AKP’li Reşat Petek: AKP'nin FETÖ'yle ilişkisini inkar etmiyoruz ki

Petek, Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nun raporuna ilişkin eleştirilere yanıt verdi

AKP’li Reşat Petek: AKP'nin FETÖ'yle ilişkisini inkar etmiyoruz ki

15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanı AKP Burdur Milletvekili Reşat Petek, komisyonun raporuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

Komisyonun raporunda AKP ve FETÖ ilişkilerine yer verilmediği eleştirilerine değinen Petek,  “AK Parti içine sızmış olan FETÖ’cülerin varlığını inkar eden bir çalışmamız yok ki” dedi.

AKP Burdur Milletvekili Reşat Petek, Akşam’dan Pınar Işık Ardor’un sorularını yanıtladı.

15 Temmuz’a ilişkin raporu açıkladınız. Kamuoyunda tartışma yarattı rapor. Siz kamuoyunu nasıl değerlendiriyorsunuz. Tatmin olundu mu?

Raporu okuyanlardan olumlu değerlendirmeler alıyorum. Ama raporu okumadan ön yargıyla yaklaşan kesimler de var. Birkaç sembolik konuyu seçip tepki gösteriyorlar. Komisyonumuzun CHP’li, HDP’li üyelerinin 2016’nın Ekim- Kasım ayında yapılan tartışmayı 2017’nin Mayıs ayına taşıdıklarını görüyorum.

Şimdi bir örnek vereyim isim vermeyeyim. Diyor ki; raporda 12 Eylül’ü de  12 Mart’ı da 28 Şubat’ı da Fetullah Gülen yaptı şeklinde. Raporun içine baktığınızda böyle bir değerlendirme yok ki olmayan değerlendirme yapıyorlar. Biz orada farklı bir şey söylüyoruz. Diyoruz ki; FETÖ’nün sözde lideri  Fetullah Gülen tarihi süreç içinde değişim gösteren örgüt yapılanmasında darbeler ve darbecilerden yana bir tutum takınmıştır.  Kalkıp da bu anlatımlardan 12 Mart muhtırasını Fetullah Gülen yaptırdı sözünü çıkaran kafaya acıyorum. Okusunlar muhtevaya baksınlar eleştirsinler

-CHP şerh koydu rapora tepkileri var. Sizi siyasi ayağını kapatmakla suçluyorlar. Vefat etmiş siyasilerin isimlerinin geçmesine tepkililer.

Meclis genel kurulunda da iki dakikalık sürede cevap vermeye çalıştım. Raporumuzda isimleri geçen bazıları vefat etmiş bazıları hayatta ve yetkili konumdaki siyasilerimiz var. Ama bu siyasileri suçlayıcı itham edici  bir rapor yok elimizde. Hedefimizde kim var FETÖ var. Biz onu araştırıyoruz. Böyle olunca bu örgütün farklı isim ve görünüşte olduğu dönemler dahil olmak üzere siyasilerle olan münasebetlerini değerlendiriyoruz. Ortaya çıkan sonuç şu: hedefine ulaşmak için siyasetçilerle iyi ilişki kurmak onlara istediklerini yaptırabilmek amacı var. En fazla istedikleri nedir? Devlete sızmak . Bunun için iyi ilişkiler içinde olmaya gayret göstermişler. Bunların da örneklerini veriyoruz.

-Bu anlamda AK Parti içiresindekilerin de ismi geçiyor mu raporun içinde

‘İNKAR ETMİYORUZ Kİ!’

Elbette geçiyor. Özellikle 2010 referandumunda yargıyı ele geçirmek için AK Parti’ye ne kadar yakın göründükleri referanduma destek verdikleri ve mezardakiler çıksa gelse oy kullansa yeridir diye değerlendirmede bulundukları bahsediyoruz.  AK Parti içine sızmış olan FETÖ’cülerin varlığını inkar eden bir çalışmamız yok ki. Şimdi İlhan İşbilen milletvekilliği yapmış sonra kamuoyu biliyor adı tuzluk olarak çıkan FETÖ bağlantılı milletvekilleri Hakan Şükür değil mi? AK Parti’nin bu yapıyla efendim cemaat hizmet veya sivil bir dini kuruluş olarak görüldüğü dönemde ilişkisi yoktur falan demiyoruz ki.

-Ak Parti ilişkiyi ne zaman kesti?

Ak Parti FETÖ’nün örgüt yapısının bu devlete kast eden devleti ele geçirmek isteyen,  darbeye kadar gidecek bir örgütsel yapısıyla ilgili özellikle 17-25 Aralık’ta yargı ve emniyet darbe girişiminden sonra  bu örgütle mücadelede en güçlü siyasi partidir. AK Parti hükümetleri de o andan itibaren devletteki bu paralel yapıyı söküp atmak için mücadele eden bir hükümettir. Bizi eleştirenler efendim sizin de bağınız olmadı mı? Siz de  bu insanlarla oturup kalkmadınız mı? Cumhurbaşkanımızı kast ederek zaten itiraf etmedi mi sırtımızdan hançerlediler diye?  Bunları ortaya koyup siz de FETÖ ile beraber oldunuz eleştirisi getiriyorlar. Ama bizim somut ve net cevabımız var. Terör örgütü vasfı ortaya çıktıktan sonra FETÖ ile mücadele eden siyasi parti AK Parti’dir.

-Gülen'in CHP'ye bağış yaptığını bir belge paylaşarak öne sürdünüz. CHP çok tepki gösterdi. Keşke bunu rapora koymasaydık dediniz mi?

Pişman olacak bir şey yok ortada. Aksine konunun iyi anlaşılmasına daha iyi vesile olacak. Onu söylerken Meclis tutanaklarına atıfta bulunarak şundan bahsettim. 1967 tarihli makbuz 15 Temmuz darbe girişimi olmadan çok önce yazılmış bir belge.  Diyorum ki; FETÖ bütün siyasi partilerle ilişki kurdu ve yatırım yaptı. Komisyonda tartışma sırasında CHP’li komisyon üyesi de  meseleyi anladıktan sonra diyor ki; keşke CHP üzerinden vermeseydiniz böyle bir meseleyi diyor. Raporun bütünü üzerinde ciddi bir eleştirisi olmayanlar ne yapıyor? Makbuz, makbuz, makbuz. Ben orada çok daha ilginç belgelerden bahsediyorum.

-Kamuoyunda çok merak edilen Hulusi Akar’ın açıklamaları. Akar’ın açıklamalarını tatmin edici bulmayan çevreler oldu. Siz nasıl değerlendirdiniz tatmin oldunuz mu? 

En çok eleştiri gelen konulardan birisi MİT Müsteşarı ve Genel Kurmay Başkanı neden gelmedi? Her ikisini de davet etmedik. MİT’e bu konuda detaylı bir rapor göndermesini istedik. Çünkü MİT’in özel kanunu var. Mahkemeye tanıklık için gitse de bunlar başbakanın iznine bağlı. Dünyanın bütün devletlerinde de o ülkenin istihbarat kurumunun başı ayrı bir statüdedir. Onun için biz o konuda MİT müsteşarını davet etmedik kapsamlı bir rapor istedik.

Genelkurmay başkanını da ilave  sorularımız olduğu için kendisine soru yönelttik. Bunları cevapla dedik ve bekledik. Muhalefet üyelerimiz de soru yöneltsinler. Arkadaşlar soruları getirin ne sormamız gerekiyor. Bunları soralım.  Gerek Genelkurmay Başkanına gerek eski Başbakanlara gerek eski Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül’e soru yöneltme babında. Muhalefetten bir tek soru gelmedi. Şimdi soracağımız çok şeyler vardı neden sorulmadı deniliyor. Tutanaklar ortada muhalefetten bir tek soru gelmedi. Efendim gelmeyenler oldu ama gelmeyenleri bizim zorlayacak bir anayasal ve yasal yetkimiz yok. Ben kelepçe mi taktıracaktım.  Hukuku mu çiğneyecektim.

-Genelkurmay Başkanlığına dönelim yine. O gün neler oldu?

MİT raporunda da ifade edildiği gibi bir defa darbenin önlenmesinde saatinin öne çekilmesinin önemli bir rolü var. Bu noktada  MİT ile Genelkurmay’ın  15 Temmuz günü saat 18.00-20.00 arasındaki ciddi çalışmaları var. Örgüt bunu fark ederek darbe  saatini öne alıyor. Bunlar bizi fark ettiler gece vaktine kadar bizi toplarlar kaygısıyla 20.30’da düğmeye basılıyor.

-Sizin raporunuz CHP’lilerin kontrollü darbe sözlerine son noktayı koydu mu?

Ben millet vicdanında son noktayı koyduğunu düşünüyorum. CHP’nin kontrollü darbe söylemini asla kabullenemiyorum. Bu kadar ülkesine ihanet edecek bir söylemi Sayın Kılıçdaroğlu  nasıl dile getirebilir?  Kontrollü darbe söylemi FETÖ’nün söylemidir. Bunu FETÖ yapacak. Çünkü  ülkeyi ele geçirme ve Türkiye’yi bir iç harbe sürükleme planını icra için baştan sona planları var. Şu anda psikolojik harekat. Türkiye’ye karşı açılmış bir savaşta düşman unsurları FETÖ’nün söylemine Türkiye’nin Ana Muhalefet partisinin iştirak edip de kontrollü darbe demesi gerçekten bu ülkeye ihanettir. Bunun başka bir izahı yok.  FETÖ’nün paraleline düşmeyi başka türlü izah edemiyorum üzülüyorum acıyorum, ülkemiz adına bir talihsizlik olarak görüyorum.

Güncelleme Tarihi: 06 Haziran 2017, 13:56

Demokrat Haber'e Bağış Yap >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER