Erdoğan: İstanbul Türkiye'nin bir özetidir, milletimiz tercihini AK Parti'nin hizmetinden yana kullanacaktır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

Erdoğan: İstanbul Türkiye'nin bir özetidir, milletimiz tercihini AK Parti'nin hizmetinden yana kullanacaktır

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar'da toplu açılış töreninde açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, " Resmi olarak 15 milyonu aşkın fiilen muhtemelen çok daha fazla nüfusuyla en büyük ilimiz olan İstanbul diğer tanımıyla Türkiye’nin bir özetidir. İstanbul’da demografik olarak Türkiye’nin her şehrinin temsilcisini bulabilirsiniz. İstanbullular başta olmak üzere ülkemizin her yerinde milletimizin tercihini 31 Mart 2019'da AK Parti'nin hizmetinden yana kullanacağından şüphe duymuyorum” dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

"Adını tam kesinleştirmedik ama Çamlıca Cami, yine tamamlanmakta olan meydan ve sahil düzenlemeleri bunlarda sadece bir kaçıdır. Üsküdar Metro hattının açılışını gerçekleştirmiştik. Daha devamım var. Çünkü biz de laf yok icraat var. İnsansız hava araçları yaptığımız gibi insansız metroyu da gerçekleştirdik. Çeyrek asırdan fazladır, Üsküdar da oturan kardeşiniz olarak bu ilçenin gönlümdeki yerinin ayrı olması da tabidir. Bu sebeple Üsküdar’da her gelişmeyi çok daha yakından takip ediyorum. Resmi olarak 15 milyonu aşkın fiilen muhtemelen çok daha fazla nüfusuyla en büyük ilimiz olan İstanbul diğer tanımıyla Türkiye’nin bir özetidir. İstanbul’da demografik olarak Türkiye’nin her şehrinin temsilcisini bulabilirsiniz.

‘NE DEDİLER? KUMARHANE AÇACAKLAR’

Diyorlar ki bu seçimin acaba dev projeleri ne olacak? Açıkladık; ne dedik? Millet kıraathaneleri dedik. Ne dediler? Kumarhane açacak dediler; çünkü bunların meşrebi bu. Çünkü bunlar ne yazık ki onlar o kumar kağıtlarıyla, okey masalarındaki tuğlalarla yatıp kalkarlar. Kütüphane nedir? Kıraathane nedir anlamaz. Ey CHP kıraathane okuma yeridir, okuma evidir."

CHP’YE YÜKLENDİ

"Onların olduğu yerde kanallar, kanalizasyonlar berbat. İstanbul'a belediye başkanı olduğum zaman her yere otobüs motrobüs, klima mılima, yok öyle şey. Yağlı bezlerle silinen o koltuklar. Biz geldik, dedim ki, 'Benim insanıma bu yakışmaz.' İnsanımıza Mercedes otobüs aldık. Duraklarımızın adedini artırdık.

"İstanbullular başta olmak üzere ülkemizin her yerinde milletimizin tercihini 31 Mart 2019'da AK Parti'nin hizmetinden yana kullanacağından şüphe duymuyorum.

"Bay Kemal konuşuyor. Bay Kemal bunlardan haberin var mı? Önce bay Kemalim Kağıthane'nin yerini öğrenmesi lazım, 'Kağıt tepe,' diyor. Herhalde öğrenmiştir.

‘CHP ZULMÜNDEN KURTARALIM HER YERİ’

"39 ilçesi var İstanbul'un gelin 31 Mart'ta bu hizmetleri alamayan belediyelere de, AK Parti hizmetleri alamayanlara da bu imkânları götürelim. Şu CHP zulmünden kurtaralım her yeri. Ülkemizin pek çok yerinde yaptığımız hizmetler milletimiz tarafından takdirle karşılanmıştır. Bizim de İstanbul Belediye Başkanı olarak çıktığımız o yolu cezaevinde, demir parmaklıklar arkasında sonlandırmak istediler. Onlar bizim milletimizle olan gönül bağımızın demir parmaklıklar arakasında sonlandırılamayacağını bilmiyorlardı. Tüm engelleri aştık ve ülkemizi yönetme sorumluluğuna erdik.

"Pek çok projeyi hangi kurum tarafından yürütülürse yürütülsün başından en sonuna kadar bizzat takip ettik.

KILIÇDAROĞLU'NUN ALMANYA ZİYARETİ

Bay Kemal Almanya'ya gittin. O yanındaki hanım neyin nesiydi ya? O YPG paçavralarıyla görüntü veren o kadınla senin ne işin var ya? Bunlar PKK'nin Almanya'daki uzantıları senin ne işin var? Peki, onlarla ne konuştun anlat bakalım anlat. Sen bunlarla beraber yol yürüyebilirsin Bay Kemal, bizim bunlarla yürüyecek bir yolumuz yok. Biz milletimizle yol yürüyeceğiz. Farkımız bu. İşte Bay Kemal'in sıkıntısın anladınız mı? Ben son Arjantin G20 Zirvesinden sonra Paraguay'a, oradan da Venezuela'ya gittim. Orada 4 yaşından çocukları alıp yetiştiriyorlar. Bizi neyle karşıladılar biliyor musunuz? İstiklal Marşı ile. Sayın Maduro, yere düşen Türk bayrağını kalkıp aldı. İşte farkımız bu Bay Kemal.

BAŞÖRTÜ MESELESİ

Ülkemizde yıllarca siyaseti meşgul eden başörtü meselesi. Başı açık başı örtülü ayrımını kaldırdık. Bugün artık ülkemizde tüm kurumlarımızda hanım kardeşlerimiz kendi tercihlerine göre istediği gibi giyiniyor. Sonra bir anda bakıyorsunuz bir savcı çıkmış. Her şey kanunlarla bir yere oturuyorken sana ne oluyor da aykırı bir şekilde bu uygulamanın iptalini isteyebiliyorsun? Neyse ki Danıştay'ın igili mahkeme bu girişimi başarısız bıraktı.

"Biz bu ülkede hâlâ laiklik tartışmasıyla mı vakit geçirmeliyiz, yoksa çocuklarımıza daha müreffeh bir geleceği nasıl bırakacağımızı mı tartışmalıyız?

‘BELLİ SAATLER DIŞINDA SOKAKTA DOLAŞMAYACAK’

Bizimle derdi olanlara sesleniyorum. Ülke ile ve milletle uğraşmayı bırakın. İşte önümüzde seçimler var çıkın meydana derdiniz neyse anlatın millete. Bundan böyle seçim kampanyasında artık gürültü ve görüntü kirliliğini de biz kaldırıyoruz. Parti olarak biz bunu uygulamayacağız. Ve belli saatler dışında otobüsler sokakta dolaşmayacak. Otobüsler bağırıp çağırmayacaklar. Bizimkileri söylüyorum tabi. Artık bu işin nasıl yapacağını herkesin görmesi lazım. Televizyonlara çık anlat ne anlatacaksan.

Biz gönüller yapmaya geldik. İnşallah 31 Mart gününe kadar gece gündüz gönüller yapmaya var mıyız. Bu eski Türkiye artıklarına ve atıklarına hadlerini bildirmeye hazır mıyız? 31 Mart’ta herkesi sandık başına bekliyoruz.

SARI YELEKLİLER YORUMU

Fransa'daki olayları endişeyle takip ediyoruz. Biz, hem göstericilerin yol açtığı kaos görüntülerine hem de onlara uygulanan orantısız şiddete karşıyız. Ülkemizin sokaklarını ve caddelerini ateşe boğmaya kalkanlara sessiz olanlar işte görüyorsunuz şimdi ne durumda. Bizim polisimizle alay edenler bizim polisimizin zulüm ettiğini söyleyenler bakın şimdi kendi polisleri neler yapıyor. Umarım Paris sokaklarının duvarlarında da 'zulüm 1789’da başladı' yazıları da görmeyiz. Bağdat caddesinin sokaklarında zulüm 1453’te başladı yazıyorlardı. O vicdansızlar bunları yazdı duvarlara.

Ortaya çıkan manzara göstermektedir ki Avrupa demokrasi dersinden de insan hakları dersinden de özgürlükler dersinden de sınıfta kalmıştır.

Siyasi popülizm uğruna mülteci karşıtlığını ve İslam düşmanlığını tahrik edenler kendi kazdıkları kuyuya düşmüşlerdir. Üzerinde çok titredikleri güvenlik ve refah duvarları, mülteciler veya Müslümanlar tarafından değil bizzat kendi vatandaşlarınca sarsılmaya başlamıştır.

Güncelleme Tarihi: 09 Aralık 2018, 08:31

Sen değilsen kim? Şimdi değilse ne zaman?
Demokrat Haber'e Patreon'dan şimdi destek ol, bağımsız, özgür ve alternatif bir medya girişiminde tuzun olsun: patreon.com/demokrathaber

YORUM EKLE