“Sayın Gül’ün Adalet Bakanlığı sürecine baktığımızda diğer bakanlar gibi tavrı yoktu. Daha sakin, sağduyulu bakan bir profil çiziyordu”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Bürokraside bir deprem oluyor. Haksızlıklara tahammül edemeyen, baskıyla yolsuzluk dosyasına imza atmasına istenen kişiler bu dosyalara imza atmıyorlar" ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, “Devletin içinde ciddi bir çürüme var. Kişinin ben devletim diye ortaya çıkması devlet dediğimiz kurumda liyakati bitirir. Var olan devleti çürütüyorsunuz” dedi.

Abdulhamit Gül’ün istifasını değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Sayın Gül keşke daha önce istifa edebilseydi. Yargıtay süreci var, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın önce Yargıtay üyeliğine arkasından AYM üyeliğine seçilmesi hukuk tarihimizin kara bir sayfasıdır. Böyle bir sayfayı Adalet Bakanı’nın yaşamaması gerekirdi. "Ben Adalet Bakanıyım, böyle bir rezaleti ben görmek istemiyorum" diyebilmeliydi. O zaman çok daha fazla büyürdü. O zaman biz anlardık ki Adalet Bakanı gerçekten de vicdan sahibi bir bakan, gerçekten de adaleti savunan bir bakan” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu Medyascope'ta Ruşen Çakır'ın sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

Gözden kaçırmayın

Erdoğan: Kolombiya ile uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda işbirliğimizi artıracağız Erdoğan: Kolombiya ile uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda işbirliğimizi artıracağız

"Bizim yaptığımız çağrımız tuttu. Bize yağmur gibi belge yağmaya başladı. Biz bu belgeleri tabii hemen kamuoyuyla paylaşmıyoruz. Araştırmamız gerekiyor, ek belgeler var mı yok mu diye. Ben aslında o çağrıda bürokratların direnmelerinin devlet için ne kadar önemli olduğunu ifade etmeye çalıştım. Bizim milletvekillerimiz önümüzdeki süreçte bu belgeleri parça parça kamuoyuyla paylaşacak. Belki bazılarını TBMM Genel Kurulu’na taşıyacağız, tutanaklara da geçmeli bunlar."

TÜİK Başkanı, ‘Ben kul hakkı yemem’ dedi; ‘Sayın Erdoğan’ın talimatıyla ifade ediyorum, kul hakkı yenmesine izin vermem’ deseydi görevde kalabilirdi. Kendi özgür iradesiyle kul hakkı yemeyeceğini söyleyerek sıkıntıyı dile getirdi ve ondan sonra görevine son verildi. TÜİK Başkanı’nı “Kul hakkı yemem ben” diyen noktaya kim nasıl getirdi? Asıl üzerinde durulması gereken nokta o.

“Kul hakkı yemem” dediği için tak diye görevden alındı. Çünkü ben de adım gibi eminim kapıya kilit vurulmasının talimatını veren saray. TÜİK Başkanı’nın onu yapması, eminim onun vicdanında fırtınalar yaratmıştır. Kendi internet sitesinde TÜİK’in kapılarının açık olduğunun ifade edilmesine rağmen böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldık.

Bir başka önemli nokta da şu: Enflasyon rakamlarını düşük göstermek ne demektir? Memura, emekliye, işçiye daha az aylık ödenmesi demektir. Bunun çok ağır vebali vardır aslında. İnsanları eziyorsunuz siz yanlış bilgi vererek. Umarım önümüzdeki süreç içerisinde çıkar kamuoyuna TÜİK Başkanı bir açıklama yapar. Saraydaki zat ne kadar güçlü hissederse etsin, bu toplumun bir vicdanı var.

ABDULHAMİT GÜL’ÜN İSTİFASI

Sayın Gül’ün Adalet Bakanlığı sürecine baktığımızda diğer bakanlar gibi tavrı yoktu. Daha sakin, sağduyulu, olaylara daha soğukkanlı bakan bir profil çiziyordu.

İstifasının arkasında hangi gerekçelerin yattığını üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyoruz ama benim bunu dillendirmem çok doğru olmaz. Görünen tablo şu; otoriterlik eğilimleri giderek artan bir yönetim var o yönetimin, güçlendirilmesine yönelik adımlar atılabilir bu süreçte. Kimi getirirse getirsinler, en yukarıdakiler neler yaparlarsa yapsın, biz bu ülkeyi gerçekten değiştireceğiz demokratik yollarla. Halkın sağduyusuna güveniyorum.

"SAYIN GÜL KEŞKE DAHA ÖNCE İSTİFA EDEBİLSEYDİ"

Sayın Gül keşke daha önce istifa edebilseydi. Yargıtay süreci var, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın önce Yargıtay üyeliğine arkasından AYM üyeliğine seçilmesi hukuk tarihimizin kara bir sayfasıdır. Böyle bir sayfayı Adalet Bakanı’nın yaşamaması gerekirdi. "Ben Adalet Bakanıyım, böyle bir rezaleti ben görmek istemiyorum" diyebilmeliydi. O zaman çok daha fazla büyürdü. O zaman biz anlardık ki Adalet Bakanı gerçekten de vicdan sahibi bir bakan, gerçekten de adaleti savunan bir bakan…

Devletin içinde ciddi bir çürüme var. Kişinin ben devletim diye ortaya çıkması devlet dediğimiz kurumda liyakati bitirir. Var olan devleti çürütüyorsunuz.

Muhalefet sessiz değil, toplumun her kesimiyle diyalog içindeyiz. Müthiş insan dramları var keşke TV’lere çıkarabilmek, kamuoyuyla paylaşabilseler sıkıntılarını.  Kara kışı yaşıyoruz şimdi.  Şubat ayı içinde muhalefet liderleri ortak fotoğraf vereceğiz.

"6 PARTİYLE İLETİŞİM KURUYORUZ, GÜVENİ TESİS ETMİŞ DURUMDAYIZ"

İktidara geldiğimizde ilk olarak Stratejik Planlama Teşkilatı kuracağız.  Diğer liderle konuşuyoruz, önemli bir şey olunca telefonda konuşuyoruz. Karşılıklı güveni tesis etmiş durumdayız. Siyaset dediğimiz şey güven zemini içinde olmalı. 6 partiyle iletişim kuruyoruz. Hiç kimsenin tahayyül edemeyeceği güzel bir uyumu sağlamış vaziyetteyiz.  Önemli olan genel başkanları tavrı ve tutumlarıdır. Milletvekillerinin zaman zaman farklı görüşleri dillendirmeleri  mümkün. Sayın milletvekilimiz Ahmet Çelik’le de konuştuk zaten.