Ekrem İmamoğlu'ndan Binali Yıldırım'a yanıt

"Rakibimin cümlesi beni üzdü, ‘Türk halkının sinirlerini bozmayın!’ yahu millet benim sayemde gülüyor”

Ekrem İmamoğlu'ndan Binali Yıldırım'a yanıt

Resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım’a yanıt verdi.

Resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yeni başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, rakibi Binali Yıldırım'ın açıklamalarına, "Rakibimin cümlesi beni üzdü, ‘Türk halkının sinirlerini bozmayın!’ yahu millet benim sayemde gülüyor. Çocuklar bana koşarak sarılıyor. Biz kimsenin sinirini bozmayız. Keşke bu ülkenin sinirini bozan AA’ya tek bir cümle söyleseydiniz." sözleriyle yanıt verdi.

İmamoğlu, Yıldırım'ın seçim gecesi bakanlarla yaptığı toplantıya da değinerek, " Yanlış yapmayın. Kabine üyeleriyle, bakanlarla siz niye toplantı yaparsınız? Biz eşit koşullardayız. Geçmişte bakanlık, başbakanlık yapmış olabilirsiniz ama bitti. Benim istirhamım, yetkilerinizi kullanırken dikkatli olunuz." ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:

Bugün hem Beşiktaş’ta hem de Eyüp’te dolaşma fırsatını buldum. Görüyorum ki İstanbullu hazır. Bu sürecin o anlamda hızlıca bitmesi lazım. Hızlıca normalleşmemiz lazım. Bizim herkes gözümüzün önünde. Benim bir huyum var bir vatandaşımın bile gözü benden kayıyorsa mutsuz oluyorum acaba ne için diye. Kırıcı laflar bir takım şahsi hususlar olmuş olabilir. Biz hiç girmedik bu işlere. İlla insanların birbirini oy için ikna etmeleri gerekmiyor. Herkes kendi fikriyle var olsun.

"HIZLICA NORMALLEŞMEMİZ LAZIM"

Hızlıca normalleşmemiz lazım. Bazı propagandalar yapıyorlar, üzülüyorum. Kimseye karşı ön yargım yok benim. Ben gönüllerinizi kazanmaya geliyorum. Bana AK Partili kardeşlerimin de oy verdiğini biliyorum. Biz demokrat bir belediye başkanı olma konusunda iddiamdır biz bu kentin gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olacağım. Ben buradan duyuruyorum rakibime oy vermiş her seçmenin yeri benim başımın üstü. Hiçbir seçmenin hiçbir seçmenden farkı yok. Kimin atıp atmadığını Allah bilir benim için bitmiştir. Kimin oy verdiğine bakmaksızın doya doya hizmet edeceğim.

Ak Partililere bazı sözler söyleniyor üzülüyorum. Özellikle bir hususu paylaşmak istiyorum. Oy hırsızı diye bir şey yazılıyor. Benim hırsızlıktan bildiğim bir şey var o da gönül hırsızlığı. Herkesin gönüllerini kazanmaya geliyor. Ak Partili hemşehirilerim şuna inansınlar ki asla ve asla kendilerini kenara itilmiş bir şekilde görmeyecekler.

Hiçbir çalışanımın kendini bana adamasını istemedim. Zira siyasiler bugün vardır yarın yoktur. Onlar bu kurumun kalıcı unsurlarıdır. İBB’de çalışan herkes hiçbir şeye bakmaksızın alın teri akıtan çalışan herkesin yeri başımın üstüdür. Gönüllerini ferah tutsunlar. Benimle çalışmaktan çok büyük keyif alacaklar. Partizanlıktan çok yorulmuşlar benimle çalıştıklarında görecekler.

En düşük asgari ücret 2 bin 200 lira olacak. Bu bizim seçim taahhüdümüzdür. Zoraki mitinge gitmek yok. Seviyorsa gelsin, sevmiyorsa gelmesin. Kadın çalışanlara 8 Mart’ta izin vereceğim. Toplu iş sözleşmelerini sosyal sorunları koymayı taahhüt ediyorum. İster istemez sizi bazı gündemlere çekenler oluyor.

BAHÇELİ'NİN SÖZÜNÜ HATIRLATTI

Ben de size bir tecrübenin, Sayın Devlet Bahçeli'nin '1 oyla bile kazanırsanız, kazanmış sayılırsınız' sözünü hatırlatayım. Lütfen süreci toparlayınız artık.

2014 ANKARA SEÇİMLERİ

Biz demiyoruz ki "bizi de 2014'te itirazlar sürerken Ankara'daki adayın başkanlığının kesinleştiği gibi pat diye açıklayın" demiyoruz. İtirazlar sürüyorken açıkladınız. Bunu da demiyoruz. Somut olan her itiraz hakkına saygı duyarız. Bizim de var. Biz asla itirazlara karşı gelmedik. Soyut itirazlar doğru değildir.

Dolayısıyla somut itirazlar, maddi hatalar düzeltilsin ama biz bu şehrin 16 milyon insanının iradesine saygı duyan, bizim için iradenin dışındaki hiçbir kararın da önemi olmadığını söylemek istiyorum.

Efendim biz orada burada tebrik edilmişiz. Benim duyduğum tek tebrik, cumhurbaşkanına gelen resmi tebrikler. Bana gelen bir tebrik yoktur.

Son olarak, sürecin toparlanmak üzere olduğunu görüyorum.

Seçim kurullarında seçimi takip eden vatandaşlarla, gönüllü arkadaşlarımızla, milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız süreci takip ediyor. Süreci daha fazla dillendirmeden, konuşturulmadan başlatalım. Ben bu kente çok büyük hizmetler yapacağımı şimdiden hissediyorum.

Bir an önce 7/24 İstanbul'un caddelerine ve sokaklarına açılmak istiyorum.

Bu sürecin sağlıklı bir şekilde bağlanması için YSK'ya istirham etmiştik.

Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu sürece mutlaka katkı sunmalıdır. Bu katkıyı sunarlarsa, bir yanda Sayın Cumhurbaşkanı, aldığı yetkiyle 2023'ün Haziranı'na kadar, birçok ekonomik konuyla daha yakından ilgilenme fırsatı bulacaktır.

Ülke normalleşsin, insanlar kim daha iyi hizmet yapıyor baksın. Tarımı, sanayiyi, parkları konuşalım. Normalleşsin ülke. Ayrışmalar bir kenara gidecek, insanlar daha çok selam verecek. Ben bunu görüyorum hissediyorum.

Sayın Recep Tayyip Erdoğan, lütfen bu sürece katkı sununuz ve bu süreci tamamlayınız. İstirham ediyorum.

Süreç iyi bir şekilde başlayacak ama uzaması can sıkıyor.

Hizmeti konuşturalım, hizmeti koşuşturalım.

Her ilçedeki sayımla ilgili anlık raporlar alıyoruz.

Şu anda, daha önce uygulamalarda olmayan geçersiz oyların açılıp sayılması söz konusu.

Ben bu ülkenin yönetim kademesinde bulunan herkese, devlet adamlığı yapmış herkese saygı duyan birisiyim. Öyle bir kültürden geliyorum. Dolayısıyla Sayın Bahçeli de bu ülkede farklı kademelerde görev almış bir insan. Sürece katkı kısmında vazifeli olduğunu düşünüyorum. Dün ile ilgili bir açıklaması olmuş. Yerel seçim sistemiyle alakalı. Elbette fikirleri değerlidir, bu ayrı bir platformda konuşulur ama benim talebim şu anki duruma katkı sunması.

Demokrat Haber'e destek vermek ister misiniz? >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER