Kıyamet senaryosuna karşı Ay'da 6.7 milyon DNA saklama projesi

Örneğin bir süper volkan patlamasında ya da bir nükleer savaşta genlerin hayatta kalması sağlanmış olacak

Bilim/Çevre 17.03.2021 - 00:08 17.03.2021 - 00:08

Amerika Birleşik Devletleri'nde bir grup bilim insanı, 6,7 milyon bitki ve hayvan türüne ait DNA'nın bir felaket durumunda kaybolmaması için Ay'da saklanmasını teklif etti.

Dünya'nın uydusunda 3 milyar yıl önce lavların oyarak oluşturduğu tünel ve mağaraların içine bir "Ay gemisi" gizlenebileceğini belirten araştırmacılar, böylece milyonlarca dünya türüne ait sperm, yumurta ve tohumların korunabileceğini ileri sürdü.

Bu mağaralarda "gen bankası gemisi"nin işleyebilmesi için güneş panellerinden faydalanılacağını belirten araştırmacılar milyonlarca bitki, hayvan ve mantar türünün kriyojenik olarak korunmuş genetik materyalini Ay'a taşımak için en az 250 roket fırlatılması gerekeceğini ifade etti.

NEDEN AY'DA SAKLANMALI?

Ay gemisi projesini IEEE Havacılık ve Uzay Konferansı'nda sunan araştırmacılar, DNA'ları Ay'da saklama düşüncesinin temelinde Dünya'da insani ya da doğal sebeplerle yaşanabilecek kıyamet senaryolarından korunmak olduğunu belirtiyor.

Örneğin bir süper volkan patlamasında ya da bir nükleer savaşta genlerin hayatta kalması sağlanmış olacak.

Projenin baş yazarı Arizona Üniversitesi Uzay ve Karasal Robotik Keşif (SpaceTREx) Laboratuvarı Başkanı Jekan Thanga, "Bu, fotoğraflarınızı ve belgelerinizi bilgisayarınızdan ayrı bir sabit sürücüye kopyalamak gibi. Böylece herhangi bir sorun olursa bir yedeğiniz olur." diyor ve ekliyor: "Dünya ya da insanlığın büyük bir kısmının yok olması durumunda bir sıfırlama düğmesine basma şansınız olacak".

Araştırmacıların sunumlarında sıraladıkları, Dünya üzerindeki biyolojik çeşitliliğe karşı potansiyel varoluşsal tehditler ise şunlar: Süper volkanik patlama, küresel nükleer savaş, asteroit etkisi, pandemi, iklim değişikliğinin hızlanması, küresel güneş fırtınası ve küresel kuraklık.

Biyoçeşitliliği korumak için genetik yedeklemeler oluşturmak yeni bir kavram değil. Norveç'teki Kuzey Kutup Dairesi içinde bulunan Svalbard Küresel Tohum Kasası, dünyanın dört bir yanından bitki türlerinin genetik örneklerini barındırıyor ve bazı bitkileri yeniden doğaya sokmak için zaten kullanılıyor. Bununla birlikte, bu tonoz, yükselen deniz seviyeleri veya bir asteroit saldırısı nedeniyle hala yok olma riski altında.

MARS YERİNE AY TERCİHİ

Araştırmacıların Mars gezegeni yerine Ay'ı önermesinin başlıca nedeni ise Dünya'nın uydusunun yeryüzüne sadece 4 günlük mesafede olması.

Ay yüzeyinin altında bulunan lavların açtığı mağaraların tercih edilmesinin başlıca nedeni ise yaklaşık 3 milyar yıl yaşındaki bu oyukların hala varolması. Bu da DNA'ların meteor çarpmalarından ve radyasyondan korunabileceği anlamına geliyor.

Bu mağara ve tünellerin öncelikle robotlar tarafından haritalanmasını öneren araştırmacılar, ardından uygun görülen bir mağarada inşaatın başlayabileceğinin altını çiziyor.

AY'A NUMUNELERİ TAŞIMAK ÜS İNŞAASINDAN DAHA MASRAFLI

Önerilen depoyu inşa etmenin lojistik açıdan çok zor olduğunu bildiklerini belirten Thanga, bununla birlikte NASA ve Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yaklaşan Ay görevlerinin bu tür inşaat projeleri için zemin hazırlayacağını ileri sürüyor.

Fakat gemi projesinde en fazla maliyete yol açacak konu ise DNA örneklerinin Ay'a taşınması olacak. Zira her türün yeniden oluşabilmesi için en az 50 numuneye ihtiyaç duyulacağı var sayılıyor. Fakat uzmanlar bu sayının 500'e kadar yükselebileceğini işaret ediyor. Bu da daha fazla rokete ihtiyaç duyulması anlamına geliyor. Bu hesaplamalar Ay'da geminin inşası için gereken malzemelerin taşınması için gerekli fırlatmaları içermiyor.

"Gemiyi inşa etmek ve numuneleri taşımak yüz milyarlarca dolara mal olacak" diyen Thanga, yine de BM gibi uluslararası işbirlikleri için projenin mümkün olabileceğinin altını çiziyor.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@