Hiç belirti göstermeyenden en ağırına 4 Kovid-19 tipi

Göğüs hastalıkları uzmanları John Wilson ve Christine Jenkins, belirti göstermeyen vakalardan zatürreye, Kovid-19’un insanları nasıl etkilediğini açıklıyor

Hiç belirti göstermeyenden en ağırına 4 Kovid-19 tipi

Kovid-19 ya da koronavirüs olarak da bilinen virüs, 2019’un sonlarında sebebi bilinmeyen bir dizi zatürreyle kendini hissettirince, zatürrenin sebebinin yeni bir virüs olduğu ortaya çıktı: “Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu Koronavirüs-2” ya da İngilizce kısaltması olan SARS-CoV-2. Bu virüsün neden olduğu hastalığın ismiyse, Kovid-19 olarak belirlendi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) pandemi (dünya çapında salgın) olduğunu belirttiği hastalık, çoğu kişide sadece hafif soğuk algınlığı belirtileri gösteriyor.

DSÖ’ye göre Kovid-19 hastası insanların yaklaşık yüzde 80‘i tıbbi yardıma ihtiyaç duymazken, 6 kişiden biri hastalığı ağır geçiriyor ve solunumda güçlük yaşıyor.

Peki, Kovid-19 kendini nasıl gösteriyor, zatürre de yapabilen virüs akciğerlerimize ve vücudumuzun geri kalanına nelere yol açıyor?

The Guardian, bu soruların cevabını almak için uzmanlarla görüştü.

Avustralya ve Yeni Zelanda'da faaliyet gösteren tıbbi yüksek öğretim ve araştırma kurumu Avustralasya Kraliyet Hekimler Koleji’nin (RACP) başkanı seçilen Profesör John Wilson, göğüs hastalıklarında uzman bir hekim.

Kovid-19’un ciddi sonuçlar gösterdiği vakaların neredeyse hepsinin zatürreyle ilişki olduğunu söyleyen Wilson, hastalığa yakalananların dört ana kategoriye ayrılabileceğini ifade ediyor.

Bunlardan en hafifi ve ilki, virüse sahip olup herhangi bir belirti göstermeyenlerden oluşuyor.

Hekime göre ikinci gruptaysa üst solunum yolu enfeksiyonu bulunanlar yer alıyor. Bu, “Bir kişinin ateş ve öksürüğün yanı sıra, baş ağrısı ve göz nezlesi gibi daha hafif belirtiler gösterebileceği anlamına geliyor.” Bu hastalar hafif etkileri nedeniyle farkında olmadan virüsü bulaştırmaya devam edebiliyor.

Testten geçerek doğrulanmış koronavirüs vakalarındaki en büyük paya sahip olan üçüncü gruptaysa, kendilerini yatağa düşüren grip benzeri belirtiler gösteren ve muhtemelen bir sağlık kuruluşuna gitmiş hastalar yer alıyor.

Dördüncü ve en ağır grupta zatürrenin baş gösterdiğini belirten hekim, Vuhan’da tanı konulan ve tıbbi yardım alan hastaların yüzde 6‘sının bu grupta yer aldığını ifade etti.

DSÖ’ye göre yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları, akciğer sorunları ve diyabet gibi kronik rahatsızlıkları bulunanlar ve yaşlıların bu son kategoriye dahil olması daha muhtemel.

ZATÜRRE NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?

Wilson, hastalığa yakalanan kişilerde görünen öksürük ve ateşin, enfeksiyonun akciğerlerle dış dünyayı birbirine bağlayan hava yolu olan bronş ağacına ulaşması sonucu gerçekleştiğini ifade ediyor ve şunları söylüyor: 

Bronş ağacı duvarının zarar görmesi iltihaba yol açıyor. Bu da hava yolu duvarındaki sinirleri uyarıyor. Tıpkı bir toz zerresinin öksürüğü tetiklemesi gibi.

Ancak eğer bu durum kötüye giderse hava yolunun duvarını aşarak solunum yolunun sonundaki gaz değişiminin yapıldığı birimlere ilerler.

Hekim, bu durumda virüs enfeksiyonuna tepki olarak vücudun sıvı ve bağışıklık hücrelerini barındıran iltihap materyallerini buraya salgılamaya başladığını ve bunların akciğerlerin alt kısmında birikerek zatürreye yol açtığını ifade ediyor.

Bu sıvıyla dolan akciğerler kan dolaşımına yeterince oksijen aktaramaz hale geliyor ve vücudun oksijen alma ve karbondioksitten kurtulma işleyişini aksatıyor.

Wilson “Ağır zatürreden ölümün nedeni genellikle budur” diyor.

ZATÜRREYİ NASIL DESDEKLEYİCİ TEDAVİ UYGULANABİLİR?

Tıbbi araştırmalar yürüten Avustralya Akciğer Vakfı’nın başkanı ve alanının önde gelen göğüs hastalıkları uzmanı Profesör Christine Jenkins, bu soruya yanıt verdi: 

Ne yazık ki henüz insanların COVID-19 zatürresine yakalanmasını engelleyebilecek herhangi bir şeye sahip değiliz.

İnsanlar halen her türlü ilacı deniyor. Viral ve anti-viral ilaçların etkili olabilecek çeşitli bileşimlerini keşfedebileceğimiz konusunda umutluyuz. Şu anda yoğun bakımdakilere uyguladığımız destekleyici tedavi dışında uygulanmaya başlanan herhangi bir tedavi bulunmuyor.

Onlara oksijen vererek, akciğerleri iyileşip yeniden normal işlev görür hale gelene kadar oksijen düzeylerini yüksek tutuyoruz.

Wilson, virüse bağlı zatürre hastalarının bakterilere bağlı ikincil enfeksiyonlar yaşama tehlikesinin bulunduğunu ve bu nedenle anti-viral ilaçların yanı sıra antibiyotiklerle de tedavi edilmesi gerektiğini söylüyor.

Wilson mevcut salgında “bazı durumlarda bunun yeterli gelmediğini” ve zatürre yenilemediği için hastaların öldüğünü belirtiyor.

KOVİD-19’A BAĞLI ZATÜRRE DAHA FAKLI MI?

Jenkins koronavirüsle birlikte görünen zatürrenin hastaneye kabul edilen diğer zatürrelerden farklı izlediğini belirterek şunları dile getiriyor: 

Zatürrenin bildiğimiz ve hastaneye kabul ettiğimi en yaygın çeşitleri bakteri kaynaklıdır ve antibiyotik tedavisine yanıt verir.

Wilson da benzer şekilde Kovid-19’dan kaynaklanan zatürrenin daha ölümcül olabileceğine dair kanıtlar bulunduğunu söylüyor ve diğer vakalara kıyasla akciğerin sadece küçük bir kısmını değil, hepsini etkilediğini ekliyor. 

Hastalık hava keseciklerine bulaştıysa, vücut ilk olarak virüsü bulup yok etmeye ve çoğalmasını yavaşlatmaya çalışıyor. Wilson bu ilk savunma hattının kronik hastalığa sahip veya yaşlı insanlarda yeterince iyi çalışmayabileceğini söylüyor.

Bu nedenle vücut ikinci savunma sistemi olan iltihabı devreye sokarak zatürre oluşumuna ön ayak olabiliyor.

Özellikle 65 yaşından büyük yaşlı bireyleri uyaran Jenkins şunları söylüyor:

Ne kadar sağlıklı ya da aktif olduğunuzun önemli olmadığını unutmamak önemli, zatürre olma riskiniz yaşla birlikte yükseliyor. Bu yaşlandıkça bağışıklık sisteminizin doğal olarak zatıflamasıyla ve vücudun enfeksiyon ve hastalıklarla savaşmasının zorlaşması nedeniyle oluyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER