Halk TV'nin eski Ankara temsilcisi Özlem Akarsu Çelik, istifasına dair açıklamasında, editoryal bağımsızlığa müdahale edildiğini ima etti.

Halk TV'de son günlerde peş peşe gelen istifa haberleri dikkat çekiyor.

Kanalın Ankara temsilcisi Özlem Akarsu Çelik, haber koordinatörü İnan Demirel ve halktv.com.tr'nin haber müdür Pınar Keleş istifa etti.

İstifaların nedenine dair bugüne kadar net bir açıklama yapılmamıştı.

Özlem Akarsu Çelik, Twitter'daki paylaşımında, kanaldaki sigorta ile editoryal bağımsızlık sorununa dikkat çekti.

Çelik'in açıklaması şöyle:

Netflix, şifre paylaşımıyla ilgili yönergeleri sitesinden kaldırdı Netflix, şifre paylaşımıyla ilgili yönergeleri sitesinden kaldırdı

"Değerli HALK TV izleyicileri, 1 Eylül 2022 tarihi itibariyle başladığım HALK TV Ankara Temsilciliği görevimden 6 Ocak 2023 akşamı istifa ettim. Sizden gelen sorular üzerine açıklama yapmam zorunlu hale geldi. Türkiye'nin en çok izlenen haber kanalından neden istifa ettiğimi soruyorsunuz. Gerekçemin her zamanki gibi ilkesel olduğunun bilinmesini isterim.

HALK TV'de gerek ekran yüzleri gerekse haberin mutfağında çalışan arkadaşlarımızın olağanüstü emeğine, fedakârlığına ve sabrına saygım sonsuz. Hepsine teşekkür ediyorum. Onları töhmet altında bırakacak tek bir söz söylemem. Sizler gibi ben de meslektaşlarımı izleyip okumayı sürdüreceğim.

Bir büro kurmanın ve ekiple heyecanlı bir yolculuğa çıkmanın zorluklarını defalarca tecrübe etmiş bir gazeteci olarak istifa kararını, genç meslektaşlarımın hak ettiği koşullarda çalışması için aldım.

Gazeteciliğin 'olmazsa olmaz'ları, 212 Sayılı Basın Kanunu'na tabi çalışmak ve editoryal bağımsızlıktır. Medya patronları açısından biraz daha maliyetli bir sigorta olduğu için yıllarca 212’siz çalıştırılan gazeteciler, bugün milyonlarca EYT'li arasında. Ayrıca mevcut siyasi iktidar, 212'den kaynaklanan haklarımızı patronlarla işbirliği yaparak gasp etti. Geriye sadece yıpranma payı ve basın kartı hakkımız kalsa da 212, habercilerin temel hakkıdır, medya patronları açısından zorunluluktur.

Geçmişten bugüne medyada sendikal girişimlerin nasıl sertlikle engellendiği de bilinen bir olgudur. Toplumun her kesimindeki emekçilerin hak arayışını gündeme taşıyan bizlerin, kendi haklarına sahip çıkamayışı, kabul edilemez.

Gazetecilik kamu yararı yerine, bir patronun, belli siyasi ve ekonomik yapıların çıkarı gözetilerek icra edildiğinde ülkenin ne hale geldiğinin tanıklarıyız. Gazetecilikten gelmeyen medya patronları genel yayın yönetmenliğine soyunmamalı, hasımlarını/hısımlarını bu işe karıştırmamalı ve haber merkezlerini yönetme işini mesleğimizin saygın isimlerine bırakmalıdır. Aksi durumda, hukuksuzlukları hamasetle örtenlere ve kendisini alternatifsiz sanan tek insan yönetimlerine dönüşürüz. Saygılarımla..."

Kaynak: Kısa Dalga