Geçtiğimiz günlerde Danıştay kılık kıyafet yönetmeliğini durdurma kararı aldı. Konuya dair görüşlerime geçmeden önce şu tek cümle dahi durumun vahimliğini görmek adına yeterli; "Danıştay, kılık kıyafet yönetmeliğini durdurdu-müdahale etti ".



Ortalama hiçbir aklın, hiçbir mantığın anlaması ve kabul etmesi mümkün olmayan bir durum. Laik bir cumhuriyetten bahsedeceksiniz ve o bahsettiğiniz yerde 18 yaşını geçmiş, yetişkin insanların giyim kuşamına, kılık kıyafetine üstelik mahkeme kararıyla yasaklama getireceksiniz, 21. yüzyılda; yorum yok, ben masumum Hakim bey!

Hafızamızı tazeleyelim... 17 Mayıs 2006'da "Danıştay'a Saldırı" başlığıyla gündemimize giren olayda bir isim olarak Alparslan Aslan adı geçti. Sonrasında Danıştay'a yapılan bu saldırı uzun süre ve hatta bugün dahi gündemimizi meşgul etmeye devam etti. Tüm bunlar sürerken, yüzlerce Derin Devlet icraatının ortaya döküldüğü Ergenekon Davası sürecinde, tekrar bu davaya dönüldü ve kuvvetli deliller bu olayın arkasında Derin Devlet'in olduğunu gösterdi. 

Ancak bu olaydaki Ergenekon parmağı iddiaları ortaya atılmazdan evvel, hep olduğu gibi bu olay da başka birilerinin üzerine yıkılmaya çalışıldı. İşte tüm bunlar ışığında aslında Danıştay'a saldırılmamıştı, bizzat Danıştay üzerindeki oyunlar ile başkalarına saldırılmıştı.

Durum maalesef bu kadar basit değil. Adını sıkça "Danıştay'a Saldırı" başlıklarında duyduğumuz Danıştay, bir saldırı peşinde; sınavlara başörtülü girebilme kararını durdurma.

Özetle aslında Danıştay saldırılan değil, bizzat saldıran bir kurum.

Bu ülkede azınlıklara oldukça acı saldırılar yapıldı. Kürtler, Aleviler, geçtiğimiz hafta andığımız gibi Ermeniler başlığında Hrant Dink ve başörtülüler. Maalesef çoğumuz bu tür saldırılara kayıtsız kaldı, umursamadı, görmezden geldi. İşte bunlardan sadece birinin sonucunda başörtülüler tam 14 yıl acımasızca bir yasağın kurbanı oldu.

Dile kolay, bir hiç uğruna çok uzun yıllar başörtülü olarak eğitim göremedik, çalışamadık ve hala çalışamıyoruz. Son birkaç aydır üniversite eğitim sürecinde başörtülü eğitim görmek ve bazı sınavlara başörtülü girmek serbest ancak halen başörtülü çalışma hakkımız gasp ediliyor. Tüm bu baskı sonuçlansın derken, bu bir zorunluluk haline gelmişken, Danıştay, Ales Sınavı için yeni bir yasağa imza atıyor. Sonrası kocaman bir hiç!

Malum Torba Yasa onaylandı. Af kapsamında üniversite eğitimini yarım bırakmış bir arkadaşımla okula dönmek üzerine konuşurken, okuluna dönüp, dönmeyeceğini sordum, cevabı içimi çok çok ezdi; "O okula nasıl döneyim Cemile, her köşesinde gözyaşım var, ahh hiçbirisini unutamıyorum".



Başörtülü kadınlar, bir yasağın mağduriyetini o yasak kısmen ortadan kaldırılmaya çalışılırken dahi çok içten yaşıyorken, yasakların kökten kaldırılması gerekiyorken, bir devlet kurumu yeni bir karara imza atıyor.

Danıştay bir yasak kararına daha imza atıyor. Binlerce insanı mağdur eden yasaklara yeni bir yasak ekliyor. 28 Şubat'ın yıldönümü geliyor. Başörtülü kadınlar hala tedirgin, hala ağlıyor. Ve, ve alınmayın ama siz hala izliyorsunuz. Dün bir devlet kurumu olan ordudan bazı isimlerin, bu gün devlet kurumu olan Danıştay'ın yasak kararları bizim hayatlarımızı altüst etmeye devam ediyor ve siz hala izliyorsunuz.

Bundan tam 14 yıl önce okullarımızın, işyerlerimizin kapılarında bizi kimsesiz bir şekilde o zalimlerin eline bıraktıktan sonra bu gün Mazlum-Der ve Ak-Der ayrıca birkaç sendika dışında kimsenin destek vermediği bir mağduriyeti daha yaşamak üzere saldırıya maruz kalıyoruz ve siz hala izliyorsunuz.

Yazılarımda hep mağduriyetlerinden, uğradıkları haksızlıklardan bahsettiğim Aleviler, Solcular, Ermeniler, Kürtler, Müslümanlar bu yasak sürecinde biz başörtülü kadınları yalnız bıraktınız ve bırakmaya devam ediyorsunuz.

Hep birlikte kuvvetli bir ses verip, bu yasağı kökten kaldıracağınıza olan inancımı içten içe kaybederken, kırgınlıklarımıza yeni kırgınlıklar ekliyor bu tür görmezden gelme halleri.

Eğer demokrasi diye hiç bilmediğiniz bir şeyin geleceğine dair inancınız var ise; o demokrasi biz başörtülüler olmadan olmayacak, bunu da bilin bence! Çünkü bizim Danıştay saldırılarına karşı durabilmemizin yolu da demokrasiden geçiyor bence! Çünkü o Danıştay bizi yasaklamakla da durmayacak bence! İşin sonunda tek biz değil, siz de varsınız bence! Bizi umursamadınız bari kendinizi umursayın diyeceğim, ben de.

- - - -