Definecilere terk edilen Germuş Kilisesi sessizce yıkılıyor

Bakanlar Kurulu tarafından “Turizm gelişim merkezi” olarak ilan edilen Ermenilere ait Germuş Kilisesi ve çevresi definecilerin insafına terk edildi

Definecilere terk edilen Germuş Kilisesi sessizce yıkılıyor

Urfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Dağeteği (Germurç) Mahallesi’nde 19’uncu yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen Ermenilere ait Germuş Kilisesi definecilerin insafına terk edildi.

23 Ekim 2011 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından kilise ve çevresi “Turizm gelişim merkezi” olarak ilan edilmişti.

Geçtiğimiz yıl ise kilisenin restore edilmesi için Haliliye Kaymakamlığı’nın hazırladığı proje Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından Mali Destek Programına alınmıştı.

Ancak her iki karara rağmen kilise ve çevresinde restore ve koruma amaçlı her hangi bir çalışmanın yapılmadığı görüldü.

GERMURÇ KÖYÜ

Ermenilerin Germurç, Kürtlerin ise Germuş olarak tanımladığı daha sonra ismi Dağeteği olarak değiştirilen mahalle, zamanında kentin en büyük köyü olarak biliniyor. Mahalle konum itibariyle kentin 10 kilometre kuzeydoğusunda, şimdiler betona gömülen Germuş Dağı’nın eteğinde bulunmakta.

Mahallede Ermenilere ait mezarlık, okul, kilise, manastır kalıntıları yine çok sayıda tarihi yapının izine rastlamak mümkün.

Göbeklitepe’ye (Xerabreşk) 5 kilometre uzaklıkta bulunan mahallede yine eski dönemlere ait çok sayıda tünel ve mağarada bulunmakta.

ADIM ADIM TALAN

1915 Ermeni Soykırımı sonrası talanın ilk adımı iskan politikalarıyla atıldı. Tehcir sonrası Mustafa Kemal Atatürk'ün köyü Hamidiye alayı komutanlarından Sümer Paşa’ya tahsis ettiği kimi kaynaklarda yer almakta. Nitekim köyün hala Sümer Paşa’nın mirasçılarını elinde olduğu biliniyor.

21’inci yüzyılda bu tarihi köyde bulunan mezarlar defineciler tarafından kazıldı, okulları yıkıldı, yerleşim yerleri ise yerle bir edildi. Tarihi mağaralar ahırlara dönüştürüldü.

Köyün çevresinde bulunan Surp Hovhannes, Surp Tadeos, Surp Hagop ve Surp Minas adındaki manastırlardan sadece kalıntılar kaldı. Mahalle şimdilerde bir harabeyi andırıyor.

Yine Germuş Kilisesi’nin dışında köyde bulunan 2 kilisenin daha kayıt altına alındığı belirtilse de söz konusu kiliselerde geriye taş yığınından başka bir şey kalmadı.

TALANA DİRENEN KİLİSE

Tarihi köyden geriye manastır, okul ve mezarlık kalıntılarının dışında sağlam dört duvarıyla hala talana direnen Germuş Kilisesi kaldı. 1881 yılında Hagop Ardvisyan tarafından restore edilen kilise, 1915 yılında kadar Ortodoks Ermenileri tarafından ibadethane olarak kullanılmış.

Yapıya musallat olan defineciler, kilisenin içinde bulunan kolon diplerinde 2 ile 3 metre derinliğinde 3 çukur kazmış. Yine kilisenin kimi gizli bölmelerinde ise duvardan kazılar yapılmış. En son 2013’te ahır olarak kullanıldığı basına yansıyan Germuş Kilisesi için yetkililer harekete geçerek kilise için bekçi görevlendirdi. Kapısına da tarihini anlatan tanıtım tabelası konuldu. Ancak şimdilerde ne bekçi ne de kilisenin tabelası var.

SÖZLER YIKIMI DURDURAMIYOR 

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın teklifiyle 23 Ekim 2011 tarihinde, Bakanlar Kurulu kararıyla Germuş Kilisesi ve çevresi “Turizm gelişim merkezi” olarak ilan edildi. Aradan 9 yıl geçmesine rağmen kilise ve çevresinde bakanlık eliyle bir çalışma yürütülmedi.

Geçtiğimiz yıl ise Haliliye Kaymakamlığı’nın kilise ve çevresine yönelik hazırladığı proje Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından Mali Destek Programına alındı.

Ancak verilen sözler yine alınan kararlara rağmen kilise ve çevresinde şu ana kadar her hangi bir restorasyon ya da korumaya yönelik adım atılmış değil.

Germuş Kilisesi definecilerin insafına bırakılmış ve yıkılması an meselesi.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

Güncelleme Tarihi: 01 Kasım 2020, 21:37

YORUM EKLE
YORUMLAR
işler hale getirsinler
işler hale getirsinler - 4 hafta Önce

mimari on numara yıkılmaması için bari camiye bile çevirseler daha iyi, hiç olmassa yıkılmkatan kurtulur kiliseden çevrilme tarihi cami olur.mimarisi camiyede uygun balkanlardaki çoğu cami kiliseye çevrilmiş orada müslüman halk olmayınca burada hristiyan halk olmayınca cami olması normal burada mantık tarihi eserin korunması o geçmişi muhafaza etmesi.

SIRADAKİ HABER