"Siz hiçbir mitolojik hikâyede, ya da dinde bir tesisin adının geçtiğini duydunuz mu?"

HDP'li Başaran'dan Yıldırıma zeytinlik eleştirisi

"Siz hiçbir mitolojik hikâyede, ya da dinde bir tesisin adının geçtiğini duydunuz mu?"

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Meclis Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, zeytinliklerle ilgili düzenlemeye değindi.

AKP'nin politikalarını ve Başbakan Binali Yıldırım'ın, 'zeytin mi önemli, tesis mi' ifadesini eleştiren Başaran, "Toplum tarafından benimsenen bütün tarihler iktidar tarafından kendi tarihi olarak başka bir şekilde yazılma yoluna gidiliyor. Yine, toplumun benimsediği bütün tanımlamalar da iktidar tarafından kendine göre tanımlanıyor" dedi.

Başaran'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

Zeytin en kadim ağaç olarak tanımlanır, bütün mitolojik hikâyelerde yerini bulmuştur zeytin. Yine, bütün dinlerde kutsal olarak kabul edilir. Hepinizin bildiği bir Nuh Tufanı hikâyesi vardır; bütün canlıların yok olduğu Nuh Tufanı'nda Hazreti Nuh toprağa bir güvercin gönderir ve güvercin ikinci gelişinde ağzında bir zeytin yaprağıyla gelir. Yani düşünün ki tufanın başaramadığını bugün siz bu Meclis’te kanun çıkararak yerine getirmeye çalışıyorsunuz.

Homeros bir zeytin ağacının rüyasına girdiğini ve şu cümleyi kurduğunu söyler: "Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım." İşte zeytin böyle bir ağaç. Biz gelmeden önce buradaydı, biz gittikten sonra da burada kalması gereken bir ağaç ama biz ne diyoruz: “Bir tesis mi önemli, bir ağaç mı?” Siz hiçbir mitolojik hikâyede, hiçbir dinî hikâyede ya da tarihte bir tesisin adının geçtiğini duydunuz mu? Siz tarihe bu şirketleri, tesisleri bırakamayacaksınız.

Bu tesisler doğayı talan etmekten başka ne işe yarıyor? Doğru, siz her ağaca baktığınızda, çizgi filmlerde olduğu gibi gözünüzde yeşil yeşil dolar işaretleri yanıp sönüyor. O paraların ham maddesi olan kâğıdı da o ağaçlardan üretiyorsunuz. Ama siz o ağaçları yok ettiğinizde cebinize dolduracağınız parayı bile bulamayacaksınız, o kâğıdı bulamayacaksınız.

MİLLİ İRADE TUFAN YARATMAK MIDIR?

İçini boşalttığınız bir tanım daha var: Milli irade. Millî irade nedir? Millî irade, sizin kafanıza göre karar alıp uygulamanız mıdır? Millî irade, saraydan birinin kendisine göre toplumu şekillendirmesi midir? Millî irade, dünya bu kadar kaosta, savaş ortamındayken bu ülkeyi daha da savaşın derinliklerine sürüklemek midir? Millî irade, bir tufan yaratmak mıdır? AKP iktidara geldiği günden beri doğaya kıymaktan, tufan yaratmaktan başka bir şey yapmadı.

Hasankeyf'in binlerce yıllık tarihi var. Geçen haftalarda eski Başbakan Ahmet Davutoğlu gelip gördü orayı. Bence hepiniz gelip bir görün. Neyi katlettiğinizi, neyi yok ettiğinizi görün. Neymiş? Zeynel Bey Türbesi taşınmış. Bırakın, yerinde kalsın. Her su birikintisinden baraj yapmak zorunda değilsiniz ki, her yeşil alandan yol yapmak zorunda değilsiniz ki.

İktidarın HDP'ye saldırısının nedeni de buydu. Ekolojik, kadın özgürlük anlayışına sahip, komünal bir sistem önerdiği için saldırdınız. Ama siz muktedirler olarak tarihi kendinize göre yazmak istiyorsunuz ya, anılıyorsunuz. Tarihte hep mücadele edenler, direnenler yazılmıştır.

Biz de Cerattepe'de direnenler olarak, Gezi'de direnenler olarak, Yeşil Yol'da direnenler olarak, Sur'da kendi evinin yıkılmaması için günlerdir elektriksiz direnenler olarak, Hasankeyf'te tarihi yok etmenize karşı direnenler olarak, zeytinleri yıkmak isteyenlere karşı direnenler olarak, kıdem tazminatı için direnenler olarak yani bütün Türkiye'nin direnenleri olarak biz tarihe geçeceğiz. Siz bunun karşısında, o kara, tozlu sayfalarda belki yer bulursunuz.

Güncelleme Tarihi: 08 Haziran 2017, 18:32

Demokrat Haber’e Destek Olun >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER