Kampüs girişine kurdurulan iftar çadırları nedeniyle ambulansın yurda gelemediği ve mavi kodun çalışmadığı belirtiliyor

Ankara Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Hasan Can Çoban, üniversitenin yurdunda geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

Çoban’ın kampüs içerisindeki hatalar nedeniyle kurtarılamadığı ifade edildi.

BirGün’ün haberine göre, Hacettepe Üniversitesi Sıhhıye Kampusü Merkez Öğrenci Yurtları'nda kalan Hasan Can Çoban, önceki gün spor yaptıktan sonra yurduna döndü.

Gözden kaçırmayın

Deniz Poyraz davasında reddi hâkim talebi reddedildi Deniz Poyraz davasında reddi hâkim talebi reddedildi

Bu sırada göğsünde bir ağrı hisseden Çoban, yakın çevresine hastaneye gideceğini söyledi. Stajyer hekimlerin olduğu bölümden geçerken fenalaşan Çoban, koridorda yere düştü. Stajyer hekimler, Çoban’a burada ilk müdahaleyi yaptı.

Ardından stajyer hekimlerin acil tıbbi müdahale kodu olan mavi kod aracılığı ile destek çağırdığı ancak mavi kod uygulamasının çalışmaması nedeniyle beklenen yardımın gelmediği öne sürüldü. Yurda çağrılan ambulans ise yeni bir skandalı açığa çıkardı.

İddiaya göre kampüste yol üstünde kurulan iftar çadırı, ambulansın gelmesine engel oldu. Yurdun hemen karşısındaki onkoloji hastanesine giderek yardım çağıran stajyer hekimlerin bu talebine önce olumsuz yanıt verildiği, ikinci kez yardım istenince hastaneden bir hekimin yurda geldiği de ileri sürüldü.

Büyük uğraşlar sonucunda ancak yarım saat sonra yurda girebilen ambulansla hastaneye kaldırılan Çoban’ın kısa süre sonra yaşamını yitirdiği açıklandı.

SUÇU BİRBİRLERİNE ATTILAR

Hasan Can Çoban'ın kaldığı yurtta kalan ve ismini vermek istemeyen bir öğrenci, yaptığı açıklamada, yaşananları şu sözlerle anlattı:

"Hasan kötüleştiğinde yurtta değildim. Yurda geldiğimde Hasan'ın hayatını kaybettiğini öğrendim. Yurtta, acil tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyan hastalar, hasta yakınları ve tüm hastane personeline en kısa sürede müdahale edilmesini sağlayan mavi kod var. Tüm kampüste bu kod 2222 ve telefonun üstünde de bu sayı yazıyor. Olay günü Hasan kötüleşince mavi kod kullanılmak isteniyor ama mavi kod çalışmıyor, çağrı gitmiyor. Hasan hayatını kaybettikten sonra bize Başhekimlik vekilleri, 'Mavi kodu pandemiden dolayı 1900 2222 olarak değiştirdik ve yurt yetkililerine de haber verdik' dedi. Yurt müdürü ise, 'Hatların kopuk olduğunu bizzat söylememize rağmen düzeltilmedi' dedi. Suçu birbirine atıyorlar.”

Yurdun dibinde üç hastane olduğuna dikkat çeken öğrenci, şöyle devam etti:

“Mavi kod niye çalışmadı, ambulans nasıl gelemedi? En azından bir doktor yürüyerek gelebilirdi. Bu göz göre göre bir insanı ölüme terk etmek demek, cinayet demek. Hasan kötüleşince ve yardım gelmeyince yurttaki arkadaşlar ilk yardım yapmış ama yurtta doğru düzgün acil yardım malzemesi de yok. Tamamı sağlık bilimleri öğrencisi olan ve her biri zorunlu ilk yardım dersi alan insanların barındığı bir yurtta bir tane Otomatik Eksternal Defibrilatör cihazının olmaması da sorun. Yarın aynı durumun bir diğerimize olmayacağının garantisi yok."

HAYATTA OLABİLİRDİ

Hasan Can Çoban'ın sınıf arkadaşı F.T. ise "Yurdun arkasında Onkoloji Hastanesi var ve hastane yurda yürüyerek bir dakika uzaklıkta. Hacettepe Hastanesi ise yürüyerek beş dakika uzaklıkta" dedi. Buna rağmen Çoban'a 35 dakika sonra müdahale edilebildiğini aktaran F.T. "Mavi kod çalışmıyor, ambulans iftar çadırları yüzünden gelemiyor. Hasan bu ihmaller yüzünden hayatını kaybetti. Hastane yolundan yürürken aklımı kaybedecek gibi oldum, çünkü Hasan bugün hayatta olabilirdi. Bu yolu önceden olduğu gibi beraber yürüyebilirdik. Hasan'ın canının, bizim carımızın hiçbir önemi yok. Sorumlular acilen hesap vermeli" ifadelerini kullandı.