Adalet Kurultayı’nın Ardından-1

Adalet Kurultayı’nın ilk günü sabah 6.30’da Kurultayın yapıldığı Eceabat Orman Kampı’nda (Şehitlik değil!) olup etkinliğin dördüncü ve son günü Kemal Kılıçdaroğlu’nun kapanış konuşmasının hemen ardından saat 18.30’da alandan ayrılmış biri olarak gözlemlerimi yazmak istiyorum. Bu ilk yazıda kurultayın organizasyonuyla ilgili dış gözlemlerimi aktaracağım. İlerleyen günlerde çalıştay ve paneller hakkında yazıp içerikle ilgili gözlemlerimi de aktaracağım.

Kurultayın ilk günü günübirlik gelenlerle birlikte 35 binden fazla kişinin katılımı nedeniyle oluşan kalabalık uzun yemek kuyruklarının oluşması, yeterli yemek kalmaması gibi ufak aksaklıklar yaşansa da, CHP’li belediyelerin ciddi işbirliği ve koordinasyonuyla 10 bini çadırlarda kalmak, yaklaşık 5 bini de günübirlik gelip gitmek üzere orada bulunan ortalama 15 bin kişiye sağlıklı bir şekilde hizmet verilmesi takdire değerdi. Alanların temizliği, çay-kahve ikramlarının sıklığı benzeri organizasyonlarda görmesi zor bir intizamdaydı.

Tabii devlet kurumları da aynı intizamda çalışıyordu. Daha kamp alanına kilometreler kala, kampa giden sapağın girişinde 5 mobil karakol ile kendi kampını kuran jandarma, herkesi GBT kontrolünden geçirdi. (Bir anlamda gelen herkesin isim kaydını alıp fişledi.) Bu nedenle hükümetin ve AKP Genel Başkanı’nın elinde CHP yönetimindekinden bile daha ayrıntılı bir katılım listesi bulunuyor. Tabii bu çeşitlilik ve ilgi onları korkutmuş olmalı ki havuz medyasından karalama haberi bile yapamadan iftira haberleri yapılıyor.

Aynı şekilde jandarma, kampın ana girişine koyduğu X-Ray cihazları, metal dedektörler ve elle arama yaptıktan sonra içeri aldı herkesi. Meyve soymaya yarayacak ve normal zamanlarda polisin el koymadığı türden basit çakılara bile müsaade edilmedi. İçki vb. şeylerin içeri alınmayacağı zaten duyurulmuştu, kapıda buna yönelik arama da vardı.

Kurultayın tamamına katılan ve çadırlarda kalan katılımcılarının çoğunun Adalet Yürüyüşü’ne de katıldığını gözlemledim. Hatta orada tanışıp dostluk kuranlar burada da çadır komşuluğu yapıyordu. Kurultayın nüfus yapısına baktığımızda ise tüm yaş gruplarından homojen dağılım söz konusuydu. Gezi Parkı gibi genç ve orta yaş ağırlığı yoktu. Aynı şekilde kadın erkek dengesi de eşit sayılabilirdi.

Kurultay’la ilgili esas konulara geçmeden önce organizasyonla ilgili son sözüm AKP’nin yaptığı gibi devlet imkanları ve kamu kurumlarının desteği olmadan düzenlenen bu büyük organizasyonun altından kalkmak büyük bir başarı. AKP’nin kurultayın içini boşaltıp magazinleştirmeye çalışması da bu başarının yarattığı paniğin yansıması…

İçerikle ve şu meşhur içki ve Aykut Erdoğdu ile ilgili konuları ise yarın kaleme alacağım.

YORUM EKLE

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >