AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BirGün yazarı Timur Soykan’ın duyurduğu tarikatta çocuk istismarı skandalına ilişkin yaptığı açıklamada, istismarı münferit bir hadise' olarak tanımladı.

Erdoğan, “Münferit bir hadise üzerinden milletimizin inancına saldıranlar Meclis kürsüsünden vakıf ve derneklerimize iftira atanlar, çıkardıkları gürültüyle gerideki bu vahim tabloyu gizlemeye çalışmaktadır. Bunların taciz ve tecavüz iddialarının ayyuka çıktığı, parti teşkilatlarının yönetimlerinde olanların hesabını verdiniz mi?” diye sordu.

LGBT+'ları hedef alan Erdoğan, "LGBT denilen olay, bizim kitabımızda yok. Fakat CHP'nin kitabında var mı? Var. Diğer yavru muhalefetin kitabında var mı? Var" dedi.

Erdoğan, "Kadın Emeği Zirvesi" isimli programda açıklamalarda bulundu.

Taha Duymaz da göçük altında kaldı Taha Duymaz da göçük altında kaldı

Burada yaptığı konuşmada, yeni bir Kredi Garanti Fonu (KGF) destek paketi açıklayan Erdoğan, "Hazine garantili kefalet sisteminde 200 milyar liralık kaynakla daha etkin kullanılmasını sağlayacak yeni bir adım attık. Sistemin etkinliğini artırıyoruz. Yeterli teminata sahip olmayan kredibilitesi yüksek olan firmalara yüzde 75 hazine destekli kefalet sağlıyoruz. Kadın kooperatiflerine de 2 milyar liralık da kefalet paketi tahsis ettik" dedi.

Konuşmasının devamında isim vermeden İsmailağa Cemaatine bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in kızını 6 yaşındayken bir müridi ile 'evlendirmesi' skandalına değindi. "Çocuk yaşta cinsel istismar ne İslami ne insani olarak asla kabul edilebilecek bir davranış değil" diyen Erdoğan, muhalefeti hedef alarak "Çocuk gelin sorununu çözen Türkiye, çocukların daha büyük felaketlerin kucağına itildiği tehditle karşı karşıya. Ben tekrar muhalefete sesleniyorum; Kandil'in hesabını sordunuz mu?" diye konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Bir fikri olan, çalışan, üreten, yaşamak için olduğu kadar yaşatmak için emek veren her kadının yanındayız diyerek başlattığımız programın ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Arkadaşlarımız ülkemizin dört bir yanında iş kurmak, işini geliştirmek isteyen 45 binden fazla kadınımızla bir araya gelerek onlara yol gösterdi, destek oldu. Öyle hikayeler ortaya çıktı ki insanımızın azmine, gayretine hayran olmamak elde değil. Kadınlarımızın ülkemizin demokrasi ve kalkınma atılımlarında olduğu gibi son 20 yılda hayata geçirdiğimiz reformlarda emeği ve katkısı vardır. Türkiye Yüzyılı'nı da sizlerle kuracağız.

KADINLARA DESTEK PAKETİ

Kadınlarımıza daha fazla destek vermekte kararlıyız. Girişimcilik destekleri ve kırsal kalkınma hibeleri gibi programların önemli bölümünü kadınların kullandığını görmekten memnuniyet duyuyoruz. Reel sektöre bir de müjde vermek istiyoruz. Hazine garantili kefalet sisteminde 200 milyar liralık kaynakla daha etkin kullanılmasını sağlayacak yeni bir adım attık. Sistemin etkinliğini artırıyoruz. Yeterli teminata sahip olmayan kredibilitesi yüksek olan firmalara yüzde 75 hazine destekli kefalet sağlıyoruz. Kadın kooperatiflerine de 2 milyar liralık da kefalet paketi tahsis ettik.

Kadınlarımızı her alanda pozitif ayrımcılık yaparak onları hayalleriyle buluşturmaya özel önem veriyoruz. Kadını sadece meta haline getirmek isteyenlere verilecek en güzel cevabın bu olacağına inanıyorum.

Kadınlarımızla her buluşmamızda ifade ettiğim samimi inancımı paylaşmak istiyorum. Kadınları dışlayan bir toplum potansiyelinin yarısından vazgeçmiş demektir. Türkiye olarak, bizim böyle bir lüksümüz de kısır düşüncemiz de olamaz. Bizim her bir vatandaşımızın üretkenliğine inancımız var.

Gerek ana kademesiyle gerek kadın gerek gençlik kollarıyla en güçlü parti biziz. Nasıl oldu bu, yüzde 17,4'e AK Parti iktidarlarıyla geldik. Konuşuyorlar. Peki, sorun bu muhalefete sizin kadın milletvekili sayınız kaç, kadın üye sayınız ne kadar? Hepsi patır patır dökülür. Bizim derdimiz var. Kadının yer almadığı bir siyasi hareket yok olmaya mahkumdur. Gençlik kollarımızın yer almadığı bir siyasi hareket yok olmaya mahkumdur.

BAŞÖRTÜSÜ DÜZENLEMESİ

2022'deki siyasi faaliyetlerimizin yarısı kadın ve gençlik kollarımızın programlarıdır. 15 seçimin tamamından açık ara birinci çıkmasından hanımlarımızın çok önemli payı bulunuyor. Geçmişte ülkemizde sözde modernlik, ilericilik, çağdaşlık iddiasıyla kadınlarımızı inançlarından, kıyafetlerinden, cinsiyetlerinden dışlayan bir zihniyetin nobranlıklarına şahit olduk. Türkiye'nin artık hatırlamak istemediği bu karanlık günlerini, AK Parti'nin demokrasi reformlarıyla geride bıraktık.

Geçtiğimiz aylarda bir gece yarısı videosuyla yeniden gündeme getirilen başörtüsü yasal düzenleme teklifi, hepimize o günleri hatırlattı. Biz de meseleyi gelin Anayasal düzeyde kalıcı olarak düzenleyecek bir teklifte bulunduk. Anayasa değişikliği tabii olarak önce Meclis'te grubu bulunan partilere götürdük. Sonra Meclis'e sunduk. Şimdi Meclis'teki komisyon ve Genel Kurul süreçlerini bekliyoruz.

"YENİ BİR İSTİSMAR KONUSU ORTAYA ATILDI"

Tam da bu süreçte yeni bir istismar konusu ortaya atılmış. Biz hiçbir zaman kız evladımızın fiziki ve ruhi olgunluğa erişmeden evlendirilmesini tasvip etmedik. Zaten kendi aile hayatımızda da bunun bir örneği yok. Çocuk yaşta cinsel istismar ne İslami ne insani olarak asla kabul edilebilecek bir davranış değil.

Gündeme gelen hadise konusunda da tüm kurumlarımız gereken takipleri yapmıştır. Ülkemizde küçük yaşta evlilik gibi sıkıntılar geçmişten beri yaşanıyor. Bu arada başka sorunlar yaşamaya başladık. Sosyal medya başta olmak üzere, çocuk yaştaki evlatlarımızın görünüşlerinden diğer insanlarla ilişkilerine kadar ciddi savrulmalara şahit oluyoruz. Çocuk gelin sorununu çözen Türkiye, çocukların daha büyük felaketlerin kucağına itildiği tehditle karşı karşıya.

"KANDİL'İN HESABINI SORDUNUZ MU?"

Ben tekrar muhalefete sesleniyorum; Kandil'in hesabını sordunuz mu? Diyarbakır Anneleri hangi partinin kapısında ağlıyor, oradan birilerine lanetler okuyor? Kandil'de o kız çocuklarımızı kaçıranlar kimler? Sizin dirsek dirseğe yürüdüğünüz partinin mensupları değil mi? PKK'nın parlamentodaki uzantıları değil mi? Bay Kemal senin bir sözün oldu mu? Kandil'dekiler de methiyeler düzüyor. Ankara'dan İstanbul'a onlarla yürüdün. Sen o hasarı gider, sonra konuş.

‘‘MÜNFERİT BİR HADİSE ÜZERİNDEN MİLLETİMİZİN İNANCINA SALDIRANLAR’’

Münferit bir hadise üzerinden milletimizin inancına saldıranlar Meclis kürsüsünden vakıf ve derneklerimize iftira atanlar, çıkardıkları gürültüyle gerideki bu vahim tabloyu gizlemeye çalışmaktadır. Bunların taciz ve tecavüz iddialarının ayyuka çıktığı, parti teşkilatlarının yönetimlerinde olanların hesabını verdiniz mi?

"LGBT BİZİM KİTABIMIZDA YOK"

Sicil dosyalarınız elimizde. Bunu seçime kadar meydanlarda anlatacağız. Bunca rezalete sırtını dönenlerin kirli kampanyanın gerisindeki gayenin farkındayız. Ne kız çocuklarının istismarına izin vereceğiz ne milletimizin rencide edilmesin göz yumacağız.

Evlatlarımızı korumamız gereken sapkın akımlardır. LGBT denen olay, bizim kitabımızda yok. CHP'nin kitabında var, yavru muhalefetin kitabında var. Bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok. Bu tehlikelere karşı daha müteyakkız şekilde mücadele edeceğiz. Birilerinin gündemi farklı da olsa aile kurumunun temel direği olan kadınların siyasetteki varlık ve etkinliklerinin artığı bir gerçektir."