"Anneler! Geniş bir aileye sahip olmaya gücünüz yetiyor mu? Daha fazla çocuk istiyor musunuz? Eğer istemiyorsanız, neden çocuk yapıyorsunuz? Öldürmeyin, can almayın, önlem alın. Eğitimli hemşirelerden güvenli bilgiler alabilirsiniz..."

Bu reklam, Margaret Sanger'in 1916'da New York'ta kurduğu ABD'nin ilk doğum kontrol kliniği için yayımlandı. 

Rahimsiz ve vajensiz olarak dünyaya geldi: Benim gibi olanlar korkmasın Rahimsiz ve vajensiz olarak dünyaya geldi: Benim gibi olanlar korkmasın

O zamanlar doğum kontrolü tartışmalı ve yasadışıydı. Klinik kısa süre sonra kapatıldı ve Sanger daha sonra hapse atıldı. Ancak 50 yıl sonra öldüğünde, bu girişimi dünya çapında aile planlamasını değiştirecekti.

"Doğum kontrolünün anası" olarak anılan Sanger, doğum kontrol hapının geliştirilmesini sağladı.

TARTIŞMALI FİGÜR

Sanger'in doğum kontrol yöntemleri ve gerekçeleri tartışmalı olmaya devam ediyor. Öjenik hareketiyle olan ilişkisi de ırkçılık suçlamalarına yol açmıştı.

Kuzey Arizona Üniversitesi'nde Tarih ve Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları profesörü ve Hindistan'da 1877-1947 yılları arasında doğum kontrolüne dair 'Reproductive Restraints' (Üreme Sınırlamaları) kitabının yazarı Sanjam Ahluwalia'a göre, "Sanger'in mirası gerçekten karışık bir miras".
"Bunun tek başına özgürleşmeyle bağlantılı olduğunu düşünmüyorum... Ancak Sanger gibi birini tümden reddetmenin çok basit olduğunu düşünüyorum... Onu tarihsel ve eleştirel olarak okumak gerekir."

Ahluwalia, BBC Dünya Servisi'nin radyo programına konuştu.

KÖTÜ BAŞLANGIÇ

Sanger 1879'da New York eyaletinde on bir çocuğun altıncısı olarak dünyaya geldi. Yoksul ailesi bir barakada yaşıyordu. Babası İrlanda doğumlu bir taş ustasıydı. Annesi, yedisi düşük olmak üzere 18 hamilelik geçirmişti. 

Sanger, palyatif bakımda hemşire olarak çalışmaya başladı ve burada bir kadının hamilelik komplikasyonları nedeniyle öldüğünü gördü ve yasa dışı yapılan kürtajların sonuçlarına tanık oldu.
Birçok eyaletteki yasağın yanı sıra Sanger ayrıca doğum kontrolünü günah olarak gören güçlü Katolik Kilisesi ile de mücadele etmek zorunda kaldı.

DOĞUM KONTROL HAKKI

Sanger, Mart 1914'te doğum kontrolü hakkını savunan The Woman Rebel (Asi Kadın) kitabını yayınladı. Kitap yasal takibata uğradı ve Sanger hapse girmemek için İngiltere'ye göçtü.

Orada, dünyadaki kaynakların kontrolsüz nüfus artışını kaldıramayacağını savunan Thomas Robert Malthus'un çalışmalarından etkilendi. Neo-Malthusçular olarak bilinen aktivistler de doğum kontrolü için baskı yapıyordu.

İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi'nde nüfus, tıp ve cinsellik üzerine çalışan tarihçi Dr. Caroline Rusterholz "Barışı korumanın ve gıda kıtlığından kaçınmanın doğum kontrolüyle mümkün olduğunu savunan başka bir söylem geliştirmeye başladı" diyor.

İLK KLİNİK

Sanger bir süre sonra ABD'ye döndü. New York'ta çok sayıda yoksul ve göçmen kadının yaşadığı bir bölgede ülkenin ilk doğum kontrol kliniğini açtı.

Klinik birkaç gün sonra basıldı ve Sanger gözaltına alındı. 

1917'de mahkemeye çıkan ve suçlu bulunarak 30 gün hapis ya da para cezasına çarptırılan Sanger hapishaneyi seçti ve burada mahkumlara doğum kontrol bilgileri verdi.

Sanger'in biyografisini yazan Ellen Chesler "Bu olay sırasında ABD'de büyük bir figür haline geldi" diyor.
Serbest bırakıldıktan sonra Sanger mahkumiyetini temyize götürdü ama başarısız oldu. Fakat mahkeme, doktorların tıbbi nedenlerle doğum kontrolü uygulayabileceğine karar verdi.

KİŞİSEL TRAJEDİ

Yasal mücadelesinin yanı sıra özel hayatında da çalkantılar yaşayan Sanger, 1914'te eşinden ayrılmış, 1915'te tek kızını beş yaşındayken kaybetmişti.

Cinsel davranış araştırmacısı Havelock Ellis ve yazar H. G. Wells ile birliktelik yaşamış olan Sanger, 1922'de petrol kralı James Noah Slee ile evlendi. Slee, doğum kontrol kampanyasının ana finansörlerinden biri oldu.

ÖJENİK

Kampanyası için daha geniş destek arayışı içinde olan Sanger, bugün kabul edilemez görüşlere sahip olduğu düşünülen gruplarla güçlerini birleştirdi.

Rusterholz, "Öjenik Derneği ile ortaklık kurdu... ve onlardan fon aldı" diyor.

ABD İnsan Genom Araştırması Ulusal Enstitüsü, öjeniyi "insanların seçici üreme yoluyla iyileştirilebileceğine dair bilimsel olarak yanlış bir teori" olarak tanımlıyor.

Ancak Naziler tarafından gerçekleştirilen soykırımdan önce, bu teoriler fazla muhalefet görmeden dile getiriliyordu.

Rusterholz, "Yoksulluğa karşı gerçekten mücadele etmek istiyordu, ancak yine de engelli insanların kısırlaştırılması gibi oldukça sorunlu bazı öjenik önlemleri destekledi" diye ekliyor.

Biyografi yazarı Ellen Chesler, Sanger'in kendine özgü bir yaklaşımı olduğunu söylüyor.

"Klasik öjenikçiler orta sınıf kadınlar için doğum kontrolüne karşı çıktılar. Onlar ırk, sınıf ve renk hiyerarşileriyle ilgileniyorlardı. O öyle değildi. O tüm kadınların daha az çocuk sahibi olmasını istiyordu."

‘DAHA YOKSUL VE BİYOLOJİK OLARAK DAHA KÖTÜ OLANLAR’

Margaret Sanger 1920'ler ve 1930'lar boyunca dünyayı dolaşarak Çin, Japonya, Kore ve Hindistan'da doğum kontrolünü teşvik etti.

1935'te Hindistan'a yaptığı geziyi finanse eden Londra Öjenik Derneği'ne yazdığı bir mektupta bunu öjenik terimlerle ifade etti:

"Daha yoksul ve biyolojik olarak daha kötü durumdakilere doğum kontrolü bilgisini ulaştırmak."
Hindistan'da doğum kontrol çalışmaları yürüttü. Daha sonra, nüfus patlaması korkusunun yeniden baş göstermesi harekete daha fazla ivme kazandırdı.

'SİHİRLİ HAP'

Bu sıralarda diyafram gibi mevcut doğum kontrol yöntemlerinin etkisizliği ve kullanışsızlığı karşısında hayal kırıklığına uğrayan Sanger, daha kullanıcı dostu bir oral yöntem için baskı yapmaya başladı. "Sihirli hap" hayalini 1939'da yazdı, ancak düşünceden gerçeğe ulaşmak için yardıma ihtiyacı vardı.
İlk önemli destekçisi, araştırmayı finanse eden kadın hakları aktivisti Katharine McCormick oldu.
Başlangıçta 40 bin dolar sağlayan McCormick'in yardımı zamanla 1 milyon doları aştı.

On yıl sonra doğum kontrol hapı hazır olsa da test edilmesi ve onaylanması konusunda bir sorun vardı.
Kürtaj ABD'de yasa dışıydı. Bu yüzden Sanger'in ekibi 1950'lerin ortalarında Porto Riko ve Haiti'ye gitti. Akıl hastaneleri ve gecekondu mahallelerindeki kadınlar, birçoğu ne aldıklarını bilmeden testlere tabi tutuldu.

Sanger 1966'da ölmeden bir yıl önce ABD doğum kontrol hapını evli kadınlara, 1972'de de tüm kadınların kullanımına sundu. Diğer birçok ülke de bunu benimsedi.

SANGER'İN MİRASI

Margaret Sanger, öjenik ve Afrika kökenli Amerikalılarla yaptığı çalışmalar nedeniyle onlarca yıl ırkçılık suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı.

Siyahların yoğun yaşadığı mahalleler, klinik kurması için ondan yardım istiyordu. Sanger "Zenci Projesi" ile ABD'nin güneyindeki yoksul siyah mahallelere doğum kontrol yöntemlerini yaymayı amaçlıyordu.
Bu proje, siyahların hak mücadelesi hareketinin liderleri ve daha sonra kürtaj karşıtı aktivistler tarafından gündeme getirilen bir tartışmaya yol açtı.

Sanger aynı zamanda ABD'de cinsel sağlık ve kürtaj hizmeti veren Planned Parenthood'un (Planlı Ebeveynlik) temellerini attı.

Doğum kontrol hapı, kısırlaştırma ve prezervatifin ardından dünyada en yaygın doğum kontrol yöntemlerinden biri haline geldi. Şu anda 150 milyondan fazla kadın bu hapları kullanıyor.

Kaynak: BBC Türkçe