Helga'nın işi gücü ikide bir balkondan aşağı sarkarak binanın önünde oyun oynayan çocuklara bağırıp çağırmaktı.
Ne yapmak istiyor anlamıyorum. Çocuk işte çöpe atacak değiliz ya boşuna çocuk dememişler. Mecburen bir yerlerde oyun oynayacaklar. Kaldı ki burası bizim binanın önü. Kimi kimden kovuyor ki, kendisi kira veriyorsa biz de veriyoruz.
Ne olmuş yani. Eyvallah mı çekeceğiz. Böyle durup durduğu yerde sinenklenen insan görmedim. Deli midir nedir anlamadım. Yaşlı başlı kadın, sanki allerjisi var bir çocuk sesi duymasın hemen koşup balkondan aşağı sarkarak, “Halloooooooo ne bağırıyorsunuz yaaaaaa... kafamızı şişirdiniz. Başka yer yok mu çekin gidin burdan„ diyor...
Bu durum her gün sabahtan akşama kadar böyle sürüp gidiyor. Bir şey de diyemiyoruz.
Yapma etme diyoruz yaşlı başlı insansın onlar çocuk mecburen oynayacaklar engel olamayız dediysek de Helga´nın aldırdığı yok o bildiğinden şaşmıyor.
Yok diyor buranın sorumluluğu bana ait benim dediklerimi yapmak zorundalar. Yoksa ben yapacağımı bilirim diyor...
Yalvardık yakardık etme dedik tutma dedik ama anlayan kim.
Kendisi yetmiyormuş gibi bir de karşı binada oturan 90 yasına gelmiş bunak İnge var o da hemen yanına gelerek başlıyorlar çocukların durumu hakkında toplantı düzenlemeye.
Saatlerce vıdı vıdı konuşuyorlar da konuşuyorlar. Ne konusyorlar ne planları yapıyorlar anlamıyorum. Bilen bilmeyen de sanacak ki Almanya´nın bütçe görüşmeleri yapılıyor burada.
Helga konuşuyor İnge kafasını sallayarak „oldu, tamam“ diyor İnge konuşuyor Helga kafasını sallyarak „tamam“ diyor.
Sonra da kuşkulu, kuşkulu sağa sola bakarak kalkıp evlerine gidiyorlar.
Ama çocuk sesi gelince tekrar mezar faresi gibi zıp diye evden çıkıp balkondan aşağı sarkarak çocuklara habire parmak uzatıp onları durdurmaya çalışıyorlar.
Ama çocukların da dinleyeceği yok,ya ellerini burunlarına götürerek Helga ile İnge´yi alaya alıp kızdırıyorlar ya da tamam dedikten yarım saat sonra aynı hareketlere devam ediyorlar...
Helga ile İnge'nin bu durumlarına binadakiler olduğu gibi karşı binalarda oturanlar da karşılar. Ama kendileri yaşlı oldukları için kimse onları kırmak istemiyor. Helga ile İnge'nin bu aşırı derecedeki çocuk fobilerine biraz da şüphelenmedim değil...
Geçenlerde onları iyi tanıyan yine kapı komşum olan Susanne ile karşılaştım. Vaziyeti ve durumu anlatınca Susanne gülerek „Ev sahibi onlara binaya bakın göz kulak olun eğer bunu yaparsanız sizin ev kiranızdan yimi euro düşeceğim demiş. Bunlar da bunun için işi iyice azıttılar” deyince kendi kendime, tamam dedim mesele anlaşıldı...