Ey A. Kadir Konuk denilen gerzek, ey geri zekalı, sana ne, ne karışıyorsun milletin girdisine çıktısına? Milletvekili misin, tatile mi gittin, bir kadın arkadaşınla oturup bira, kola mı içtin, paparazziler senin fotoğrafını mı çekti, “A. Kadir Konuk yakalandı“ diyerek yayınladılar mı, sen mi getirildin toplumun idam sehpasının altına…

Sana ne oğlum, sana ne dilinde keçi boku ıslanmayan yaratık, sana mı kaldı insanların gezi, tatil haklarını savunmak?

Böyle yaparlar insanı işte. Ne “Yandaşlığın“ı, ne “Boyun eğmişliğin“i, ne “Koyunluğun“u bırakırlar işte. Hem de bunu sana “Arkadaş, dost“ diyenler yapar da ağzın ayran delisi gibi bir karış açık kalır, o yayık ağzına sinekler dolar.

Sen kim oluyorsun da "BDP'li milletvekili Bengi Yıldız yakalandı" haberini duyunca "Bir milletvekili neden yakalanır" diye düşündüm. Meğer "Yakalanma" olayı başkaymış ve altında korkunç bir İĞRENÇLİK yatıyormuş. Bengi Yıldız herkesin rahatlıkla gittiği Bodrum'da tatil yapıyormuş da onun için yakalanmış. Bre alçaklar, namertler, izansızlar, insafsızlar Bengi Yıldız bir insan değil mi, onun tatil yapmaya, iki saat rahat nefes almaya hakkı yok mu? Keşke o milletvekillerinin, o halkın temsilcilerinin hepsi böyle birkaç saatliğine tatil yapabilseler. Bu resmin yayınlanmasından "Utananlar" da varmış. Nesi var bu resmin, neyinden utanıyorlar anlayamıyorum! Bize sadece ölmek mi yaraşıyor ey insanlık, SÖYLE!“ diye yazabilirsin?

Be hey geri zekalı A. Kadir Konuk, bu sözleri yazmadan önce üç oturup beş düşünmen gerekmez miydi? İnsanların kendi elleriyle büyüttükleri, kendi oylarıyla seçtikleri insanları günü gelince nasıl ayaklar altına alacaklarını sen bilmez misin?

“Ne yapmış adam” diye sorma salak! Tatile gitmiş ya! Üstelik yanında da bir kadın varmış ya! Masaya oturmuş bira içiyorlarmış ya! Hem de “Bu savaş ortamında!” Hem de “Afrika’da insanlar açken”, hem de her gün sayısı belirsiz insan öldürülürken... Hem de herkesin gözünün önünde, hiç saklanmaya, gizlenmeye gerek duymadan, gönül rahatlığıyla Bodrum denilen yerde mayoyla boy göstermiş…

Sen de kalkmış “Ne olmuş“ diye soruyorsun be hey aptal. Daha ne olsun, Zemzem kuyusuna işemiş adam, Zemzem kuyusuna!

Sen “Paparazzilerin işi bu, anladım da bu insanın uğradığı açık haksızlık karşısında ötekilerin saldırmasının anlamı ne“ diye soracak kadar enayisin işte oğlum.

İzin almış mı, kiminle, nerede, ne kadar tatil yapacağını bildirmiş mi, otelde oda numarasını belirtmiş mi, mayolu resim çektirmeyeceğine söz vermiş mi, en önemlisi bunları yazılı olarak kamuoyuna resmen açıklamış mı?

Tutuyorsun bir de yukarıdaki yazıyı yazıp o insanı savunmaya çalışıyorsun ha! Al sana yumruk, al sana tekme, al sana küfür, aşağılama, al sana.... Hakkındır ulan A. Kadir, yerden göğe, hatta Mars’a kadar hakkındır!

Sana ne? Sana mı kalmış insanların haklarını savunmak? Otur oturduğun yerde, yut dilini, yazacaksan yaz o “Okunmayan” ahlaksız öykülerini, romanlarını, ama karışma insanların işine. İster severler ister söverler sana ne?

Vay Kadir oğlum, vay benim salak evladım, hala mı öğrenemedin sen bu dünyanın kaç bucak olduğunu?

Öğretirler böyle işte. Paramparça ederler kalbini, beynini, duygularını! İnsana söver hale getirirler seni böyle. Sövecek birini bulamazsın da geçer aynanın karşısında kendine söversin, oh olsun sana, belandır çek eşek herif!

Şimdi geldi aklın başına değil mi?

O yazıyı yazdığın, Bengi Yıldız’a bir tekme de sen çakmayıp, arka çıktığın için özür dilemelisin şimdi!

Bırak oğlum, kim nerede ne yaparsa yapsın, karışma! Politikasına, yaşamına, çizgisine hele hiç karışma. Sordular mı sana, ne zevzeklik yapıyor, durmadan ötüyorsun yalama olmuş gibi!

Karışma oğlum. Varsa bir sevgilin, tak koluna, çık sokağa, varsa paran gezmeye de git, denize de, tatile de. İstersen çırılçıplak gir denize, görsün o paparazziler neyi daha fazla görmek istiyorlarsa, ama hiç değilse gördükleri sen olursun, kimseye de hesap vermek zorunda kalmazsın.

Savunmak, yanında olduğunu belirtmek adına da olsa ismini bir tartışmaya karıştırdığın için sayın milletvekili Bengi Yıldız’dan da özür dilemelisin salak oğlum.

Bundan sonra da sadece ama sadece seni doğrudan ilgilendiren sorunlarınla ilgili yazmalı, onun bunun tatili, gezmesi, nerede yaşaması gibi derin konularda cahilce bilgiler üretmemelisin.

Anladın mı geri zekalı A. Kadir Konuk oğlum?

Dünyanın o senin özlemini çektiğin dünya, insanların o insanlar olmadığını şimdi tam anladın mı? Kapa kapını o yaratıklara, çekil inine be ilkel oğlum, onların savundukları, özü köleliğe dayalı süper “Özgürlük“ anlayışı sana bulaşmasın!