Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le beş saati aşan görüşmesi dünya basınında geniş yer buldu

Ukrayna krizine çözüm arayışı çerçevesinde Moskova'da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le beş saati aşan görüşmesi dünya basınında geniş yer buldu.

ABD, İngiltere, Rusya ve Fransa'nın önde gelen yayınlarında görüşme sonrası yapılan açıklamalar farklı açılardan yorumlanırken, Macron-Putin görüşmesinde Rusya liderinin "baskın" tutumuna ilişkin dikkat çeken izlenimlere yer verildi.

MACRON'A SERT ELEŞTİRİLER: BOZ AYININ İNİNDE HIRPALANDI

ABD merkezli gazetecilik kuruluşu Politico'da ise Macron'u hedef alan bir yazı yayımlandı.

Moskova görüşmesine ilişkin "Putin, Macron'u Moskova'da hırpaladı" başlığıyla yayımlanan yazıda, "Emmanuel Macron'un boz ayının ininde hırpalanmadığına dair çok az şüphe var" ifadeleri kullanıldı.

David M. Herszenhorn ve Giorgio Leali imzasıyla yayınlanan yazıda, "Fransa cumhurbaşkanının Rusya'nın çıkarları için derin endişelerini gösterme çabası, Washington'da Almanya Şansölyesi Scholz'la görüşen Biden'ın açıklamalarıyla taban tabana zıttı. Biden ve Scholz, Batı'nın sert çizgisini güçlendirmeye niyetli görünürken, Macron Rusya'nın çıkarlarıyla ilgili endişelerini defalarca dile getirdi. Rusya'nın 30 yılda yaşadığı travmalara atıfta bulunarak yatıştırıcı bir tonda konuştu. Putin ise travma geçirmiş görünmüyordu. Tam tersine, toplantının ardından düzenlenen basın toplantısını saldırıya geçmek için kullandı ve NATO'ya karşı şikayetlerini defalarca dile getirdi" ifadeleri yer aldı.

"Macron'un Moskova ziyareti başından beri yüksek riskli bir kumardı" denilen yazıda, "Macron Kremlin'e vardığında, ondan çok daha tecrübeli olan Rus başkanına karşı dezavantajlı olduğu hemen anlaşıldı. Devasa bir konferans masasının en ucunda oturan Macron, diğer tarafında oturan ev sahibinin buz gibi ölüm bakışları altında konuştu. Macron konuşurken Putin gözünü bile kırpmadı, çoğunlukla baktı. Ancak Macron toplantıdan memnun olduğununun işaretini verirken, Putin başını salladı ve ağzının kenarlarını hafifçe seğirtti" gözlemlerine yer verildi.

'KUZEY AKIM-2'NİN SONA ERMESİ CİDDİ BİR SORUN'

ABD'nin önde gelen haber ajansı Associated Press'te (AP) ise ABD Başkanı Biden'ın Almanya'yla Rusya arasındaki Kuzey Akım-2 hattını kesme tehdidine ilişkin değerlendirmeler yer aldı. Üç diplomasi muhabirinin kaleme aldığı yazıda, "Biden, Rusya'yı ekonomik olarak sarsacak yaptırımlar için Avrupalı müttefikleri arasında işbirliğini sağlamlaştırmaya çalışıyor. Kuzey Akım-2'nin sonlandırılması Rusya'ya ekonomik olarak zarar verir ancak Almanya için de arz sorunlarına yol açacak. Enerji uzmanları, Rus gazına dönük keskin bir müdahalenin haylice karmaşık olacağını ve 'bir gecede yapılamayacağını' söylüyor" denildi.

AFP: MACRON AB'NİN KİLİT FİGÜRÜ GİBİ KONUMLANDI

Fransa merkezli haber ajansı AFP'de Michael Mainville ve Jerome Rivet imzalarıyla yayınlanan yazıda ise Macron'un Moskova'ya ziyaretinde "AB'nin kilit figürü olarak görünmek istediği" belirtildi.

Gözden kaçırmayın

CHP 'Özel Harekat Ocakları Derneği'ni Meclis gündemine taşıdı: Kim izin verdi? CHP 'Özel Harekat Ocakları Derneği'ni Meclis gündemine taşıdı: Kim izin verdi?

Yazıda, "Macron, Ukrayna krizinin aralık ayında başlamasından bu yana Putin'le görüşen ilk 'büyük' Batılı lider oldu. Ülkesi şu anda Avrupa Birliği (AB) dönem başkanı olan Macron, Rusya ile müzakerelerde kendisini AB'nin kilit figürü olarak konumlandırmaya çalıştı. Rusya ise herhangi bir saldırı planları olmadığı konusunda ısrarcı ve güvenlik garantileri için kendi taleplerini öne sürüyor" ifadeleri yer aldı.

Yazıda, ABD Başkanı Joe Biden'la görüşen Almanya Şansölyesi Olaf Scholz'la ilgili ise "Almanya'nın yeni hükümeti, Rusya'nın Ukrayna üzerindeki askeri baskısını geri püskürtmek için ABD öncülüğündeki çabalara tam olarak katılmamakla suçlanarak Ukrayna ve ABD'den eleştiriler aldı. Scholz, basın toplantısında Biden'la Rusya'ya yönelik yaptırımlar konusunda "kesinlikle birleştiğini" söylerken Kuzey Akım-2 boru hattının ismini ise defalarca anmaktan kaçındı" detayına yer verildi.

RUSYA BASININDA BATILI GAZETECİLER HEDEFTE

Rusya'nın resmi yayınlarının ise Macron-Putin görüşmesine ilişkin kapsamlı yorumlara yer vermediği gözlemlenirken ülkenin popüler televizyon kanallarından biri olan Channel One'da Batılı gazetecileri hedef alan bir yayın yapıldı.

Yayında, "Reuters, Bloomberg ve diğer Batılı medya kuruluşlarının, Rusya-Ukrayna ihtilafını çarpıtarak aktardığı" suçlaması yapılırken söz konusu gazetecilerle ilgili "Rus karşıtı histeride zekice ustalaşan bir tür" ifadeleri kullandı.

Russia Today (RT) kanalı ise internet sitesinde Scott Ritter isimli eski bir ABD Deniz Piyadeleri istihbarat subayının görüşlerine yer verdi. Ritter, yazısında "Başkan Biden büyük sonuçları olacak yeni bir politik çöküşle karşı karşıya. Ne, Rusya'nın blöfleri karşısında mevcut pozisyonundan geri adım atabiliyor ne de müttefiklerinin galip gelemeyeceğini bildiği için bir çatışma başlatamıyor. Biden'ın önde gelen dış politika uzmanlarının da ideolojik ve entelektüel birikim olarak gemiyi yönetme veya rotayı döndürme yeteneği bulunmuyor" ifadelerini kullandı.

BBC: AVRUPA ÜLKELERİ GÖRÜŞ AYRILIĞINDA

İngiliz basınında da Moskova ve Washington görüşmelerine geniş yer verildi. BBC'nin Avrupa editörü Katya Adler "AB liderleri Putin'in böl-yönet taktiğini atlatmaya çalışıyor" başlıklı yazısında, ABD ve NATO'nun yalnızca Ukrayna'nın işgalinden değil Putin'in Avrupa'da güç dengesini değiştirme girişimlerinden de endişe duyduğunu ifade etti.

AB ülkeleri arasındaki görüş ayrılığına da dikkat çekilen yazıda, Macron'un NATO'yu "beyin ölümü" ile itham ettiği sözleri de hatırlatıldı. Yazıda, "Kremlin ile ilgili ortak endişelere rağmen, Batılı müttefikler arasında bir birlik gösterisinin kalıcılığı garanti edilmiyor" denildi. Washington görüşmesine ilişkin ise Scholz'un, Biden'ın aksine "Kuzey Akım-2 projesinin kesilme olasılığını dile getirmekten kaçındığı" belirtilen yazıda, "Selefi Angela Merkel, kriz durumlarında dünya sahnesinde saygı görürken, Olaf Scholz en iyi ihtimalle tereddütlü bir izlenim bıraktı. Almanya'nın Rusya'yla enerji bağlantıları çok büyük ve Bay Scholz, ülkesinde de belirsizlikle karşı karşıya" ifadeleri yer aldı.