır.”

“AVUKATLAR SUSMAYACAK”

Yargılamanın hukuka aykırı yapıldığına vurgu yapan Van Barosundan yapılan açıklamada şu vurgular dikkat çekti:

“Yargı makamlarının etki altında kalarak yürüttükleri yargılamalar neticesinde kamu vicdanını rahatsız eden kararların yanı sıra, tutukluluğun devamı yönündeki kararları ile yurttaşın hukuk güvenliğine olan inancı zayıflatılmıştır. Meslektaşlarımıza verilen cezalar kabul edilemez. Avukatlar susmaz, susmayacak...”

Urfa Barosu: “ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD üyelerinin sahte delillerle yargılandıkları dosyada verilen cezalar hukuki değildir. İnatla tekrar ediyoruz: Kutsal olan onurlu, adil, haysiyet sahibi bir yaşam için tüm insan hakları savunucusu avukatlar derhal serbest bırakılsın!”

Siirt Barosu: Meslektaşlarımıza yönelik suçlamaların, gizli tanıklardan sonra dijital delillerin de uydurma olduğunun anlaşılmasıyla tamamen çürütülmesine rağmen adil yargılanma hakkı bir kez daha ayaklar altına alınmıştır. Maalesef süreç boyunca yargı, çok sesliliği ve yargının kurucu unsuru olan savunmayı susturma ve sindirme aracı olarak kullanılmıştır. On yıldır devam eden, 39 savcı ve 42 hakim değiştiren bu politik yargılamada verilen hukuka aykırı hükmü kabul etmiyoruz. Savunmasız yargı, yargısız infazdır. Meslektaşımız Selçuk Kozağaçlı’nın dediği gibi; ‘Biz avukatız, kendi adımıza asaleten, konuşamayanlar adına vekaleten konuşmaya devam edeceğiz.”

DİH: DELİLLER ÇÖKTÜ, HÜKÜM DE ÇÖKECEK

Avukat ve insan hakları örgütleri de karara sosyal medya hesaplarından tepki gösterdi.

Karar duruşmasını takip eden Demokrasi İçin Hukukçular (DİH), dosyadaki temel delillerin kurmaca olduğunun ispatlandığına dikkat çekerek çökmüş delillerle verilen cezanın kabul edilemez olduğuna vurgu yaptı: “Savunma hakkı kısıtlanarak, hiçbir lehe delil toplanmadan verilen hüküm yok hükmündedir. Deliller çöktü, hüküm de çökecek.”

Adalet İçin Hukukçular: “Saray talimatlı mahkeme kararı gayrimeşrudur. Yargılayanlar yargılanacak, ÇHD susmadı susmayacak.”

Özgürlük için Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi: “ÇHD’li arkadaşlarımıza açılan kumpas davası sonucunda, olmayan belgelere dayanılarak haklarında verilmiş olan hapis cezalarını kabul etmiyoruz. Selçuk Kozağaçlı’nın dediği gibi bu kumpasta imzası olan tüm kişileri tarihe not ediyoruz. Savunma susmadı susmayacak.”

Onur Yaser Can davası: 'Ailene de ulaşırız' diyerek tehdit ettiklerini anlatmıştı Onur Yaser Can davası: 'Ailene de ulaşırız' diyerek tehdit ettiklerini anlatmıştı

Sosyal Hukuk: “9 yıl süren dava ve 5 günlük karar duruşmasının sonunda ispatlanan tek şey Çağdaş Hukukçular Derneğinin sloganı oldu: ÇHD susmadı, susmayacak. Bu hüküm de diğerleri gibi bozulacak ve birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz!”

SOL Hukuk: “İktidarın talimatlı yargısının avukatlık yaptıkları için kurgu iddia ve sahte delillerle ÇHD’li meslektaşlarımız hakkında verdiği ısmarlama hapis cezaları gayrimeşrudur, tanımıyoruz! Gün gelecek bu kumpasta imzası olan herkes tek tek yargılanacak! Savunma susmadı, susmayacak.”

İnsan Hakları Derneği: “ÇHD Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı ve ÇHD üyesi avukatlara sahte delillere ve iftiralara dayalı olarak verilen yüksek hapis cezalarını kınıyoruz.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı: “Tüm delillerin çürütülmesine rağmen ÇHD’li avukatlara verilen hukuk dışı cezalar kabul edilemez. Kararın istinaftan geri döneceğine ve en kısa zamanda özgürlüklerine kavuşacaklarına hiç kuşkumuz yoktur.”

SOYLU KARARA TEPKİ GÖSTEREN ÖZEL’İ HEDEFE KOYDU

Öte yandan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve üyelere hapis cezası verilmesini ‘hukuksuz’ bulan CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel’i hedef aldı.

CHP’li Özel, “Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve üyeler Barkın Timtik ve Oya Aslan’a delilsiz bir dosya üzerinden verilen ceza hukuki değildir. Bu hukuksuzlukları yıllardır yaşayan bizler bu yanlış kararların tek tek geri alındığına da çok yakında tanık olacağız!” diyerek karara tepki gösterdi. Bu paylaşımı alıntılayan Soylu ise  “Teröristleri sözde ‘gazeteci’ diye raporla korumaya çalışan CHP, şimdi de ‘özel’ terörist sevicisi, mahkeme kararı ile terör örgütü üyesi olduğu tespit edilen ve mahkumiyet alan DHKP-C’li teröristlere sahip çıkıyor. CHP’de bunun hesabını soracak bir vatansever yok mu” diye yazdı.

Kaynak: Evrensel