Sendika.Org’dan Ulaştırma Bakanı'na: Sansürünüzü de özrünüzü de kabul etmiyoruz

Sendika.org, Arslan'ın sözlerine yanıt verdi

Sendika.Org’dan Ulaştırma Bakanı'na: Sansürünüzü de özrünüzü de kabul etmiyoruz

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, TBMM bütçe görüşmlerinde yaptığı konuşmada erişimi engellenen "Wikipedia" ve "sendika.org"a ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Arslan sendika.org'a ilişkin sözleriyle ilgili özür dilemişti.

Sendika.org, Ahmet Arslan'a yanıt verdi:Sansürünüzü de özrünüzü de kabul etmiyoruz.Sendika.Org susmayacak.

Sendika.org'un açıklaması şöyle:

Bakan Ahmet Arslan’a tavsiyemizdir; 4 aydır vazgeçtiğiniz nafile erişin engellerine yeniden başlamayın, sansürü savunmak için yalan söyleyip Meclis kürsüsünden kendinizi rezil etmeyin, hakikatle kavgaya girişmeyin

TBMM Genel Kurulu’nda CHP Milletvekili Onursal Adıgüzel’in Sendika.Org’a ilişkin rekor sansürü dile getirmesi üzerine,  Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan “Sendika.Org çocuklara cinsel taciz, müstehcenlik, fuhuş ve kumar oynatılması dahil tüm bunlara imkan sağladığı için yasaklamışız. 60 defa değil 62 defa yasaklamışız. Atatürk aleyhine suçlar işlendiği için yasaklamışız. Yasaklamaya da devam edeceğiz” dedi.

Neresinden düzeltsek bilemedik. Ne 60 ne 62, 61 defa kapatıldık, 62. adresimizdeyiz. Bakanın bahsettiği madde kapsamına sokulabilecek herhangi bir içeriğimiz olmadığı gibi ne TİB ne de BTK döneminde bu madde kapsamında herhangi bir erişim engeliyle karşılaşmadık.

17 yıllık yayın hayatımızda ilk olarak 15 Temmuz 2015’te, yani AKP’nin tek başına iktidarı yitirdiği 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını tanımayarak ülkeyi bir savaş ve baskı atmosferinde yönetmeye karar vermesi üzerine başlayan sansür politikası kapsamında erişime engellendik. Erişime engellenmemize konu olan madde de, bir teknik hile ile yasalaştırılmış olan, Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı 8/A maddesidir.

Biz daha bu açıklamayı yazarken CHP Milletvekili İbrahim Özdiş’in uyarısı üzerine Bakan Arslan özür dilemek zorunda kaldı. Ancak özrü kabahatinden beterdi. Bakan bu kez, “Sendika.Org ile ilgili engelleme 8 A maddesi, yani milli güvenlik ve kamu düzeni ile ilgili ancak 62 tane daha kapatma var ki onlar benim saydığım maddeler kapsamında” dedi.

Tekrar ediyoruz, 61 kez ve tamamında da Anayasa’ya aykırı 8/A maddesi kapsamında kapatıldık. Her defasında bölge idare mahkemelerine itiraz ettik. İtirazlarımız reddedilince Anayasa Mahkemesi’ne gittik. Başvurumuz 2 yıldır bekletiliyor. 49. erişim engelinden sonra “erişime en çok engellenen ve bu engeli aşarak yayınını sürdüren haber sitesi” olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na başvurduk.

Bu başvurun ardından 61 erişim engeli için yeniden ve 61 ayrı dosya ile bölge idare mahkemelerine, oradan gelen itirazlara bağlı olarak Anayasa Mahkemesi’ne, Anayasa Mahkemesi’nin de makul sürede yanıt vermemesine bağlı olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidiyoruz.

Ancak biliyoruz ki mesele ne hukuki ne de teknik bir mesele. Mesele ancak yalan ve şiddetle yönetebilen bir iktidarın hakikati dile getiren muhalif medya kanallarına yönelik düşmanlığında karşılığını bulan politik bir mesele. Mesele faşizm.

Yine de ne yaptığından haberi olmayan, sansürü savunamayan, savunamadığı için iftira atarak saçmalayan ve bunun hesabını verecek olan Bakan Arslan’a açıklamaları ve kabahatinden büyük özrü ile ilgili iki çift laf etmek isteriz. Sendika.Org “cinsel taciz, müstehcenlik, fuhuş ve kumar oynatılması dahil tüm bunlara imkan sağladığı için” engellenmedi.

AKP iktidarının kolladığı Ensar Vakfı gibi çocuk tecavüzcülerini haberleştirdiği için, bu halkın hayatı üzerinden kumar oynayan bir iktidarın Ortadoğu’daki savaş suçlarını haberleştirdiği için, kumarbaz gemicik sahiplerinin babalarının yolsuzluklarını haberleştirdiği için, iktidarın kadın düşmanlığını, çocukları tecavüzcülerle evlendirmeye yönelik yasa girişimlerini teşhir ettiği ve bu saldırılara imkan vermeyeceğiz diyen toplumsal mücadelelerin sesi olduğu için engellendi.

Sendika.Org, Gezi Direnişi’nde hedef gösterildi. Sendika.Org Türkiye’de ve Ortadoğu’da yürütülen savaşta cihatçı katilleri ve onları kollayan iktidarları teşhir ettiği için, sınır kentlerinde yaşananları haberleştirdiği için hedef gösterildi. Sendika.Org hırsızların ve katillerin iktidarı karşısında yürütülen demokratik halk direnişlerini, hangi aktör tarafından ya da Fırat’ın hangi yakasında yürütüldüğüne bakmadan haberleştirdiği için hedef gösterildi.

İlk olarak 7 Haziran seçimlerinden sonra engellendi. Muhalefete yönelik büyük çaplı operasyonlardan önce ve sonra engellendi. 7 Haziran’dan 1 Kasım’a uzanan kitlesel linç girişimleri ve katliamlardan önce ve sonra engellendi.

Sendika.Org şaibeli 16 Nisan referandumu sürecinde “Hayır”ın sesi olduğu için neredeyse her gün engellendi. Referandumdan sonra “Evet” sonucunun gayri meşru olduğunu gösterdiği için engellendi, ofisi basıldı, editörü gözaltına alındı.

Ama susmadı. Susmayacağını da dosta düşmana ilan etti.

Sayın Arslan, attığınız iftiraların hesabını soracağız. Özrünüzü kabul etmiyoruz. Sansürünüzü tanımıyoruz, isterseniz ara vermeden her gün kapatın, engelleri aşarak yayınımıza devam edeceğiz. Zulmünüzü kabul etmiyoruz, bu halka karşı işlediğiniz suçları, yolsuzluklarınızı, yağmanızı, talanınızı, cinayetlerinizi, sahip çıktığınız çocuk istismarcılarını, yalanlarınızı teşhir etmeye devam edeceğiz.

Tavsiyemizdir; 4 aydır vazgeçtiğiniz nafile erişin engellerine yeniden başlamayın, sansürü savunmak için yalan söyleyip Meclis kürsüsünden kendinizi rezil etmeyin, hakikatle kavgaya girişmeyin.

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2017, 14:10
YORUM EKLE