Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Kıbrıs adasında 31 Temmuz'da sona erecek BM Barış Gücü misyonunun görev süresi Ocak 2023'e kadar uzatıldı.

New York'taki BM Genel Merkezi'nde toplanan Güvenlik Konseyi üyeleri, Kıbrıs'taki BM Barış Gücü'nün görevini, 3 Ocak 2023'e kadar 6 ay daha uzatma kararı aldı.

"Kıbrıs'taki durum" gündemiyle toplanan BMGK'da, oylama sürecinin ardından Konsey'in dönem başkanı Brezilya Büyükelçisi Ronaldo Costa Filho, İngiltere'nin hazırladığı karar taslağının Konsey'in tüm üyelerinin (15 ülke) onayını aldıktan sonra "oy birliğiyle" kabul edildiğini duyurdu.

Kabul edilen karar metninde, "27 Ocak'ta alınan 2618 numaralı bir önceki Konsey Kararına göre 31 Temmuz'da dolacak olan Kıbrıs'taki BM barış misyonunun görev süresi, gelecek ocak ayına kadar devam edecektir" ifadesi yer aldı.

Kıbrıs'taki BM Barış Gücü, 1964 yılında Güvenlik Konseyi'nin kararıyla 796 askeri ve 65 polis personelinden oluşan bir güçle kurulmuştu.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: ADALETSİZ VE HAKSIZ BİR KARAR

Kararın ardından açıklama yapan Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Kıbrıs'ta konuşlu Birleşmiş Milletler Barış Gücü Misyonu'nun (BMBG) görev süresini uzatma kararının "gerçeklikten kopuk, adaletsiz ve haksız" olduğunu, Kuzey Kıbrıs makamlarının atacağı adımlara Türkiye'nin tam destek vereceğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, BMGK'nin Kıbrıs Adası'nda konuşlu BMBG'nin görev süresini, bugün aldığı 2646 (2022) sayılı kararla 6 ay daha uzattığı anımsatılarak, "KKTC Dışişleri Bakanlığının, söz konusu kararla ilgili olarak yaptığı açıklamayı tümüyle destekliyoruz" ifadeleri kullanıldı.

CHP’li Özel’den Mehmet Ali Çelebi yorumu: Çok ağır şeyler söyleyebilirim CHP’li Özel’den Mehmet Ali Çelebi yorumu: Çok ağır şeyler söyleyebilirim

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Konsey kararı, her zaman olduğu gibi yine gerçeklikten kopuk, adaletsiz ve haksız bir karardır. Kıbrıs Türk halkını ve bu halkın müktesep haklarını yok saymakta ve bu halka yönelik insanlık ve hukuk dışı izolasyonları görmezden gelmektedir. Konseyin, çözüm için Kıbrıs Türk halkının iradesini artık yansıtmayan, neredeyse yarım asırdır denenmiş ve sonuç vermemiş bir çözüm modelini dayatmaya çalışması da tutarsız ve çelişkili bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım çözüme değil, statükonun devamına hizmet etmektedir."