CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kapısına giderek "Terörist yetiştiriyorlar" dediği Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş (SADAT) ortaklarından olan Mehmet Naci Efe, ASELSAN’ın ve MKE’nin ürettiği askeri ürünleri, yurtdışında sattıklarını açıkladı.

Efe, yurtdışındaki faaliyetleri hakkında Dışişleri Bakanlığı’nın bilgisi olduğunu da söyledi.

BirGün'den İsmail Arı'nın sorularını yanıtlayan Efe, "Ben SADAT’ın ortaklarından biriyim ve yönetim kurulundayım. İnternet sitesinde eğitim verildiği yazsa da eğitim vermiyoruz. ASELSAN’ın, Makina Kimya Endüstrisi’nin (MKE) ürettiği ürünleri, yurtdışında müttefik olduğumuz ve ülkemizin izin verdiği ülkelere götürüp satıyoruz" dedi.

Efe, yaptıkları işe ilişkin olarak, "Örneğin; bir müttefik ülke bizden teklif istiyor ve biz her yere yazıyoruz. Dışişleri Bakanlığı’na yazıyoruz, ‘Bu ülke bizden teklif istedi’ diyoruz. ‘Tamam, sıkıntı yok’ denirse, örneğin MKE'nin ürününü istemişse onlarla bir araya getiriyoruz. Sonra ‘Ben bunu nasıl kullanacağım?’ diye sorduklarında da anlatıyoruz. SADAT, Türkiye’den izinsiz teklif dahi vermedi. Ben vatanımda üretilen ürünü Afrika ülkelerinde, İslam ülkelerinde pazarlayan ve satan bir kurum haline geliyorum. Bedava hizmet veriyorum ne güzel" diye konuştu.

"Sadece fikir verdiklerini" söyleyen Efe, "'Şunu böyle böyle yapacaksınız' deriz. Şu ana kadar da kesinlikle yapmadık. Bizden teklif isteyenler oldu ama yapmadık" ifadesini kullandı.

Efe, BirGÜN’den İsmail Arı'nın sorularına şu yanıtları verdi:

Silahlı gruplara eğitim veriyor musunuz?

Ben SADAT’ın ortaklarından biriyim ve yönetim kurulundayım. İnternet sitesinde eğitim verildiği yazsa da eğitim vermiyoruz. ASELSAN’ın, Makina Kimya Endüstrisi’nin (MKE) ürettiği ürünleri, yurtdışında müttefik olduğumuz ve ülkemizin izin verdiği ülkelere götürüp satıyoruz.

ASELSAN ve Makine Kimya ürettiği silahları ve mühimmatları neden kendisi doğrudan satmıyor? Siz neden aracısınız?

ABD’nin böyle 77 tane şirketi var. Türkiye’de böyle şirketler var ama bir şekilde SADAT’ın üzerine gidiliyor. Mesela Suudi Arabistan beş tane Amerikan şirketinden hizmet alıyor. Kara, hava kuvvetleri için hatta Mekke ve Medine’nin güvenliği için de böyle hizmetler alıyorlar.

SADAT askeri mühimmat satışı mı yapıyor?

Örneğin; bir müttefik ülke bizden teklif istiyor ve biz her yere yazıyoruz. Dışişleri Bakanlığı’na yazıyoruz, ‘Bu ülke bizden teklif istedi’ diyoruz. ‘Tamam, sıkıntı yok’ denirse, örneğin MKE'nin ürününü istemişse onlarla bir araya getiriyoruz. Sonra ‘Ben bunu nasıl kullanacağım?’ diye sorduklarında da anlatıyoruz. SADAT, Türkiye’den izinsiz teklif dahi vermedi. Ben vatanımda üretilen ürünü Afrika ülkelerinde, İslam ülkelerinde pazarlayan ve satan bir kurum haline geliyorum. Bedava hizmet veriyorum ne güzel.

Dışişleri Bakanlığı’nın izin vermediği oldu mu?

Biz şimdiye kadar sıkıntılı bir ülkeye teklif vermedik.

İnternet sitenizde gayrinizami harp eğitimi (pusu, baskın, yol kapaması, sabotaj) verdiğinizden bahsediyorsunuz. Bu eğitimleri verdiniz mi?

Biz sadece fikir veririz. 'Şunu böyle böyle yapacaksınız' deriz. Şu ana kadar da kesinlikle yapmadık. Bizden teklif isteyenler oldu ama yapmadık.

CHP'li Yavuzyılmaz: Ziraat Bankası'ndan Demirören'e verilen 950 milyon dolarlık kredide kamu yararı var mı? CHP'li Yavuzyılmaz: Ziraat Bankası'ndan Demirören'e verilen 950 milyon dolarlık kredide kamu yararı var mı?

İYİ Parti Lideri Meral Akşener SADAT’ın Tokat ve Konya'da silahlı eğitim kampları olduğunu iddia etmişti. Yurtiçinde ve yurtdışında silahlı veya silahsız eğitimler veriyor musunuz?

Türkiye'de ve dünyada herhangi bir ülkede eğitim vermedik ve verilmeyecek de. Bu bizim işimiz değil çünkü. Biz sadece danışmanlık ve proje firmasıyız. Projeyi hazırlarız, 'Bunu buradan alacaksınız, bunun kullanımı bu şekilde oluyor, atış alanlarını böyle, eğitim alanlarınız şu şekilde kurun' deriz.

Siz hangi ülkelerle iş yapıyorsunuz? Libya’yla iş yaptığınız biliyor…

Libya’da biz herhangi bir hizmet vermiyoruz. Bizden teklif istediler ama biz hizmet vermedik. Sudan’dan teklif istediler ve orada danışmanlık hizmeti veriyoruz. Verdiğimiz hizmet şu, oradaki silahlı kuvvetlere askeri tesisler inşaatı yapılması için bir proje hazırladık. Onu da bir inşaat firmasıyla birlikte danışmanlık hizmeti vererek yaptık. Cesaret parkuru dediğimiz, atlama, zıplamayla ilgili bir sportif faaliyet alanı yapıldı. Biz başka hiçbir ülkede eğitim, hizmet vermedik. Keşke verebilsek ama…

Bütün bunlardan ne kadar kazanıyorsunuz?

Keşke milyon dolarlar kazansaydık da biz de bu ekonomik krizde zor durumda olmasaydık.

SADAT’ı nasıl kurdunuz?

Bizim Adaleti Savunanlar Derneğimiz diye bir derneğimiz var. Subay ve astsubaylardan oluşan bu derneğin de bin, bin 500 tane üyesi var. İlan ettik, gelin ortak olun dedik. Türkiye’de hiçbir faaliyet alanı ve hizmeti yok bu şirketin. Beylikdüzü’ndeki ofisin dışında da hiçbir ofisi yok. Ofisimizde çalışan ekip ise yönetim kurulu başkanı ve sekretaryasından oluşuyor. Başka çalışanımız yok.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu kapınıza dayandı, “Önünde bulunduğumuz SADAT paramiliter bir kuruluştur. Burası terörist yetiştiren bir kurumdur" dedi. Neden Kılıçdaroğlu’nu kabul etmediniz, görüşmediniz?

Ben yönetim kurulu üyesiyim. Beni arayan olmadı, Başkanı arayan olmadı, Adnan paşayı (Tanrıverdi) arayan olmadı… Başkan (Kılıçdaroğlu) bizi arasa, biz ‘Baş tacısınız’ deriz. Alırız içeriye kahve ısmarlarız… Arasalar ilk önce ben giderim.

SADAT’ı 10 yıl önce kurdunuz ve 10 yıldır SADAT ülke gündeminden düşmüyor. Neden SADAT’la ilgili iddiaların ardı arkası kesilmiyor?

10 yıldır bir kişi bir belge göstermedi. Bizim kapımız yargıya, emniyete ve tüm kamu kurum ve kuruluşlara açık…

Hiç SADAT veya ortakları hakkında soruşturma açıldı mı?

Hayır, hiçbir soruşturma açılmadı. 10 yıldır yazılıyor çiziliyor, biz de dava açıp hepsinden tazminat alıyoruz. Biz yerli, milli ve vatanseverlerden oluşan bir ekibiz ve ticaret yapıyoruz.

SADAT’ın 15 Temmuz darbe girişimindeki rolü neydi?

Her Türk vatandaşı gibi bizim 3-5 tane çalışan vatandaşımız çıkıp sokaklarda münferiden ülkesini savunmuştur. Yani herhangi bir organizasyon yok.