Trump’ın “sahte haber” yaptıkları gerekçesiyle Beyaz Saray’a girişlerini yasakladığı CNN, MS NOW ve Politico muhabirleri cumartesi günü yerleşkeye alınmadı. Medya kuruluşları karara karşı hukuki mücadele sinyali verirken, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği erişimin derhal yeniden sağlanmasını istedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a girişlerini engelleyeceğini açıkladığı CNN, MS NOW ve Politico’nun muhabirleri cumartesi günü yerleşkeye alınmadı.

Ukrayna'ya Avrupa kalkanı: Patriotların önü açıldı
Ukrayna'ya Avrupa kalkanı: Patriotların önü açıldı
İçeriği Görüntüle

Trump, cuma günü üç medya kuruluşunu da beğenmediği haberleri yayınlamakla suçlayarak Beyaz Saray’a erişimlerini engelleyeceğini açıklamıştı.

CNN, MS NOW ve Politico daha önce de Cumhuriyetçi Başkan tarafından hedef alınmıştı. Özellikle CNN ve muhabirleri sık sık Trump’ın eleştirilerine ve alaycı açıklamalarına maruz kalıyor.


Muhabirlerin basın kartları iptal edildi

CNN Beyaz Saray muhabiri Betsy Klein ile MS NOW muhabiri Akayla Gardner, cumartesi günü Beyaz Saray’a girişlerinin engellendiğini canlı yayınlarla duyurdu.

İki muhabirin de basın kartları devre dışı bırakıldı.

Kısa süre sonra Politico da Beyaz Saray muhabiri Cheyenne Haslett’in yerleşkeye alınmadığını ve basın kartına el konulduğunu açıkladı.

Üç medya kuruluşu da ABD Anayasası’nın ifade ve basın özgürlüğünü güvence altına alan Birinci Değişikliği kapsamındaki haklarını savunmak için hukuki yollara başvurabileceklerinin sinyalini verdi.

Politico Genel Yayın Yönetmeni Jonathan Greenberger, “Birinci Değişiklik kapsamındaki haklarımızı kararlılıkla savunacağız” dedi.

CNN'den yapılan açıklamada ise hükümeti ve diğer kamu kurumlarını denetleme görevinden vazgeçmeyeceğini belirtti.

MS NOW da “Birinci Değişiklik kapsamındaki hakları ve demokraside bağımsız gazeteciliğin temel rolünü savunmak için gereken tüm adımları atacağını” açıkladı.

Beyaz Saray Muhabirleri Derneği'nden tepki

Beyaz Saray Muhabirleri Derneği Başkanı Jacqui Heinrich, Trump yönetimine üç medya kuruluşunun erişimini derhal yeniden sağlama çağrısında bulundu.

Heinrich, uygulamanın yalnızca söz konusu medya kuruluşlarını ilgilendirmediğini belirterek, bir kuruluşun haberleri nedeniyle dışlanmasını mümkün kılan bir standardın gelecekte başka medya kuruluşlarına da uygulanabileceği uyarısında bulundu.

“Amerikan halkı, özgür ve bağımsız basın aracılığıyla, hükümet yetkilileri bundan memnun olsun ya da olmasın, iktidara seçilen kişileri denetleyebilmelidir” dedi.

Heinrich, Trump yönetiminin kararının basın özgürlüğü açısından tehlikeli bir emsal oluşturabileceğini savundu.


Trump daha önce de AP'nin erişimini engellemişti

Trump’ın son kararı, geçen yıl Associated Press (AP) muhabirlerinin Oval Ofis, Air Force One ve diğer bazı etkinliklere erişiminin engellenmesini de gündeme getirdi.

Trump yönetimi, AP’nin Meksika ve diğer ülkelerin karasularını da kapsayan su kütlesi için Trump’ın tercih ettiği “Amerika Körfezi” adını kullanmamasının ardından haber ajansının muhabirlerine erişim kısıtlaması getirmişti.

AP, Trump’ın bu kararına karşı dava açtı. Dava halen devam ediyor.

Trump, göreve geri dönmesinden bu yana The New York Times, The Wall Street Journal ve BBC'nin de aralarında bulunduğu çeşitli kurumlara karşı hukuki girişimlerde bulundu.

Yönetim ayrıca, ABC'nin yayın lisanslarının yenilenmesi konusunda uzun süredir devam eden bir çatışmanın da tarafı.

AP, cumartesi günü yaptığı açıklama ile bu hafta erişimleri engellenen medya kuruluşlarına destek verdi.

Haber ajansı, “Hiçbir medya kuruluşu ya da kişi, kullandığı ifadeler nedeniyle hükümet tarafından misillemeye maruz bırakılmamalı” açıklamasında bulundu.

Trump’ın medya kuruluşlarıyla yaşadığı anlaşmazlıklar, başkanın kendisini eleştiren haberlere ve gazetecilere yönelik tutumuyla ilgili ABD’deki basın özgürlüğü tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı.